İran'da geçen yılın 28 Aralık'ında başlayan protesto dalgası bugün ülkenin çoğu büyük şehrini sarmış durumda.
Olayları Modern.az'a yorumlayan siyaset bilimci Anar Aliyev belirtti ki, protestoların sebebi sadece pahalılık ve insanların sosyal refahının bozulması, ekonomik durumun ağırlaşması değil:
“Kökü daha derindir: yıllar boyunca halkın içinde biriken hoşnutsuzlukların iktidara karşı ifade edilme imkanlarıdır. Çünkü rejim uzun yıllar boyunca halkını sadece zora maruz bırakmış, hiçbir durumda onların çıkarlarını gözetmemiş ve devletin çıkarlarıyla çelişen pozisyonlar sergilemiştir.
Ortaya çıkan hoşnutsuzluklar, sosyal olaylar zemininde daha belirgin bir şekilde gün yüzüne çıkmakta ve ifade imkanları bulmaktadır.
Meydana gelen olaylar birkaç yönden analiz edilebilir:
Rejimin halktan uzak olması: İran yönetimi halkın çıkarlarını temsil eden bir güç değildir ve onlarla hiçbir ilişki kurmamaktadır.
Dış güçlerin etkisi: İran yönetimini iktidara getiren Batılı neo-emperyalist güçlerin siparişlerinden sapma girişimleri ve bu sınırları ihlal etme isteği, ayrıca dış güçlerin bu sınırları restore etme arzusu.
Mali harcamalar ve kriz: Rejim yıllar boyunca mali kaynaklarını halkın refahına değil, bölgede vekil ve terörist grupların oluşturulmasına ve sürdürülmesine harcamıştır. Bu durum, mali krize ve sosyal hoşnutsuzluğa yol açmıştır.
2025 yılı İsrail ile savaş: Bu savaş, İran devletinin gücünün sadece propagandadan ibaret olduğunu, halkın artık rejimin zayıf ve çürük olduğunu anladığını gösterdi. Bu da hoşnutsuz kitlelerin protestolarını güçlendirdi.
Türkiye'nin aktivitesi: Son aylarda Türkiye'nin bölgede aktifleşmesi ve İran ile işbirliği yaparak süreçleri genişletmesi, Batı güçlerinin çıkarlarına uygun değildir. Bu durum, hem Türkiye-İran arasında hem de Suriye ve Irak'ta süreçlerin etkisini artırmaktadır.
İlginç bir nokta şudur ki, İran'ın tüm büyük protesto ve devrimlerinin öncü gücü olan Azerbaycanlılar bu süreçte o kadar da aktif rol oynamamaktadırlar.
Tarihe bakıldığında, hem İslam Devrimi döneminde hem de sonraki protestolarda Azerbaycanlılar her zaman darbe alan ve etki gücüne sahip olan taraf olmuştur.
Bu nedenle, rejimin protestoları bastırırken esas olarak Azerbaycanlılara ciddi darbeler vurma ihtimali yüksektir.
Devrimlerin başarısı için dış destek önemlidir. Protesto başladıktan sonra dış güçlerin açık desteği hareketi genişletir ve protestocuların tarafını güçlendirir.
2022 yılında Mahsa Emini'nin öldürülmesiyle başlayan protestolarda ABD ve diğer demokratik güçler açık, gerçek mali destek göstermemiş; sadece söz ve beyanat seviyesinde kalmışlardır".