Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimleri uzmanı Prof. Dr. Ulvi Keser, MediaTürk TV'de gazeteci Serdar Şengül'ün sunumuyla yayınlanan “Net Bakış 360 Derece” programında gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Keser, Yakın Doğu'nun kasıtlı ve planlı bir şekilde “kaynar kazan” haline getirildiğini, Türk dünyasının ise kuzeyden, doğudan ve güneyden yapay bir savaş gündemiyle meşgul edildiğini ifade etti. Onun sözlerine göre, bu sürecin bölgede ciddi istikrarsızlık yaratacağını ve küresel ölçekte etki gösteren “yapay savaş hattının” özellikle bu coğrafyada yer alan devletleri derinden sarstığını belirtti.
Yakın Doğu'nun tarih boyunca sorunlu bir bölge olduğunu vurgulayan Keser, bu tür gerilimlerin yeni olmadığını kaydetti:
“300 yıl önce de benzer sorunlar mevcuttu. Çıkarlar ve menfaat hesapları devam ettiği sürece Yakın Doğu'da kalıcı istikrarın sağlanması mümkün değildir”.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik tutumunu da değerlendiren Prof. Dr. Keser, Trump'ın 2026 yılına beklenmedik adımlarla başladığını ve İran meselesinde geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti. Onun sözlerine göre, Trump yönetimi Ukrayna krizi fonunda Rusya'yı test etti ve bu süreçte Vladimir Putin'in askeri gücünü açıkça gördü. Aynı zamanda İran'ın da bu jeopolitik sınavın bir parçası haline geldiği kaydedildi.
Keser, ABD yönetiminin İran'ın istenilen seviyeye gelip gelmediği konusunda dahi kesin bilgiye sahip olmadığını vurguladı. Trump yönetiminin İran'ın “gizli gücünün” ne olduğuna dair ciddi korkular ve endişeler yaşadığını düşündüğünü ifade etti.
Programda Türkiye'nin bölgesel konumuna da değinen Prof. Dr. Ulvi Keser, Türkiye'nin hem diplomatik açıdan hem de olağanüstü haller çerçevesinde İran'da yaşanan tüm süreçlere karşı tam hazırlıklı olduğunu belirtti. Türk devletinin derin ve köklü bir devletçilik geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Keser, Türkiye'nin dünya çapında barış ve insani operasyonlar alanında eşsiz bir ülke olduğunu ve tüm krizlere karşı daima uyanık durumda olduğunu söyledi.