Modern.az

Görsel-İşitsel Kurulun yetkileri genişletilsin! - TEKLİF

Görsel-İşitsel Kurulun yetkileri genişletilsin! - TEKLİF

Güncel

23 Şubat 2026, 15:27

Son günlerde sosyal medyada, medyada televizyonlardaki bayağı programlarla ilgili rahatsızlıklar yeniden gündeme geldi. Nitekim Nailə İslamzadə, Murad Arif, Səidə Sultan gibi sanatçılarımız bu tür programları boykot ederek, bayağı şakalar, sanatı ile gündeme gelmeyen kişilerin ekrana çıkarılmasıyla ilgili rahatsızlıklarını dile getirdiler.

Buna ek olarak, Halk Sanatçısı Brilliant Dadaşova'nın da katıldığı “TikTok" platformasındaki canlı yayın sırasında şarkıcı Səidə Sultan ile televizyon sunucusu Tarix Əliyev (Tolik) arasında yaşanan tartışma bu müzakereyi daha da güncel hale getirdi.

Konuyla ilgili Modern.az'a yaptığı açıklamada, İctimai Televizyonu Yayın Kurulu üyesi Azər Həsrət de ekranlardaki bazı programların seviyesiyle ilgili ciddi endişesini dile getirdi.

“Biraz konudan saparak vurgulamak isterim ki, çok değerli televizyon sunucusu Nailə İslamzadə bugün de İctimai Televizyonu'nda başarıyla faaliyet göstermektedir. Biz onu yıllar önce Azerbaycan Televizyonu'ndaki “Aileler ve Kaderler” programından tanıyoruz. Aradan on yıllar geçmesine rağmen, o programın adını ve sunucusunu bugün de hatırlıyoruz. Neden? Çünkü o program insanların kalbine dokunan, yüksek seviyeli, kültürel ve edepli bir programdı. Demek ki, entelektüel seviyesi yüksek olan projelerle de hafızalarda kalmak mümkündür”.

Onun sözlerine göre, televizyon alanında söz sahibi olan kişilerin bu gibi konulara görüş bildirmesi çok önemlidir:

“Çünkü yetişmekte olan nesil de neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bu pozisyonlar aracılığıyla anlayabilsin.

Ne yazık ki, özellikle ticari kanallarda seviyesiz programların sayısı az değil. Çığlık, kavga, aile içi ilişkilerin açıkça tartışılması, özel hayatın ekranda sergilenmesi artık sıradan bir hal aldı. Ben bu programların izleyicisi değilim. Ancak yayından sonra sosyal medyada genişçe yayıldıkları için istemeden de olsa, fragmanlarıyla karşılaşıyoruz. Bu ise gösteriyor ki, sorun artık sadece ekran ortamında değil, kamusal tartışma ortamında da genişçe yayılıyor.

Bu tür yaklaşımlar milli-manevi değerlerimize darbe vurmaktadır. Aile gibi mahrem bir kurumun, örf ve adetlerin, büyük-küçük ilişkilerinin ekranda ucuz bir sansasyon nesnesine dönüştürülmesi kabul edilemez. Bu, yayın etiğinin açıkça ihlalidir ve bunu sadece uzmanlar, profesyoneller değil, sıradan bir izleyici bile hissetmektedir”.

Yayın kurulu üyesi aynı zamanda bu tür durumların önlenmesinin mümkün ve önemli olduğuna da dikkat çekti:

“Bunun için Görsel-İşitsel Kurul'un yetkilerinin genişletilmesi ve yanında uzman kurullarının oluşturulması uygun olurdu. Bu uzman grupları programları analiz etmeli, etik ihlallerle ilgili görüş ve tavsiyelerini kanallara sunmalıdır. Kurallara uymayan projelere karşı ise daha ciddi tedbirler alınmalı, gerektiğinde yayınlar durdurulmalıdır.

Diğer bir mesele ise “seyirci talebi” argümanıdır. Bazı meslektaşlarımız iddia ediyorlar ki, bu tip programlar reyting getirdiği için ekrana çıkarılıyor. Ben bu yaklaşımı kabul etmiyorum. Seyirciye ne sunarsanız, zamanla ona alışacaktır. Öyleyse neden daha seviyeli, daha etik ve entelektüel programlar sunmayalım? Seyirciyi kaliteye alıştırmak mümkündür”.

A.Həsrət üzülerek belirtti ki, bu tip tartışmalı programlar yüksek izlenme sayısı topluyor ve reklam çekiyor:

“Reklam verenler esasen kitlesel bir kitleye öncelik veriyorlar, programın seviyesini ise ikinci plana atıyorlar. Ancak düşünüyorum ki, reklam verenler de bu konuda sorumluluk taşımalıdır. Kendine saygı duyan iş sektörü, şirketler ürün ve hizmetlerini seviyesiz projeler aracılığıyla tanıtmaya ilgi duymamalıdırlar.

İctimai Televizyonu'nda bu konuya özel bir hassasiyetle yaklaşılmaktadır. Yayın Kurulu'nda defalarca tartışılmıştır ki, her reklam ekrana verilmemelidir. Reklam da yayının bir parçasıdır ve ekranın genel kalitesine uygun olmalıdır. Televizyon halka hizmet eder ve sunulan her içerik - ister program, isterse de reklam olsun - sorumluluk çerçevesinde seçilmelidir.

Ekran herkes için açık bir alan değildir. Televizyon kamusal bir tribün olduğu için burada etik çerçeve, profesyonellik ve milli-manevi değerlere saygı temel ilke olmalıdır”, - diye kaydetti.

Whatsapp
Bizə yazın!
Keçid et
Rusiyada PROSES BAŞLADI! - Azərbaycanlılar vətəndaşlıqdan çıxarılır - Xəbəriniz Var?