Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ermeni Apostolik Kilisesi yönetimini Karabağ hareketini güncel tutma çabalarında suçladı.
“Yakın zamanda ayine katılırken “Artsakh Cumhuriyeti” dendiğini duydum. Bu ne anlama geliyor? Bu, yalnızca ve yalnızca savaşa çağrı demektir. Ktriç Nersisyan (II. Karekin'in dünyevi adı) ve diğer din adamları savaş partisinin liderleri rolünü üstlenmişlerdir”, – diye kaydetti.
Paşinyan aynı zamanda Avrupa Parlamentosu'ndaki konuşmasında İlham Aliyev'e teşekkür etti.
Paşinyan'ın bu konuşmasından sonra, ona karşı olan güçler tarafından aleyhine bir kampanya başlatıldı. Bu kampanyaya Ermenistan'ın birinci cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan da katıldı.
Modern.az'a yaptığı açıklamada, Milli Meclis Kamu Birlikleri ve Dini Kurumlar Komitesi Başkan Yardımcısı Sahib Aliyev, Paşinyan'ın kilise ile ilgili söylediklerinin ve İlham Aliyev'e teşekkür etmesinin, Rusya'ya bağlı siyasetçilerin doğal olarak, hoşuna gitmediğini belirtti:
"Nikol Paşinyan'ın 11 Mart'ta Avrupa Parlamentosu'ndaki konuşması sırasında söyledikleri, Ermeni kilisesinin mahiyetini açığa çıkarması, Sayın İlham Aliyev'e teşekkür etmesi, ardından düzenlediği brifingde aynı fikirlerini tekrarlaması ve 13 Mart'taki canlı "Facebook" bağlantısında Ermenistan'ın Bağımsızlık Bildirgesi metninin "çatışma mantığı" üzerine kurulduğunu, o belgede Karabağ'a dair iddianın aslında devletçiliklerinin yıkımına yönelik olduğunu ve egemenlikleri için büyük risk yarattığını bildirmesi, ülkesindeki Rusya'ya bağlı siyasetçilerin, doğal olarak, hoşuna gitmedi. Onların içinde en çok öfkelenen ise öyle görünüyor ki, Ermenistan'ın ilk cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan'dır. Ve bu da sebepsiz değil. 1998'den sonra, tabiri caizse, "dinlenmeye bırakılan", İkinci Karabağ Savaşı'ndan hemen sonra ise kullanışlılığı düşünülen Ter-Petrosyan, bağlı olduğu çevrelerle yeniden iletişim kurdu, daha doğrusu, onu restore ettiler. Bu restorasyon 12 Kasım 2020'de gerçekleşti. Rusya'nın Ermenistan Büyükelçisi Sergey Kopırkin ile tam da o gün yapılan görüşmeden sonra bu yaşlı Nazi ve savaş suçlusu, aslında kendi yetiştirmesi olan Paşinyan'ın üzerine yürüyerek onu ihanetle suçladı.
Ne hikmetse, o zamandan beri Sergey Kopırkin'in Ermenistan'da en çok görüşüp danıştığı parti lideri yine aynı Levon Ter-Petrosyan'dır. Onların sadece basına sızdırılan görüşmelerinin sayısı beşi aşmış durumda. Ancak büyük olasılıkla, aralarındaki iletişim sürekli bir nitelik taşıyor ve geçen hafta Levon Ter-Petrosyan'ın lideri olduğu Milli Kongre Partisi'nin beşinci kurultayı da, kurultaydan sonra onun "Facebook"taki durumu da bir nevi bunu doğruluyor. Anlaşılan o ki, Moskova "Karabağ klanı"nın tamamen marjinalleştiğini, Katolikos Karekin'in ifşa olduğunu ve "dilinin kısa kaldığını" görerek tam da Levon Ter-Petrosyan'ı kendi oyununun merkezi, daha doğrusu, birleştirici figürü haline getirmek istiyor".
S. Aliyev'in sözlerine göre, L.T. Petrosyan paylaştığı statüsünde Samvel Karapetyan etrafında seçmenleri seferber etme niyetini hiç de gizlemiyor:
"Söz konusu statüsünde Levon Ter-Petrosyan, amacının memnuniyetsiz seçmenleri, Nikol Paşinyan'ı devirmek, devirmek mümkün olmasa da kontrol altında tutmak niyetiyle Ermenistan'a gönderilen Samvel Karapetyan etrafında seferber etmek olduğunu gizlemiyor. Bakın, Ter-Petrosyan ne yazıyor: o, Fransa hariç, Ermenistan'ın doğal müttefiklerinin "uzaq Batı ülkeleri" değil, Rusya, Gürcistan ve İran olduğunu belirtiyor.
Sıralamaya dikkat ettiniz mi? Bu, Birinci Karabağ Savaşı sırasında onlara en çok yardım gösteren devletin İran olduğunu söyleyen aynı Levon Ter-Petrosyan'dır. Şimdi Ermenistan'ın doğal müttefikleri arasında İran'ın adını üçüncü sırada anıyor. Sebep herhalde bellidir. Rusya'nın burada neden birinci sırada olduğu da o sıradan. Ama belli olmayan, Ermenistan'ın ilk cumhurbaşkanının Gürcistan'ı kendilerinin ikinci doğal müttefiği saymasıdır. Merak ediyorum, o, neye dayanarak böyle bir iddiada bulunuyor? Kopırkin'in kulağına fısıldadıklarına mı?
Gürcü halkı, aynı Levon Ter-Petrosyan'ın Ermenistan'a liderliği döneminde Abhazya'daki Ermenilerin kurduğu Bağramyan taburunun onlara karşı nasıl savaştığını, işledikleri vahşetleri, Cavaheti'deki ayrılıkçılık girişimlerini unuttu mu sanıyorsunuz? Eminim ki unutmadı".