Azerbaycan'ın modern devletçilik tarihinde yolsuzlukla, nepotizmle mücadele ve hukukun üstünlüğünün sağlanması sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda köklü bir sosyal dönüşüm aşamasına adım atmıştır.
Bugün ülkede uygulanan reformların merkezinde "Hiç kimse dokunulmaz değildir" ilkesi durmaktadır. Bu ilke, devlet yönetiminde bazı durumlarda oluşmuş bir dizi olumsuz stereotipi — imtiyazlı kişiler grubu, dokunulmaz akrabalar ve görev statüsünden kaynaklanan hukuki dokunulmazlık yanılsamasını darmadağın etmektedir.
Son dönemlerde Devlet Gümrük Komitesi'nde (DGK) gerçekleştirilen büyük çaplı operasyonlar, devletin bu alandaki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Şöyle ki, Başsavcılık yanında Yolsuzlukla Mücadele Baş İdaresi tarafından yapılan operasyonlar sonucunda yüklü miktarda sigara kaçakçılığı ve görev yetkilerini kötüye kullanma durumları ifşa edildi.
Bu operasyonların en dikkat çekici noktası, tutuklanan kişilerin statüsü ve onların yüksek rütbeli kişilerle olan akrabalık ilişkileridir. Operasyonda Devlet Gümrük Komitesi'nin görevlisi Ferid Usubov, iş adamı Ruslan Eyyubov ve Bakü-Hövsan Uluslararası Ticaret Deniz Limanı'nın başkanı Reşad Daşdemirov gibi kişilerin tutuklanması topluma verilen açık bir mesajdır: Kanun önünde herkes eşittir. Yüksek rütbeli generallerin veya nüfuzlu devlet adamlarının yakın akrabası olmak hiç kimseye kanunsuzluk yapmak veya sorumluluktan kaçmak imtiyazı vermez.
Azerbaycan toplumunda bazı kişilerin kendilerini kanundan üstün tutması, "ben filancayım" veya "filan kişinin akrabasıyım" diyerek kendine dokunulmazlık statüsü kazanma isteği devletin sert tepkisiyle karşılaşmaktadır. Modern devlet modelinde artık "nüfuzlu akraba" faktörü hukuki kalkan rolünü oynamamaktadır. Aksine, yüksek rütbeli kişilerin akrabalarının işlediği kanunsuzluklar daha büyük toplumsal sorumluluk doğurur ve kanun çerçevesinde en sert şekilde cezalandırılır.
Devlet başkanı İlham Aliyev bu konuya defalarca değinmiş, memur aparatına defalarca uyarılarda bulunmuştur. 5 Mart 2020 tarihinde devlet başkanının İsmayıllı ve Neftçala bölgelerine atadığı yeni icra başkanlarıyla kabulde söylediği sözler bugün de güncelliğini korumaktadır.
“Hiçbir kişi kanundan üstün olamaz. Eğer birisi kendini toplumdan yukarıda görüyorsa, kendi kibiri ve kanunsuz hareketleriyle devletin siyasetine leke sürüyorsa, o, mutlaka kanun önünde hesap verecektir.
Halkının ve devletinin menfaatini faaliyetlerinin önceliği sayan devlet başkanı, 12 Kasım 2025 tarihinde Nahçıvan'da cumhurbaşkanının yetkili temsilcisini ve bir dizi bölgenin icra hakimiyetlerine atanan başkanları kabul ederken bu konuda bir kez daha önemli bir mesaj vermiştir.
“Yönetici görevde çalışan her bir kişi, her bir memur mütevazı olmalıdır. Öncelikle, halka hizmet etmek, halkla bir arada olmak onun temel çalışma prensibi olmalıdır."
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev başka bir konuşmasında himayecilik durumlarına değinmişti.
"Eğer birisi herhangi bir tanıdığa, akrabaya veya görevde olan dostlara güveniyorsa, yanlış yoldadır. Kendisi de cezalandırılacak, ona himayecilik eden de cezalandırılacak. Hiç kimseye taviz yoktur."
Bu alıntılar göstermektedir ki, devlet düzeyinde kibirlilik, vatandaşa yukarıdan aşağı bakmak ve imtiyazlılık manevi açıdan kabul edilemez, hukuki açıdan ise tehlikeli bir yoldur.
Gümrükte yapılan son operasyonlar ve yüksek rütbeli kişilerin yakınlarının tutuklanması, Azerbaycan'ın hukuki gelişiminde yeni bir aşamadır. Bu, "dokunulmazlık sahibi" olduklarını düşünen, kanunu kendi çıkarlarına uydurmaya çalışan herkes için bir derstir. Ülkede kanun her şeyden üstündür ve her bir kişi kendi eylemine göre kanun önünde bireysel sorumluluk taşır.
Toplumun devlete olan inancı işte böyle adil ve kararlı adımlarla pekişir. "Hiç kimse dokunulmaz değildir" ilkesi, Azerbaycan'ın gelecekteki gelişiminin, sosyal adaletin ve devlet-vatandaş ilişkilerinin sarsılmaz temelidir.