Modern.az

Tahran sarsılıyor, Ukrayna unutuluyor, İran'da sokaklar konuşuyor - ANALİZ

Tahran sarsılıyor, Ukrayna unutuluyor, İran'da sokaklar konuşuyor - ANALİZ

Analitik

10 Ocak 2026, 00:59

İran şu anda son on yılların en derin yapısal krizlerinden birini yaşıyor. Kitlesel protestolar artık yerel sosyal hoşnutsuzluk aşamasını aşarak siyasi meşruiyet krizine dönüşmüştür. Bu süreç sadece İran'ın iç kaderini belirlemekle kalmıyor. Aynı zamanda Yakın Doğu jeopolitiğinin geleceğini de belirleyecek temel faktörlerden birine dönüşüyor.

İran'da yaşanan protestoların temel itici gücü makroekonomik çöküştür. Milli para birimi riyalin değeri tarihi bir düşüş yaşadı, enflasyon %50'yi aştı, gıda, ilaç ve enerji fiyatları kontrolden çıktı. Orta sınıf yoksullaştı, yoksulluk kitleselleşti.

Devlet ile toplum arasında mevcut olan meşruiyet dengesi bozulmuştur. Dikkat ettiyseniz, ilk aşamada protestolar ekonomik taleplerle başladı. Maaşlar, sübvansiyon, işsizlik vb. gibi sloganlar dile getirildi. Ancak kısa sürede bu süreç sistem karşıtı siyasi bir mobilizasyona dönüştü. Şimdi temel talep rejimin değiştirilmesidir.

Protestoların coğrafyası ve sosyal tabanı

Protestolar artık 31 vilayeti kapsıyor. Buraya sadece Tahran değil, Tebriz, İsfahan, Meşhed, Şiraz, Ahvaz gibi ana merkezler de dahildir.

Süreçte yer alan sosyal gruplar da çeşitlidir. Gençler, işsizler, pazar tabakası, öğrenciler, etnik topluluklar meydanlardadır.

Bu ise, sosyal sınıflar arası bir ittifakın oluştuğunu gösteriyor ki, tarihsel olarak otoriter rejimler tam da böyle bir aşamada sarsılır.

Tahran protestolara klasik baskıcı devlet araçlarıyla yanıt veriyor. İnternetin kesilmesi, bilgi ablukası, kitlesel tutuklamalar, askeri-polis şiddeti, idam tehditleri protestocuların karşısına çıkarıldı.

Bütün bunlar yönetimin kaybedilmesi, krizi güç yoluyla bastırma girişimidir. Tarih göstermiştir ki, baskı protestoyu durdurmaz, aksine onu daha da radikalleştirir.

En tehlikeli aşama ise henüz önümüzdedir. Güvenlik güçlerinin sadakati sarsılırsa, polis ve alt düzey askeri birlikler halkın tarafına geçerse, sistem dağılma aşamasına girecektir.

İran krizinin bölge için anlamı

İran, Yakın Doğu'nun merkezi güç eksenlerinden biridir. İç istikrarsızlaşması otomatik olarak Irak, Suriye, Lübnan ve genel olarak Körfez'deki jeopolitik dengeyi bozacaktır.

İran'ın zayıflamasıyla birlikte bölgedeki vekil ağları, Hizbullah, Şii milisler, Suriye'deki güçler ya zayıflayacak ya da kontrolsüz hale gelecektir. Bu ise bölgede kaotik bir güç boşluğu yaratabilir.

Eğer kriz derinleşirse, milyonlarca İranlı komşu ülkelere yönelebilir. Bundan daha önemlisi, İran'da etnik meselelerin siyasi aşamaya geçmesidir. Azerbaycan Türkleri, ülke nüfusunun en büyük Fars olmayan bloğudur. Onların sosyal hoşnutsuzluğu giderek milli öz farkındalık biçimine dönüşüyor. Bu ise bir kimlik krizidir.

Küresel güçlerin oyunu

İran şu anda küresel jeopolitik satranç tahtasına dönüşmüştür. ABD İran'ı kontrol altına almak istiyor. Trump'ın korkunç beyanatları da buna hizmet ediyor. Rusya İran'ı Batı'ya karşı bir tampon olarak görüyor. Çin ise İran'ı enerji ve ticaret rotası olarak kullanıyor

Bu güçlerin hiçbiri İran'ın çökmesini istemiyor, ancak İran'ın mevcut formatta kalmasını da istemiyor. Bu, kontrollü bir dönüşüm mücadelesidir.

Petrol ve gaz piyasaları için ise İran'ın istikrarsızlaşması küresel fiyatları sarsabilir.

İran Suriye'ye dönüşebilir mi?

Suriyeleşme için üç şart gereklidir. Ordu parçalanmalıdır. Bunun ilk belirtileri görülüyor. Dış müdahale olmalıdır. ABD bu isteğini gizlemiyor. İç silahlı gruplaşmalar oluşmalıdır. Protestocular bu statüdedir.

Genel olarak, şu anda İran bu aşamada değil, ancak hızla o yörüngeye yaklaşıyor. Rejim ne kadar uzun süre şiddete dayanırsa, bu risk o kadar artar.

Türk Devletleri Teşkilatı meselesi

İran'ın TDT'ye katılması gerçek siyaset açısından bugün mümkün değil. Ancak bu konu gerçek olabilir.

Çünkü İran tarihsel açıdan Türk siyasi alanının bir parçasıdır. Burada nüfusun büyük bir kısmı Türk kökenlidir, Azerbaycanlılardır. Normal bir lider bölgesel tecritten çıkmak için alternatifler arar. Pezekşian bunu farklı yöntemlerle defalarca beyan etmiştir.

Bu nedenle gelecekte İran'ın Türk dünyası ile entegrasyonu jeopolitik bir alternatif olarak kalacaktır. Ancak bu, rejim değişirse mümkündür.

Tüm bunlara rağmen görünen o ki, İran sıradan bir protestoyla karşı karşıya değil, devlet olarak bir dönüşüm aşamasına girmiştir.

Bu süreç, bölgenin sınırlarını, enerji piyasalarını, Batı-Doğu dengesini, Türk Dünyası'nın gelecekteki rolünü doğrudan etkileyecektir.

Bugün Ukrayna'daki cephe hattı dünya düzenini nasıl değiştiriyorsa, yarın İran krizi de küresel güç mimarisini değiştirebilir.

İran, XXI. yüzyılın temel jeopolitik düğümlerinden birine dönüşmüştür.

Elnur ƏMİROV

Telegram
Hadisələri anında izləyin!
Keçid et
ABŞ qırıcıları hərəkətə keçdi - İrana hücum başlayır