Modern.az

Rusya ile Avrupa Ukrayna'da, NATO İran'da batıyor, Bakü'den Tebriz'e yollar görünüyor

Rusya ile Avrupa Ukrayna'da, NATO İran'da batıyor, Bakü'den Tebriz'e yollar görünüyor

Analitik

10 Ocak 2026, 11:10

Rusya-Ukrayna savaşı klasik savaş anlamını çoktan yitirdi. Bu çatışma şimdi küresel güçlerin birbirini sınadığı jeopolitik bir laboratuvara dönüştü. Burada esas darbeyi sadece Ukrayna almıyor. Rusya'yı tuzağa düşüren Avrupa ülkeleri de ciddi sarsıntı yaşıyor. Rusya ile Batı arasındaki karşıtlaşma Avrupa'nın üzerine ağır bir yük bindirdi. Artık açıkça hissediliyor ki, bu yük hem ekonomik, hem siyasi, hem de güvenlik alanında ağırlaşıyor ve Avrupa bunun altında çabalıyor.

Açıkça söylemek gerekirse, Avrupa ülkeleri bu savaşın finansal ve enerji maliyetlerini taşımakta zorlanıyor. Aynı zamanda sosyal hoşnutsuzluklar artıyor. Siyasi parçalanmalar derinleşiyor. Bu fırsattan yararlanan popülist güçler güçleniyor. Bütün bunlar ise Ukrayna bataklığının Avrupa'yı içine çektiğini gösteriyor.

Olayların gidişatı gösteriyor ki, Rusya bu süreçte yalnız kalmadı. Moskova yaptırımlar altında olsa da, Avrupa yaptırımların üstünde değil. Bu durum savaşın mahiyetini değiştiriyor. Ukrayna, Batı'nın Rusya'yı zayıflatma projesi olmaktan çıkıyor. Tarihin ironisi odur ki, şimdi bu savaş Batı'nın kendisini sınayan bir krize dönüşüyor.

Amerika Birleşik Devletleri bu manzarayı dikkatle izliyor. Washington Avrupa'nın sorunlarını kendi üzerine almak istemiyor. ABD'nin Ukrayna'ya yaklaşımında açık bir soğukluk hissediliyor. Finansal yardımlar tartışma konusu haline geliyor. ABD silah tedariki meselesini ortaklarına minnetle ve neredeyse dilenci payı gibi veriyor. Diplomatik retorik de değişiyor. Bu da gösteriyor ki, ABD Ukrayna yükünü Avrupa'nın üzerine atmaya çalışıyor.

Hatta Donald Trump bu pozisyonu gizlemiyor. O, açıkça diyor ki, Avrupa kendi kaderini kendisi çözmelidir. Bu fikir tesadüf sayılamaz. O da hissediliyor ki, bu, Amerika'nın yeni dış politika felsefesinin bir ifadesidir. ABD artık Avrupa'yı öncelik saymıyor. Washington için esas hedefler başka coğrafyalardadır.

Çin, Pasifik Okyanusu, Arktika ve Orta Doğu daha önemli bir konuma geçiyor. Avrupa ise arka plana düşüyor. Trump'ın Grönland ile ilgili pozisyonu da bunu kanıtlıyor. ABD Arktika'ya erişim sağlamak istiyor. Bu bölge gelecekteki enerji ve ulaşım rotaları açısından belirleyici bir öneme sahip.

Venezuela meselesi ise artık Washington için ikinci plana geçti. ABD Latin Amerika'daki riskleri bir süreliğine dondurdu. Bunun yerine daha stratejik alanlara odaklanıyor.

Çin ve Rusya bu süreci dışarıdan izliyor, sanki bir komedi izler gibi. Onlar ABD'nin hareketlerini analiz edene kadar Trump başka bir tarafta yeni bir oyun çıkarıyor.

Bu açıdan İran meselesinde de Çin ve Rusya sessiz, ama dikkatli bir pozisyonda. Bu da yeni güç dengesinin oluştuğunu gösteriyor.

İran krizi küresel sistem için daha belirleyici bir sınav olabilir. Bu kriz Ukrayna'dan daha tehlikelidir. Çünkü burada büyük savaş riski var. ABD İran'ı sıkıştırmak istiyor ve Tahran üzerinde tam kontrol planı kuruluyor. Bu plan aynı zamanda Orta Doğu'yu yeniden tasarlamayı öngörüyor.

Başı Ukrayna'da derde giren Avrupa bu siyasetten rahatsız. Çünkü Avrupa'nın İran ile enerji ve ticaret ilişkileri var. Açıkça söylemeseler de, Avrupa ülkeleri İran'da istikrar istiyor. Savaş Avrupa'ya yeni mülteci dalgaları ve enerji krizi getirebilir. Bu sebeple Avrupa ile ABD arasında ciddi fikir ayrılığı oluşuyor.

Bu fikir ayrılığı otomatik olarak NATO'nun içinde parçalanma yaratıyor. İttifakın üyeleri aynı pozisyonda değil. Bir taraf ABD'yi, diğer taraf ise Avrupa'yı destekliyor.

Bu da NATO'yu zayıflatıyor. Trump'ın NATO'ya yaklaşımı da bu zayıflığı daha da derinleştiriyor. O, ittifakı bir yük olarak görüyor. ABD'nin güvenliğini başkalarıyla paylaşmak istemiyor. Bu yaklaşım NATO'nun geleceğini sorgulatıyor.

Bütün bu süreçler küresel sistemin dağılmasına yol açıyor. Eski ittifaklar gücünü yitiriyor. Yeni güç merkezleri ortaya çıkıyor. Dünya yeni bir siyasi haritaya doğru ilerliyor.

Bu değişiklikler Güney Kafkasya'yı da etkiliyor. Azerbaycan bu yeni aşamada daha stratejik bir konuma yükseliyor. Bölgenin jeopolitik ağırlığı artıyor.

Özellikle Güney Azerbaycan faktörü güncel hale geliyor. Bakü ile Tebriz arasındaki ilişkiler yeni bir anlam kazanıyor. Yeni dünya düzeninde bu hat önemli bir rol oynayabilir. Çünkü bölgedeki süreçler büyük güçlerin çıkarlarıyla kesişiyor. Azerbaycan bu kesişimde anahtar bir konumda.

Böylece, Rusya ile Avrupa Ukrayna'da batarken, NATO İran'da sarsıldığı anda, Güney Kafkasya yeni fırsatlar kazanıyor.

Bakü'den Tebriz'e uzanan yol artık bir hayal değil. Bu yol yeni jeopolitik gerçekliğin bir parçasına dönüşüyor.


Elnur ƏMİROV

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
ABŞ qırıcıları hərəkətə keçdi - İrana hücum başlayır