Modern.az

Ankara Suriye'de askeri operasyon düzenleyebilir - Türk uzman

Ankara Suriye'de askeri operasyon düzenleyebilir - Türk uzman

Analitik

13 Ocak 2026, 10:07

Suriye'nin Halep vilayetinin valisi Azzam El-Garib dün yayımladığı beyanatta, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG/YPG) Halep şehrinden tamamen çıkarılarak otobüslerle ülkenin kuzeydoğu bölgelerine tahliye edildiğini bildirdi. Birkaç gün süren çatışmalardan sonra Suriye Demokratik Güçleri'nin silahlı kanadı olan YPG, bölgeden çekilmeyi kabul etti.

Valinin sözlerine göre, bununla birlikte Suriye hükümeti, eski başkan Beşar Esad'ın iktidarının düşüşünden sonra ilk kez olarak Halep'e tam kontrolü yeniden sağladı. Bununla birlikte, ülkenin doğusunda Suriye Demokratik Güçleri'nin kontrolünde olan bölgeler var ve onlar merkezi hükümete tabi olmalıdır.

Suriye'deki YPG silahlılarını PKK'nın yerel kanadı olarak gören Türkiye de ilk günlerden itibaren resmi Şam'ın bölgedeki siyasetine destek vermiş, ülkenin toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasına çağrıda bulunmuştur. Suriye Demokratik Güçleri'nin  ülkenin doğusunda hala geniş bölgeleri elinde tutmasını, merkezi hükümete tabi olmamasını göz önüne aldığımızda, süreçlerde Türkiye'nin hangi rolü oynayacağı merak uyandırmaktadır.

Türkiye'den güvenlik uzmanı Yücel Karauz Modern.az'a yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Suriye'de oluşmakta olan yeni siyasi gerçeklikte faaliyetini “tek devlet, tek millet, tek ordu” prensibi temelinde kurmasını desteklediğini belirtti:

"Aradan 13–14 ay geçmesine rağmen, Suriye'deki bazı gruplar - hem siyasi, hem de askeri düzeyde - ülkenin tam anlamıyla birleşmesini istemiyorlar. Bu kuvvetler yeni uzlaşmalar elde etmeye çalışıyor, bölgesel ve bölge dışı devletlerin desteğine dayanarak pozisyonlarını güçlendirmeye çaba gösteriyorlar.

Bu fonunda Türkiye'nin bakış açısı değişmez olarak kalıyor. Halep'in Suriye Demokratik Güçleri'nden temizlenmesi, Suriye'nin milli kuvvetlerinin kendi ordusu dahilinde gerçekleştirdiği bir operasyondur. Türkiye Cumhuriyeti bu sürece çeşitli şekillerde destek vermiş olabilir, ancak operasyonlara doğrudan katılmamıştır. Bu adım, bütün Suriye'ye giden yolda önemli bir aşama olarak kabul edilir, ancak tek başına yeterli değildir.

Halihazırda Suriye Demokratik Güçleri'nin kontrolünde olan, silahı bırakmayan ve milli orduya entegre olmayan unsurlar mevcuttur. Bu kuvvetler, özerklik taleplerini gerekçelendirmek için mevcut durumdan argüman olarak faydalanıyorlar. Mevcut Suriye hükümeti ise “bir millet, bir devlet” prensibiyle hareket ediyor ve bu siyaseti ABD ve Türkiye ile koordinasyon şeklinde yürütüyor.

Bu operasyonların devamının geleceği beklenmektedir. Suriye Demokratik Güçleri tam anlamıyla entegre olana kadar, onların kontrolünde olan bölgelerde milli ordu kuvvetleriyle zaman zaman artan yoğunlukta çatışmaların devam etmesi dışlanmamaktadır".

Y. Karauz, Suriye Demokratik Güçleri'nin merkezi hükümete direniş göstermesi halinde, Türkiye'nin askeri müdahalesinin kaçınılmaz olabileceğini vurguladı:

"Türkiye prensiplerini değiştiren bir devlet değildir: dün ne söylediyse, bugün de aynı pozisyondadır ve yarın da bu çizgiyi devam ettirecektir. Mevcut aşamada Türkiye'nin doğrudan askeri müdahalesine ihtiyaç yoktur. Ayrılıkçı gruplara karşı mücadeleyi Suriye Milli Ordusu tek başına yürütme potansiyeline sahiptir. Ancak ister DEAŞ, isterse de Suriye Demokratik Güçleri'ne karşı bu potansiyel yeterli olmazsa, Türkiye'nin askeri müdahalesi kaçınılmaz olabilir. Bununla birlikte, Türkiye bu konuda tek başına karar veren taraf değildir. Sonuç itibarıyla, süreçler ABD ile koordinasyon çerçevesinde değerlendirilmeli ve ilgili tedbirler müşterek şekilde hayata geçirilmelidir".

Instagram
Gündəmdən xəbəriniz olsun!
Keçid et
ABŞ qırıcıları hərəkətə keçdi - İrana hücum başlayır