Ermenistan yönetimi, Türkiye ile sınırda yer alan Ahurik sınır kapısında Rus sınır muhafızlarının çekilmesiyle ilgili karar aldı. Ermeni medyası bu konuda diplomatik kaynaklara dayandırarak bilgi yaydı. Paralel olarak, Türkiye tarafının Margara sınır kapısı bölgesinde inşaat çalışmalarına başlandığı ve bu sınırın yakın gelecekte açılmasına dair ihtimalleri güçlendirdiği belirtiliyor.
Ermenistan'ın bu adımının Azerbaycan ve Türkiye için ne anlama geldiği, bundan sonraki süreçlere hangi etkilerinin olacağı dikkat çekiyor.
Modern.az-a yaptığı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, bunun doğal bir süreç olduğunu belirtti:
"Uzun yıllar boyunca Ermenistan'ın sınır güvenliğini Rus ordusu sağladı, aynı zamanda ülkenin enerji temini de Rusya tarafından karşılandı. Son dönemlerde ise Ukrayna savaşı fonunda Ermenistan'ın yüzünü Batı'ya çevirmesi sebebiyle Moskova ile ilişkiler hayli soğudu.
2025 yılının 8 Ağustos'unda Washington'da Barış Anlaşması'nın paraflanmasından sonra Ermenistan ile Azerbaycan arasında olumlu bir atmosfer oluştu. Dikkat ederseniz, Azerbaycan Ermenistan'a yakıt vermeye başladı. Ermenistan tarafı da buna karşılık belirli jestler yapıyor. Örneğin, daha önce Ermenistan pasaportlarında Ağrı Dağı tasviri kullanılıyordu, ayrıca bazı resmi mühürlerde bu semboller yer alıyordu. Şimdi ise bunlar iptal edildi. Bu gibi karşılıklı güven jestleri gözlemleniyor.
İnşallah, 8 Ağustos Anlaşması yürürlüğe girecek, Zengezur Koridoru açılacak. Sınırların güvenliği ise büyük ihtimalle Ermenistan'ın kendi ordusu tarafından veya gelecekte olası bir barış gücü vasıtasıyla sağlanacak. Ancak belirtmek gerekir ki, bunların hiçbiri henüz tam olarak netleşmedi, açıkça konuşulmuyor.
Burada temel meseleyi doğru anlamak gerekir: Ermenistan artık açıkça diyor ki, ben bağımsız bir devletim, iç işlerime kimse karışamaz. Ekonomik sorunlarını da Azerbaycan ile diyalog yoluyla çözeceğini belirtiyor. Bu pozisyonun tercümesi işte budur. Bu nedenle Rus askerlerinin oradan çekilmesi tamamen normaldir. Onlar çekilecekler ve güvenlik Ermenistan'ın kendisi tarafından sağlanacak. Bu da doğal bir süreçtir. Temel amaç bölgede sürdürülebilir barışın sağlanmasıdır. Bu doğrultuda Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye üzerine düşeni yapıyor. Koridorun adına “Zengezur” ya da TRIIP denilmesi o kadar da önemli değil. Esas olan o koridorun açılmasıdır. Çünkü açıldığı zaman Iğdır'dan başlayarak Orta Asya'ya kadar uzanan bir ticaret yolu oluşacak. Bu, insanlarımız için yeni imkanlar yaratacak, gençlerimiz iş bulacak, dünya görüşleri genişleyecek. Bu nedenle koridorun bir an önce açılmasını hepimiz istiyoruz. Sadece biz değil, vatandaşlar da bunu istiyor".

Ş. Ayrım, üçüncü ülkelerin Ermenistan'ın güvenliğini korumasının anlamsız olduğunu kaydetti:
"Ne Azerbaycan'ın, ne Türkiye'nin, ne de Ermenistan'ın birbirinin toprağında gözü var. Azerbaycan üç bin şehit vererek kendi topraklarını geri aldı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev defalarca belirtti ki, “benim hiç kimsenin toprağında gözüm yok”. Ermenistan'ın ise genel olarak böyle bir gücü yok ki, toprak iddiası ileri sürsün. Ancak burada önemli bir nokta var. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev açıkça söyledi ki, tam barış anlaşmasının imzalanması için Ermenistan Anayasasını değiştirmelidir. Çünkü o Anayasada Karabağ'ın Ermenistan toprağı olduğu, ayrıca Türkiye'nin doğusundaki yedi vilayetle ilgili iddialar yer alıyor. Bu ise “Büyük Ermenistan” hayalidir ve buna kesinlikle karşıyız".
Milletvekili, Ermenistan'ın Anayasasını değiştirmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
"8 Ağustos'ta ABD'de paraflanan anlaşma dışişleri bakanları tarafından imzalandı, ancak tam olarak yürürlüğe girmesi için Ermenistan Anayasasında değişiklik yapılmalıdır. Yani Ermenistan'ın hiçbir ülkeye karşı toprak iddiası olmadığını resmen teyit etmesi gerekmektedir. Bu gerçekleştikten sonra Ermenistan kendi sınırlarını kendisi koruyacak, Azerbaycan da kendi ordusu ve savunma sistemiyle kendi güvenliğini sağlayacak. O halde üçüncü bir devletin gelip Ermenistan'ın veya Azerbaycan'ın sınırında nöbet tutmasına ne gerek var? Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Aksine, bu, karşılıklı güven ortamını güçlendirecektir. Daima vurguladığımız gibi, kalıcı barış ve istikrar olmadan bölgede kalkınma mümkün değildir. Artık o dönemler geride kaldı. Ermenistan ve Azerbaycan barış anlaşması imzalama aşamasındadır. Biz her zaman diyoruz: Allah Paşinyan'ı Ermenistan'ın başından eksik etmesin. Çünkü onun döneminde Türkiye ve Azerbaycan ile diyalog mümkündür. İçeride ona karşı belirli çevreler – özellikle radikal ve dini gruplar – baskı yapsa da, Türkiye ve Azerbaycan Paşinyan'ı sonuna kadar destekliyoruz".
Türk milletvekili, Türkiye'nin karar olması halinde Ermenistan ile derhal sınırları açabileceğini vurguladı:
"Türkiye, tüm sınır kapıları için hazırlıklarını – ister Alican, ister Aktaş, isterse de diğer geçişlerde – tamamladı. Yarın “sınırlar açılıyor” kararı verilse, Türkiye buna tam hazırdır. Azerbaycan da kendi tarafında tüm yolları Ermenistan sınırına kadar çekti. Sadece, Zengezur'dan geçen 40 kilometrelik kısım kaldı. Ama biz Türkiye olarak Azerbaycan'ın razı olmadığı hiçbir adımı atmak istemiyoruz. Azerbaycan “evet, sınırlar açılabilir” dediği anda, biz de sınırlarımızı açacağız. Şu anda gelinen nokta işte budur", - milletvekili dedi.