İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nın Konsolosluk ve Parlamento İşleri Yardımcısı Vahid Celalzade geçen hafta cuma günü Azerbaycan'ı ziyaret etti. O, devlet ve hükümet üyeleriyle görüştü.
Vahid Celalzade daha sonra Azerbaycanlı gazetecilerle bir araya geldi. Modern.az'ın "yakın gelecekte İran'da Azerbaycan dilli okulların açılması bekleniyor mu" sorusuna cevap veren diplomat, ülke anayasasına göre ana dilde eğitimin yasal olduğunu kaydetti.
Merak uyandırıcıdır, eğer böyleyse, o zaman şimdiye kadar neden İran'da Azerbaycan dilinde okul açılmadı? Peki Azerbaycan dilinde okul açılması için hükümete başvurular yapıldı mı, onlara nasıl tepki verildi?
Aslen Güney Azerbaycan'dan olan Günaz.TV'nin kurucusu ve yöneticisi Ahmed Obalı bizimle yaptığı sohbette, İran rejiminin Farsçılık üzerine kurulduğunu ve kanun olsa da olmasa da Fars olmayan milletlere ana dili, milli kimlikle ilgili hiçbir hak tanımak istemediklerini belirtti:
“Daha kararı bir yana bırakın, meselenin tartışılmasına bile tahammül edemiyorlar, bunu kendilerine bir tehdit olarak kabul ediyorlar. Settar Han hareketi ve devrim sırasında ana dilde eğitim meselesi gündeme geldi. Ancak her ikisinde de mesele başarılamadı. Genel olarak, bu meseleyi tartışmaya açmak istemiyorlar. Yani bu meselenin tartışılmasını kendilerine milli bir tehdit olarak hissediyorlar. İlk böyle bir tartışma Settar Han hareketi sırasında olmuştur.
Settar Han zamanında federalizm gibi bir sistem oluşuyordu. Adını da eyalet ve vilayet encümenleri koydular. Encümen, yani Meclis yeriydi. Sovyet döneminde Azerbaycan'ın kendi meclisi olduğu gibi, bir de genel Yüksek Meclis mevcuttu. İran'da da öyle bir sistem kurulacaktı. Ama o da hiç icra edilmedi. Behişti'nin başkanlık ettiği komisyon tarafından meseleye bakılmış ve Anayasa'nın 15. maddesinde Fars dilinde de, ana dilinde de okuma hakkı tespit olunmuştu. Beluçlar Behişti'den soruyordu ki, ana dilinde eğitim devletin, yoksa halkın kendi imkanları hesabına mı olacak? Behişti cevap olarak, okulların devletin hesabına açılması gerektiğini söylemişti. Bunların hepsi kanunda yazıldı. Tasavvur edin, İran dünyada Anayasa'nın tamamının icra olunmasını talep edenleri hapseden tek ülkedir. Yani biz icraata bakmalıyız. Şimdiye kadar fiili olarak hangi adım atıldı?
Biz biliyoruz ki, İran'da Farsçılık kaldıkça, molla rejimi gidip yerine şah gelsin, fark etmez, ana dilinde okul açılmayacak”.

A. Obalı vurguladı ki, İran'da kimse Azerbaycan dilinde okul açmak için müracaat etse, ona imkan verilmeyecek:
“Tebriz'de birçok kişi okul açmak istedi. Okul da değil, ana dilinde kurs açmak istediler. Ona da izin verilmedi. Hasan Ağa Demirçi böyle bir teşebbüsle ortaya çıkmıştı, onun müzik okulunu da kapattılar. Dediler ki, birden sen burada müzik okulu adı altında ana dili öğretirsin. İran rejiminin bir siyaseti var. Sayıca çok olduğumuza ve devletçilik geleneklerimiz olduğuna göre, bizden özellikle korkuyorlar.
Farsçılık ırkçılıktır diye onun adını İranlılık ile değiştirip kendi siyasetlerini yürütüyorlar. Serçeyi süsleyip bülbüle benzetmişler. Farsçılığın tarihsel olarak temel bir düşmanı var: Türkler. Firdevsi "Şehname"sini bunun üzerine yazdı. "Şehname"nin bütün destanlarının temel meselesi İran ve Turan savaşı üzerinedir.
Şimdi bu İranlılığın temel düşmanı Türkler olduğu için şimdilik bunlar Azerbaycan'ın üzerine odaklanmışlar. Azerbaycan'ı vurmak, ezmek, dağıtmak, mümkün olduğunca zayıf tutmayı düşünüyorlar. Hedef Kuzey ve Güney Azerbaycan, sonda ise Türkiye'dir. Türkiye güçlüdür. İstiyorlar ki, Türkiye ve Azerbaycan Güney Azerbaycan için iki güçlü devlet gibi ilham noktası olmasın. Azerbaycan düşmanlığı bundandır, yoksa Ermeni'ye falan aşık değiller ki…
Biz onlara esas düşman sayılırız. Onlar bize hiçbir zaman ana dilinde ne okul, ne de kurs bile vermeyecekler. Şimdi diyorlar ki, Tebriz Üniversitesi'nde ana dilinde kurs olsun. Ancak o kursu çok cılız bir şekilde koymuşlar. O dili ben Fazerî adlandırıyorum. Devrimin ilk yılından Ermeni dilinde, İngiliz dilinde, Alman dilinde kurs vardı. Ama Tebriz'de izin vermiyorlardı. Şimdi bize minnet ediyorlar ki, Tebriz'de kurs var. Ama biz onu değil, ana dilinde okulu istiyoruz, yani çocukluktan başlayarak, ana dilinde öğretilmelidir”.
A. Obalı 5 yıl önce İran tarafının kabul ettiği karardan da bahsetti:
“Dediler ki, çocuklar Fars dilinde imtihan versinler. Eğer Fars dilini mükemmel bilmiyorsa, o çocuğu zihinsel engelli sayıp ona uygun okula yollamalıdırlar. Bunlar anneleri, babaları evlerinde çocuklarıyla Farsça konuşmaya mecbur ediyorlar”.