ABŞ Prezidenti Donald Tramp, İran'a karşı geniş çaplı saldırılar düzenlemeyi, o cümleden İran'ın siyasi ve güvenlik liderliğini ortadan kaldırmayı düşünüyor. Ayrıca ülkenin nükleer tesislerine ve devlet kurumlarına potansiyel saldırılar düzenlemeye yönelik hazır bir plan masada bulunuyor.
Şu anda ABD, İran çevresindeki askeri üslerinde on binlerce asker, uçak, füze sistemi ve uçak gemisi konuşlandırmış durumda. ABD yönetiminin İran'la ilgili sert açıklamaları ve olası askeri saldırı ihtimali bölgedeki gerilimi artırıyor.
Modern.az'a yaptığı açıklamada, Milli Meclis Uluslararası İlişkiler ve Parlamentlerarası İlişkiler Komitesi üyesi Cavanşir Feyziyev, ABD yönetiminin sert retoriğinin olayların mutlaka askeri bir çatışmaya dönüşeceği anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti:
"ABD'den yapılan açıklamalardan anlaşılıyor ki, amaç kesinlikle İran rejiminin değiştirilmesi değildir. Her iki taraftan yapılan siyasi açıklamaların uzlaşmazlığı zemininde, arka planda nükleer anlaşmalarla ilgili gizli müzakereler yürütülüyor. ABD askeri güçlerinin körfeze yaklaşması da, ABD ve İran arasında yürütülen bu müzakerelerde Başkan Trump tarafından ısrar edilen nükleer anlaşmayı elde etmek için bir baskı aracı olarak anlaşılmalıdır. İran dışişleri bakanının açıklamalarından da hissediliyor ki, İran yönetimi ABD'nin şartlarını kabul etmeye eğilimli. Olayların daha çok bu yönde gelişeceği ihtimali daha büyüktür.
Yok, eğer herhangi bir sebeple anlaşma sağlanamazsa ve askeri operasyonların başlaması kaçınılmaz olursa, bu kısa süreli özel bir askeri operasyon olacak ve büyük bir mülteci akınına neden olmayacaktır".

C. Feyziyev, Azerbaycan ve Türkiye'nin olayların yol açabileceği olumsuz sonuçları önlemek için hazır olduğunu vurguladı:
"Hem Azerbaycan hem de Türkiye sınırlarında gerekli güvenlik tedbirleri alınmış olup, komşu devletler olayların yol açabileceği olumsuz sonuçları önlemek için hazırdır. Nükleer anlaşmanın sağlanması ve böyle bir anlaşma temelinde İran'ın nükleer sanayisinden kesin ve tam bir şekilde vazgeçmesi, öncelikle bölge ülkeleri ve aynı zamanda tüm dünya için son derece gereklidir. Bu, uluslararası ölçekte askeri-siyasi gerilimin azalmasını sağlamış olurdu".