Modern.az

ABD'nin Güney Kafkasya'ya tarihi dönüşü - ANALİZ

ABD'nin Güney Kafkasya'ya tarihi dönüşü - ANALİZ

Analitik

9 phrase_var_language.ay2 2026, 09:07

ABD Başkan Yardımcısı James David (J.D.) Vance'in Güney Kafkasya'ya beklenen ziyareti, Washington'ın dış politikasında ciddi bir "jeopolitik geri dönüş" olarak değerlendiriliyor. Biden yönetimi döneminde gözlemlenen göreceli soğukluk ve taraflı yaklaşımlar, Donald Trump'ın iktidara dönüşüyle yerini daha pragmatik, ekonomik merkezli ve stratejik müttefikliğe dayanan yeni bir modele bırakıyor.
J.D. Vance'in 9-10 Şubat'ta bölgeye planlanan ziyareti sadece diplomatik bir hamle değil, ABD'nin bölgedeki çıkarlarını yeniden tanımlaması anlamına geliyor. Washington artık Güney Kafkasya'yı ideolojik bir düzlemde değil, "Peace through Construction" (İnşaat yoluyla barış) ilkesiyle, yani ekonomik ve ulaşım projeleri üzerinden görüyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Donald Trump yönetimi arasındaki ilişkiler, karşılıklı saygı ve somut sonuçlara dayanan "sıcak" bir faza girdi. Bu ilişkilerin birkaç sütunu var:
Liderler arasındaki kişisel sempati: Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kararlı ve bağımsız politikası, Trump yönetiminin "güçlü lider ve net çıkarlar" konseptiyle tamamen örtüşüyor. Ocak ayında Davos'ta gerçekleşen görüşme, bu kişisel güveni bir kez daha pekiştirdi.


Diğer yandan, Trump'ın iktidara gelmesiyle Azerbaycan için ayrımcı nitelikte olan 907. düzeltmenin uygulanmasının fiilen dondurulması, Bakü tarafından "33 yıllık adaletsizliğin sonu" olarak değerlendiriliyor.
Azerbaycan'ın ABD'den modern savunma teknikleri almasıyla ilgili müzakerelerin başlaması, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın yeni bir seviyeye yükseldiğini gösteriyor.

İlişkilerin ana hattı, 8 Ağustos 2025'te Washington'da elde edilen tarihi başarıya dayanıyor. Donald Trump'ın arabuluculuğuyla İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan arasında gerçekleştirilen üçlü görüşmede barış anlaşmasının metni paraflanmış ve barış bildirgesi imzalanmıştır. Anlaşmanın merkezinde "Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası" (TRIPP) yer alıyor. Bu, Azerbaycan'ın ana kısmını Nahçıvan'a bağlayan (Zengezur koridoru bağlamında) bir ulaşım ve enerji koridorudur. Ziyaretin temel amacı, bu rotanın uygulanmasını hızlandırmak ve bölgede Rusya'dan bağımsız yeni bir "Doğu-Batı" arterini güçlendirmektir.

Bu proje, ABD'nin bölgedeki yeni vizyonunun sembolüdür. Washington artık bölgede sadece "arabulucu" değil, aynı zamanda stratejik altyapının yöneticisi ve garantörü olarak da hareket etmek istiyor.Analistler, Trump'ın dış politikasında kişisel ilişkilerin (personal diplomacy) belirleyici rol oynadığını belirtiyorlar. Trump, İlham Aliyev'i bölgenin güçlü ve sözüne sadık lideri olarak kabul ediyor. Ocak 2026'da Davos'ta gerçekleşen görüşme, bu "kimyanın" ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha teyit etti. Bu görüşmede Trump, Azerbaycan'ı "stratejik ortak" olarak adlandırmış ve ülkemizin bölgede barışın teminatçısı olduğunu vurgulamıştır. Her iki lider de ideolojik çerçevelerden uzak, ekonomik menfaat ve gerçek güvenlik üzerine kurulu "anlaşmalara"  öncelik veriyor.


İlginçtir ki, Vance'in ziyaret güzergahına Gürcistan dahil edilmemiştir. Bu, Washington'ın Güney Kafkasya'daki önceliklerinin değiştiğini gösteriyor. ABD artık bölgenin "anahtarını" Bakü'de görüyor. Azerbaycan'ın enerji kaynakları (Ermenistan'a gaz ihracatı dahil) ve lojistik imkanları onu Washington için vazgeçilmez bir ortağa dönüştürüyor.

ABD'nin Güney Kafkasya'ya dönüşü, bölgede Rusya ve İran'ın etkisini dengelemekle birlikte, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tam olarak sağlamasından sonraki yeni statükoyu tanıması anlamına geliyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yürüttüğü dengeli politika ve Trump yönetimiyle kurulan doğrudan temaslar, Azerbaycan'ı bu yeni jeopolitik oyunun galibi ve merkezi aktörü haline getirmiştir.

Facebook
Dəqiq xəbəri bizdən alın!
Keçid et
SON DƏQİQƏ! Çörək bahalaşdı, pensiyalar bu qədər artır - Xəbəriniz Var?