Modern.az

Washington Tahran'a ültimatom veriyor – darbe an meselesidir 

Washington Tahran'a ültimatom veriyor – darbe an meselesidir 

Analitik

25 Şubat 2026, 13:18

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongreye hitabında dile getirdiği düşünceler savaş riskinin arttığını gösteriyor.

Konuşmanın ve askeri hareketliliğin arka planında, Washington'ın İran'a karşı olası bir saldırı senaryosu daha gerçekçi görünmeye başladı.

Trump'ın konuşmasında üç ana mesaj var: İran'ın iç baskıları ve bölgesel tehdit argümanı – 32 bin protestocunun öldürüldüğü iddiası ve Avrupa'yı hedef alan füze programı. O, siyasi retoriğinde uzlaşma yerine ültimatom tonuna üstünlük veriyor. Trump nükleer silah konusunda açık bir pozisyon talep ediyor ve “Biz nükleer silah istemiyoruz” ifadesinin Tahran'dan duyulmamasını örnek gösteriyor.

ABD lideri “hiçbir zaman izin vermeyeceğim” beyanatı vererek İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını belirtiyor. Bu, diplomatik manevra için değil, daha çok kamuoyunu olası bir askeri adıma hazırlama niteliği taşıyor.

Diğer yandan askeri hazırlık sinyalleri de var.  Havacılık kuvvetlerinin bölgede konuşlandırılması, ABD'nin Avrupa ve Orta Doğu üslerine 150'den fazla uçak göndermesi, Büyük Britanya'daki RAF Lakenheath üssünden 12 adet F-22 Raptor savaş uçağının İsrail istikametine uçuşu askeri güçten haber veriyor.

F-22'ler esasen hava üstünlüğü ve ilk dalga saldırıları için kullanılır. Bu ise savunma değil, saldırı senaryosuna hazırlık olarak değerlendirilebilir.

ABD askeri gemilerinin üçte birinin Orta Doğu'da yoğunlaşması da tehlikeden haber veriyor. Bu, hem İran'ın olası misilleme saldırılarını önlemek hem de bölgede geniş çaplı bir operasyon için platform oluşturmak amacı taşıyabilir.

ABD ve İran arasında Umman'da yürütülen görüşmelerin ikinci turundan sonra da ilerleme olmaması, Washington'ın taleplerinin önceki yönetimlerden daha sert olduğunu, İran'ın zenginleştirme programının tamamen kısıtlanması ve bölgesel etki mekanizmalarının zayıflatılmasının talep edildiğini ve Tahran'ın ise bu şartları egemenliğe müdahale olarak kabul ettiğini gösteriyor.

Böylece, diplomatik pencere daralıyor.

Olası senaryolar arasında İran'ın nükleer tesislerine ve füze altyapısına “hassas ve kısa süreli” bir saldırı, İsrail ile koordineli daha uzun süreli bir operasyon, psikolojik baskı ve zorlama stratejisi mümkündür.

Mevcut retorik ve askeri aktivite, Washington'ın İran'a karşı gerçek bir askeri seçenek varyantını masada tuttuğunu gösteriyor. Umman'daki görüşmelerin sonuçsuz kalması ve sertleşen talepler zemininde ABD'nin “saldırı kararlılığı” görüntüsü güçleniyor.

Ancak bu aşamada kesin bir kararın verildiğini söylemek zordur. ABD genellikle bu tür durumlarda önce maksimum baskı, sonra son uyarı, ancak bundan sonra askeri adım modelini uygular.

Modern Analiz ve Araştırma Grubu

Facebook
Dəqiq xəbəri bizdən alın!
Keçid et
Xameneinin yerinə gətirilən rəhbər də ÖLDÜRÜLDÜ - Şok açıqlama