Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan Brüksel'e bir mektup gönderdi. Dışişleri Bakanı'nın Brüksel'e gönderdiği mektupta, olası Rus müdahalesi ve dezenformasyonun önlenmesi için yardım talep edildi. Resmi Erivan, Haziran ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Avrupa Birliği'nden (AB) ülkeye “hibrit hızlı tepki grubu” gönderilmesini talep etti.
AB ise Ermenistan'ın “demokratik dayanıklılığını” güçlendirmeyi planlıyor. Yeni misyon onaylanırsa, ana odak noktası seçim süreci ve olası referandumun korunması olacak. Kararın Mart ayında verilmesi bekleniyor. Rusya'nın Ermenistan'daki seçimlere hangi yöntem ve araçlarla müdahale etmek istediği merak uyandıran bir nüanstır.
Modern.az'a yaptığı açıklamada siyaset bilimci Elxan Şahinoğlu, Rusya'nın devlet yapılarının Ermenistan'daki parlamento seçimlerine özel olarak hazırlandığını belirtti:
“Kremlin bu yapılara verdiği temel görev, seçim öncesinde Başbakan Nikol Paşinyan'ı ve partisini zayıflatmaktır. Kremlin bu amaçla Ermenistan'daki radikal muhalefeti ve Paşinyan'a muhalif olan oligark gruplarını desteklemeye karar verdi. Kremlin ayrıca Paşinyan'a karşı güçlü bir koalisyon oluşturmaya çalışıyor. Çünkü Kremlin'de, muhalefet partileri ve muhalif oligarkların ayrı ayrı Nikol Paşinyan'ın partisi üzerinde zafer kazanamayacakları düşünülüyor. Gerçekten de Ermenistan'da çeşitli partiler arasında koalisyon görüşmelerinin yoğunlaşması tesadüfi değildir.”

Siyaset bilimci, Kremlin'in Nikol Paşinyan ve hükümetine karşı cephe açtığı ikinci yönün siber saldırıların düzenlenmesi olduğunu vurguladı:
“Rusya'nın bu saldırıları düzenlemek için yeterli mali ve teknolojik kaynakları bulunmaktadır. Bu nedenle Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Brüksel'den Rusya'dan kaynaklanan siber saldırılara karşı destek talep etti. Ermenistan'da parlamento seçimleri ve yeni Anayasa'nın kabulü amacıyla referandumun yapılacağı tarih yaklaştıkça, Rusya'dan gelen siber saldırıların ölçeği artacaktır. Avrupa Birliği'nin Ermenistan'ı Rusya'nın siber saldırılarından koruması kolay değildir. Ermenistan hükümeti de bunu anlamaktadır. Buna rağmen, Ermenistan hükümeti Brüksel'den destek isteyerek uluslararası topluma, Rusya'nın Ermenistan'daki parlamento seçimlerini ve yeni Anayasa'nın kabulüyle ilgili referandumu bozmak istediği mesajını göndermektedir. Azerbaycan'da yakın yıllarda hiçbir seçim yapılmasa da, Rusya ülkemize karşı da çeşitli siber saldırılar düzenlemektedir. Bunu Milli Meclis'in dış müdahalelere ve hibrit tehditlere karşı geçici komisyonunun raporları da kanıtlamaktadır.”
Siyaset bilimci Natiq Miri ise, asıl meselenin bilgi alanında, medya kuruluşlarında yayılabilecek dezenformasyonların önlenmesi olduğunu kaydetti:
“Paşinyan ve ekibi hakkında sahte kompromatlar, aynı zamanda 2020 yılındaki 44 günlük savaş ve 2023 yılının 19-20 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen antiterör operasyonlarıyla ilgili çeşitli dezenformasyonlar medyaya aktarılabilir. Bu da kamuoyunu yanıltmak, hükümete karşı potansiyel nefreti tetiklemek amacını taşıyacaktır. Bunlar sadece meselenin bir tarafıdır. Çünkü Rusya, dezenformasyon alanında kurumsallaşmış bir ülkedir. Rusya bu politikasını Batı dünyasında, özellikle Avrupa Birliği coğrafyasında çok ustaca kullanmaktadır. Bariz bir örnek olarak Moldova'da yapılan seçimler gösterilebilir. Moldova'da yapılan seçimler sırasında dezenformasyon ve provokasyonların önüne bizzat Avrupa Birliği'nden gönderilen çevik gruplar geçti. Bilgi yayıldığı anda derhal araştırılır ve gerçek hemen kamuoyuna açıklanır. Kısacası, dezenformasyon ve yalanın yayılmasına izin verilmez. Yanlış bilgiler kamuoyunda çok belirleyici bir faktör olduğu için Rusya bu hassas noktayı istediği ülkeye karşı kullanmaktadır. Ermenistan'da da Rusya'nın aynı adımları atacağı kimseyi şüpheye düşürmüyor. Rusya, Moldova'daki yenilgisini telafi etmek için ciddi hazırlık çalışmaları yapmaktadır. Bu nedenle Ermenistan hükümeti Avrupa Birliği'ne başvurmuştur. Avrupa Birliği'nin karara olumlu yaklaşacağını düşünüyorum. Avrupa Birliği'nden gelecek çevik grubun faaliyeti Moldova'da kendini kanıtladı. Yani bu, test edilmiş, etkili faaliyet gösteren bir gruptur. Burada çeşitli teknolojilerden, hatta yapay zekadan faydalanılmasının yanı sıra ola bilsin ki, Nikol Paşinyan hükümetiyle ilgili özel PR grupları da faaliyet göstersin. Hükümetin propagandasına destek grupları da eklenebilir. Ben bunu çok olumlu buluyorum.”

Siyaset bilimci, tüm bunlarla birlikte Ermeni kamuoyunun desteğini kazanmanın da çok önemli olduğunu belirtti:
“Çünkü halk arasında doğru dürüst bir propaganda yapılmazsa, yayılan dezenformasyonların önüne geçmek o kadar da işe yaramayacaktır. Bununla ilgili olarak, özellikle Paşinyan hükümetinin yaptığı işler, Ermenistan'a getirdiği barış, Ermeni gençlerinin ölümünün engellenmesi, ekonomideki belirli gelişmeler, ayrıca yatırımların ülkeye gelmesinin önünün açılması, ABD ile Ermenistan arasında imzalanan belgeler, Türkiye ile sınırların açılması gibi çok olumlu olaylar yaşanmıştır. Bu tür olumlu olaylar seçim arifesinde de yaşanmaya devam edecektir. Hatta Azerbaycan ile ticaret yeniden başlamıştır. Bütün bunlar Ermeni kamuoyuna ulaştırılmalı, çok ciddi bir propaganda yapılmalıdır ki, kamuoyu bütünüyle Nikol Paşinyan hükümetinden ve onun Ermenistan'a getirdiği barıştan yana olsun. Ancak bu durumda Avrupa'dan gelecek çevik grubun dezenformasyon ve yalanların önüne geçmesi bir işe yarayabilir.”