Ermenistan, 7 Haziran'da yapılacak kader belirleyici parlamento seçimlerine hazırlanırken, ülkenin siyasi gündemi beklenmedik bir haberle sarsıldı. Başbakan Nikol Paşinyan'ın uzun yıllar siyasi ve kişisel hayatında birlikte yürüdüğü, ülkenin birinci hanımı sayılan Anna Akopyan'ın boşanma kararı verdiğine dair video mesajı yayımlandı. Bu olay, basit bir ayrılık değil, Paşinyan'ın itibarını hedef alan, dikkatle hesaplanmış bir siyasi manevra olarak değerlendiriliyor.
Çünkü seçimlere 3 ay kala böyle bir haberin yayılması tesadüfi olamaz. Paşinyan için aile imajı her zaman "halkın adamı" imajının temel bir parçası olmuştur. Akopyan'ın bu adımı, Paşinyan'ın en güçlü savunma hattını içeriden yıkmayı amaçlamaktadır. Kesinlikle söylenebilir ki, bu boşanma Paşinyan'ın seçmenleri karşısında onun manevi ve liderlik itibarına doğrudan bir darbedir.
En dikkat çekici yanı, Anna Akopyan'ın yeni siyasi tercihiyle ilgilidir. Edinilen bilgilere göre, Akopyan, Rusya'da milyarder unvanı kazanmış "Taşir" grubunun başkanı, şu anda soruşturma altında olan ve Ermenistan başbakanlığına gerçek bir aday olarak görülen Samvel Karapetyan'ı desteklemektedir.

Rusya vatandaşı olan Karapetyan'ın Ermenistan siyasetindeki ağırlığının artması, Akopyan'ın onun kampına geçmesiyle yeni bir boyuta taşınıyor. Yakın günlerde Akopyan'ın resmen Karapetyan'ı destekleyeceğini ilan etmesi bekleniyor ki, bu da Paşinyan için "arkadan vurulan hançer" etkisi yaratacaktır.
Akopyan'ın bu adımı, onun Paşinyan'a karşı ilk soğukluğu değildir. Tarihi gerçekler hatırlatır ki, Paşinyan'ın siyasi faaliyetleri döneminde, özellikle de hapiste olduğu zor zamanlarda Anna Akopyan ona beklenen manevi desteği göstermemiş, onu siyasi yalnızlıkta bırakmıştı. Bugün yaşananlar, o yılların ve soğuk ilişkilerin mantıksal bir sonucu olarak görünmektedir.
Anna Akopyan ve Nikol Paşinyan uzun yıllar resmi nikah olmadan, medeni nikahla yaşamışlardır. Bu süre zarfında Akopyan, Paşinyan'ın siyasi kariyerinin tüm karanlık noktalarına, kapalı kapılar ardında alınan kararlara ve kişisel zayıflıklarına tanıklık etmiştir.

Akopyan'ın yakın günlerde Paşinyan hakkında ciddi kompromatlar açıklama ihtimali yüksektir. Uzun yılların sırlarının açığa çıkması, seçmenlerin görüşünü etkileyebilecek en tehlikeli silahtır. Bu bağlamda, Anna Akopyan'ın “Benim Adımım” fonunun başkanı olarak cezai sorumluluğa çekilme riski hakkında konuşması ise siyasi manipülasyon olarak kabul edilmelidir.
O bununla Nikol Paşinyan'ın tüm adımlarını etkisiz hale getirmiş oluyor.
Tarihte devlet başkanlarının eşlerinin onlara karşı çıkması veya itibarlarına darbe vurması nadir olsa da, sarsıcı sonuçlar doğurmuştur:
Güney Afrika Cumhuriyeti lideri Nelson Mandela ve Winnie Mandela çiftinin ayrılması ve Winnie'nin skandalları Mandela'nın imajını kısa süreliğine etkilese de, o, halkın sevgisini koruyabilmişti.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise 2007 yılında Sarkozy cumhurbaşkanı seçildikten sadece 5 ay sonra Cécilia Ciganer-Albéniz'den boşanmıştı. Bu, Fransa tarihinde bir ilkti ve Sarkozy'nin "her şeye hükmeden lider" imajını ciddi şekilde sarsmıştı.

Anna Akopyan'ın durumu ise daha keskindir, çünkü o sadece boşanmıyor, aynı zamanda rakip adayın tarafına geçiyor.
Tüm bu iç sarsıntılara, Akopyan'ın ihanetine ve Karapetyan faktörüne rağmen, Paşinyan'ın seçimlerden mağlup ayrılacağını söylemek yanlış olurdu.
Avrupa Birliği, Ermenistan'ın Batı'ya entegrasyon çizgisini korumak için Paşinyan'ı "vazgeçilmez" olarak görüyor. Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesi zemininde Beyaz Saray için de belirli bir siyasi aktif kazanan siyasi ve diplomatik desteği, Paşinyan için bu fırtınada temel cankurtaran kemeridir.

Paşinyan, 7 Haziran seçimlerinden ciddi itibar kayıplarıyla, "yaralı" bir lider olarak çıksa da, Batı'nın desteği ve idari kaynaklar sayesinde iktidarını koruyabileceği öngörülmektedir.
Anna Akopyan'ın bu hamlesi, Ermenistan'ın siyasi tarihinde "en büyük aile ihaneti" olarak kalacaktır. Ancak Paşinyan, bu kişisel ve siyasi krizi aşmak için geniş manevra imkanlarına sahiptir.
Elnur AMİROV