2020 yılında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı sonucunda Azerbaycan'ın işgalden kurtarılmış topraklarında tamamen yeni bir aşama başladı. On yıllar boyunca yıkılmış şehir ve köyler, yok edilmiş altyapı ve yağmalanmış kültürel miras, bu toprakları birçok uluslararası gözlemcinin birçok şehri, özellikle Ağdam'ı “Kafkasya'nın Hiroşiması” olarak adlandırmasına neden olmuştu.
Ancak son yıllarda hayata geçirilen geniş çaplı restorasyon ve yeniden yapılanma programları Karabağ'ı bölgenin en büyük kalkınma ve modernizasyon projelerinden birine dönüştürdü. Bu süreç sadece altyapının kurulmasını değil, aynı zamanda kültürel mirasın restorasyonunu, yeni bir ekonomik modelin oluşturulmasını ve bölgenin bir turizm merkezine dönüştürülmesini de içeren stratejik yönleri kapsamaktadır.
Modern.az bugüne kadar yapılan işlerin genel görünümünü ve bundan sonra yapılması planlanan işleri sunmaktadır.
6 şehir, 2 kasaba ve 22 köy
Bugüne kadar işgalden kurtarılmış bölgelerde 6 şehir, 2 kasaba ve 22 köy olmak üzere toplam 30 yerleşim yerine nüfusun yerleştirilmesi gerçekleştirilmiştir. Karabağ ve Doğu Zengezur'a bu yıl 1 Kasım'a kadar 20879 kişiden oluşan 5256 ailenin dönüşü sağlanmıştır. Buradaki restorasyon-inşaat işleri ve diğer mesleki faaliyetlerle ilgili geçici olarak yaşayan kişileri ve Karabağ Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencileri de göz önüne aldığımızda, şu anda işgalden kurtarılmış bölgelerde yerleşmiş nüfusun toplam sayısı yaklaşık 62 bin kişidir.
Belirtmek gerekir ki, işgalden kurtarılmış bölgelerimizde restorasyon ve inşaat çalışmaları ilk olarak yolların yapılması ve enerji temini ile başlamıştır. Son 5 yılda burada gerçekleştirilen ulaşım projeleri hem ölçeği hem de sayısı açısından bir kez daha Azerbaycan devletinin gücünü ve azmini ortaya koymaktadır. Geçtiğimiz 5 yılda Karabağ ve Doğu Zengezur'un ulaşım altyapısıyla ilgili 60 proje kapsamında 3501,6 kilometre uzunluğunda yol yapım çalışmalarına başlanmıştır. Bu projelerden 16'sı tamamen, 1'i ise kısmen tamamlanmıştır.

Füzuli, Zengilan ve Laçın'da uluslararası havalimanlarının inşasını da özellikle belirtmeliyiz. Demiryollarına gelince, Berde-Ağdam, Horadiz-Ağbend ve Ağdam-Hankendi demiryolu hatları üzerinde projelendirme ve inşaat çalışmaları yapılmıştır. Berde-Ağdam demiryolu hattı ise tamamen kullanıma açılmıştır.
Enerji teminine gelince, 14 elektrik trafo merkezi inşa edilmiş, 1000 kilometreden fazla yüksek gerilimli elektrik iletim hatları çekilerek zincirleme şekilde 12 yeni trafo merkezi bağlanmıştır. Bütün bunlar, kurtarılmış bölgelerin enerji ihtiyaçlarını tamamen karşılamaktadır. Buna ek olarak, Karabağ ve Doğu Zengezur'da 307 MW gücünde 38 hidroelektrik santrali inşa edilmiştir. Azerbaycan'ın birleşik enerji sistemine entegre olan bu HES'lerin inşası, ülkemizde "yeşil" ve yenilenebilir enerjiye geçişle ilgili çağrıların başarıyla gerçekleştiğini göstermektedir.
İşgalden kurtarılmış bölgelerde gaz temini alanında 6 ana hattın çekilmesi de önemli bir olaydır. Bugüne kadar 9 gaz dağıtım istasyonu ve 1 gaz düzenleme noktası inşa edilmiş, 8 şehre, 20 köye ve 1 kasabaya gaz temini sağlanmıştır.

Şunu da belirtmek gerekir ki, tüm bu işleri Azerbaycan devleti kendi gücüyle gerçekleştirmiştir. Bugüne kadar Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, işgalden kurtarılmış bölgelerde 569 etkinliğe katılmış, toplamda 177 farklı amaçlı projenin temelini atmış, 167 tesis ve altyapı projesinin açılışını yapmıştır.
İşgalden Kurtarılmış Bölgelerde Yeşil Enerji Bölgesi (YEB)
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in işgalden kurtarılmış bölgelerle ilgili belirlediği ekonomik kalkınma rotasında, bu bölgelerin “yeşil enerji" bölgesine dönüştürülmesi temel yönlerden biri olarak kabul edilmektedir. 44 günlük Vatan Savaşı'ndan sonra, 2020 yılı ekonomik sonuçlarına dair 6 Ocak 2021 tarihli toplantıda, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev tarafından işgalden kurtarılmış bölgelerde Yeşil Enerji Bölgesi oluşturulmasına dair stratejik bir vizyon ortaya konmuş ve bunun için bu bölgelerde yeterli yenilenebilir enerji potansiyelinin bulunduğu belirtilmiştir.
“Azerbaycan Cumhuriyeti'nin işgalden kurtarılmış bölgelerinde “yeşil enerji” bölgesi oluşturulmasına ilişkin tedbirler hakkında” Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın 3 Mayıs 2021 tarihli 2620 sayılı Kararnamesi ile uluslararası bir danışmanlık şirketinin dahil edilmesi öngörülmüştür. Kararnamenin uygulanması doğrultusunda Japonya'nın TEPSCO şirketi ile işbirliğine başlanmış ve ilgili Konsept belgesi hazırlanmıştır.

Konseptin amacı, işgalden kurtarılmış bölgelerde mevcut yüksek yenilenebilir enerji potansiyelini kullanarak bölgeyi ekolojik açıdan temiz yeşil enerji ile sağlamak ve ekolojik açıdan temiz ve enerji verimliliğine sahip yeşil teknolojilerin uygulama perspektiflerini araştırarak öneriler oluşturmaktır. Bunun için farklı senaryolar uygulanarak bölgelerin enerji talep modelleri hazırlanmıştır.
Yeşil Enerji Bölgesi'nin oluşturulması çerçevesinde, işgalden kurtarılmış bölgelerde yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi, enerji verimliliği tedbirleri, elektrikli ulaşım araçlarının kullanımı, binaların çatılarında yenilenebilir enerji tesisatlarının (özellikle güneş panellerinin) kurulması, ayrıca cadde ve yolların aydınlatılmasında güneş enerjisi tabanlı LED lambaların kullanılması, ısıtma, soğutma ve sıcak su temininde yenilenebilir enerji teknolojilerinin kullanılması, akıllı enerji yönetim teknolojilerinin uygulanması, atıkların enerji amaçlı yönetimi gibi tedbirler öngörülmüştür.
Bununla birlikte, Azerbaycan hükümeti tarafından 2021 yılının Kasım ayında Glasgow şehrinde düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP26), baz yılına kıyasla 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarının %40'a kadar azaltılması ve işgalden kurtarılmış bölgelerde "net sıfır emisyon" bölgesi oluşturulması niyeti beyan edilmiştir. Bu da kendi içinde işgalden kurtarılmış bölgelerin yeşil enerji bölgesine dönüşmesine katkı sağlayacaktır.
İlk gözlemler, Gubadlı, Zengilan, Cebrayıl ve Füzuli bölgelerinde güneş enerjisi projeleri için elverişli bir potansiyel bulunduğunu ve bu teknik potansiyelin 7200 MW'tan fazla olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Aynı zamanda, ilk araştırmalara göre, Laçın ve Kelbecer'in dağlık bölgelerinde 2000 MW hacminde rüzgar enerjisi teknik potansiyelinin olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, Terterçay, Hekeri Nehri ve bu nehirlerin kollarında büyük hidroenerji potansiyeli mevcuttur.
İşgalden kurtarılmış bölgelerin restorasyon sürecinin önemli bir bileşeni olarak enerji altyapısının kurulmasına ve enerji güvenliğinin sağlanmasına özel önem verilmektedir. Bu hedefe uygun olarak, elektrik enerjisi üretim kapasitelerinin restorasyonu çerçevesinde Laçın'da, Kelbecer'de ve Sugovuşan'da restore edilen 20.2 MW gücünde 4 hidroelektrik santrali zaten işletmeye alınmıştır:
“Gülabird” HES - 8 MW;
“Sugovuşan-1” KHES - 4,8 MW;
“Sugovuşan-2” KHES - 3,0 MW;
“Kelbecer-1” KHES - 4,4 MW.
Aynı zamanda, Cebrayıl ilçesi topraklarında, Aras Nehri üzerinde, Azerbaycan tarafı için toplam gücü 140 MW (100 MW "Hudafarin", 40 MW "Kız Kalesi") olmak üzere iki hidroelektrik santralinin inşası şu anda devam etmektedir.
Ayrıca, Laçın/Kelbecer bölgesinde yaklaşık 100 MW gücünde inşa edilmesi planlanan rüzgar enerjisi santrali projesinin hayata geçirilmesi, işgalden kurtarılmış bölgelerde “Yeşil Enerji Bölgesi”nin oluşturulmasına ek katkı sağlayacaktır.
Bunun yanı sıra, 3 Haziran 2021 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Enerji Bakanlığı ile bp şirketi arasında Zengilan/Cebrayıl bölgesinde 240 MW gücünde güneş enerjisi santrali inşaatı projesinin değerlendirilmesi ve uygulanması faaliyetine ilişkin İcra Anlaşması imzalanmıştır.
Şuşa
2020 yılında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı sonucunda kurtarılmış bölgelerde geniş çaplı restorasyon ve yeniden yapılanma çalışmaları yürütülmektedir. Bu süreç sadece yerleşim yerlerinin ve altyapının kurulmasıyla sınırlı değildir. Karabağ'da yıkılmış tarihi, dini ve kültürel miras örneklerinin restorasyonu devlet programının temel yönlerinden biridir.
Uzun yıllar süren işgal döneminde yüzlerce anıt yıkılmış veya ciddi zarar görmüştür. Halihazırda bu anıtların restorasyonu için yerel ve uluslararası uzmanların katılımıyla kapsamlı projeler yürütülmektedir.
Şuşa'da restore edilen tarihi anıtlar:

Yukarı Gövher Ağa Camii
Yukarı Gövher Ağa Camii, XIX. yüzyılda inşa edilmiş Karabağ'ın en ünlü mimari anıtlarından biridir. İşgal döneminde ciddi zarar gören bu cami, özgürlüğe kavuştuktan sonra restore edilerek yeniden kullanıma açılmıştır.
Saatlı Camii
Saatlı Camii, Şuşa'nın diğer tarihi dini anıtlarından biridir. Caminin mimari üslubu Karabağ mimarisinin klasik örneklerinden sayılır ve şu anda restorasyon çalışmaları yapılmıştır.

Vagif Türbesi
Vagif Türbesi, XVIII. yüzyıl Azerbaycan şairi ve devlet adamı Molla Penah Vagif'in anısına adanmış bir mimari komplekstir. Anıt, işgal döneminde vandalizme maruz kalsa da, özgürlüğe kavuştuktan sonra yeniden restore edilmiştir.
İşgalden sonra Şuşa, kısa sürede Azerbaycan'ın kültürel ve sosyal hayatının ana merkezlerinden birine dönüşmüştür. 2021 yılında şehrin Azerbaycan'ın kültür başkenti ilan edilmesi bu sürece yeni bir dinamizm katmıştır.
Son yıllarda Şuşa'da düzenlenen uluslararası forumlar, festivaller ve konferanslar sadece şehrin kültürel hayatını canlandırmakla kalmamaktadır. Bu etkinlikler aynı zamanda Karabağ'ın uluslararası kültürel ve diplomatik bir platforma dönüşme stratejisinin önemli bir bileşeni olarak da işlev görmektedir.
Haribülbül Müzik Festivali: Karabağ müziğinin dünyaya tanıtımı
Şuşa'da restore edilen en ünlü kültürel etkinliklerden biri Haribülbül Müzik Festivali'dir.
Festival ilk kez 1989 yılında düzenlenmiş ve Karabağ müzik geleneklerinin dünyaya tanıtılmasına hizmet etmiştir. Ancak bölgenin işgali nedeniyle festival uzun yıllar düzenlenememiştir. Şuşa'nın kurtarılmasından sonra etkinlik yeniden restore edilerek uluslararası müzik festivali formatında organize edilmektedir.
Festivalin temel amaçları:
-farklı ülkelerden müzik topluluklarını bir araya getirmek
-Azerbaycan müziğini uluslararası dinleyici kitlesine sunmak
-Karabağ'ın zengin kültürel mirasını dünyaya tanıtmak.
Bu etkinlik, Şuşa'yı yeniden bölgenin önemli müzik ve kültür merkezlerinden birine dönüştürme açısından stratejik öneme sahiptir.
Vagif Şiir Günleri: edebiyatın Şuşa'ya dönüşü
Şuşa'da restore edilen diğer önemli kültürel proje Vagif Şiir Günleri'dir.
Bu etkinlik, XVIII. yüzyıl Azerbaycan şairi ve devlet adamı Molla Penah Vagif'in anısına adanmıştır ve esasen Vagif Türbesi çevresinde düzenlenmektedir.
Etkinliğin temel yönleri:
-Azerbaycan edebiyatının tanıtımı
-şair ve yazarların katılımıyla edebi tartışmalar
-uluslararası edebiyat ilişkilerinin geliştirilmesi
-Vagif Şiir Günleri aynı zamanda Karabağ'ın Azerbaycan edebiyat tarihindeki yerini yeniden ön plana çıkarmaktadır.
Şuşa Küresel Medya Forumu: uluslararası medya diyaloğu
Şuşa'nın uluslararası etkinlikler haritasında özel bir yer tutan platformlardan biri Şuşa Küresel Medya Forumu'dur.
Forum, farklı ülkelerden gazetecileri, medya yöneticilerini ve uzmanları bir araya getirmektedir. Bu platformda modern bilgi ortamının temel sorunları tartışılmaktadır.
Forumun temel konuları:
-küresel bilgi güvenliği
-medya dönüşümü
-dezenformasyonla mücadele
-bölgesel iletişim politikası
Bu etkinlik, Şuşa'nın uluslararası bilgi ve medya tartışmaları için önemli bir platforma dönüştüğünü göstermektedir.
Türk dünyasının kültürel platformu
Şuşa aynı zamanda Türk dünyasının kültürel işbirliği merkezlerinden birine dönüşmektedir. Bu doğrultuda TÜRKSOY aracılığıyla çeşitli konserler, sergiler ve kültürel etkinlikler düzenlenmektedir.
Bu etkinlikler:
-Türk halkları arasında kültürel ilişkilerin güçlenmesine
-ortak tarihi ve kültürel mirasın tanıtımına
-Karabağ'ın Türk dünyası için sembolik bir mekan olarak rolünün güçlenmesine hizmet etmektedir.
Şuşa – bölgesel diplomasi platformu
Şuşa'da düzenlenen uluslararası konferanslar ve forumlar sadece kültür alanı ile sınırlı değildir. Şehir giderek bölgesel diplomasi ve siyasi diyalog mekanına dönüşmüştür.
Bu etkinliklerde temel tartışma konuları şunlar olmuştur:
-kültürel diplomasi
-bölgesel işbirliği
-Karabağ'ın restorasyonu ve kalkınması
-turizm ve yatırım fırsatları
Bu tür etkinlikler, Şuşa'nın uluslararası ilişkiler sistemindeki rolünün arttığını göstermektedir.
Kurtarılmış bölgelerde yeni iş fırsatları
Kurtarılmış bölgelerde ekonomik aktivitenin restorasyonu ve bölgenin kalkınması için çeşitli alanlarda geniş iş fırsatları oluşmaktadır. Devlet tarafından oluşturulan sanayi bölgeleri, tarım projeleri, turizm altyapısı ve büyük inşaat programları bu bölgeleri Azerbaycan'ın yeni ekonomik kalkınma merkezlerinden birine dönüştürmektedir.
Sanayi ve üretim sektörü
Kurtarılmış bölgelerde sanayi potansiyelinin oluşturulması için özel ekonomik bölgeler kurulmuştur. Bu açıdan Ağdam Sanayi Parkı, bölgenin ana sanayi merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermektedir. Parkta inşaat malzemeleri üretimi, mobilya sanayii, tarım ürünleri işleme ve diğer üretim tesislerinin kurulması öngörülmektedir.
Buna ek olarak, Aras Vadisi Ekonomik Bölgesi, lojistik ve sanayi faaliyetleri için önemli bir platform olarak oluşturulmaktadır. Bu bölge özellikle üretim tesisleri, lojistik merkezleri ve ihracat odaklı sanayi alanlarının geliştirilmesine odaklanmıştır.

Tarım ve tarımsal iş
Karabağ ve Doğu Zengezur bölgeleri, verimli toprakları ve geniş ekim alanları ile tarım için büyük bir potansiyele sahiptir. Bu doğrultuda modern teknolojilere dayalı tarımsal projeler hayata geçirilmektedir.
Bu alandaki en dikkat çekici projelerden biri, Ağalı köyünde gerçekleştirilen “akıllı köy” modelidir. Bu model, tarımda dijital teknolojilerin uygulanması, sulama sistemlerinin otomasyonu ve enerji verimliliği prensiplerine dayanmaktadır.
Aynı zamanda bölgede büyük tahıl alanlarının kullanıma açılması, hayvancılık komplekslerinin kurulması ve bağcılık geleneklerinin restore edilmesi planlanmaktadır. Bu projeler, bölgenin tarımsal üretim ve gıda güvenliğine katkı sağlayacaktır.
Turizm ve hizmet sektörü
Kurtarılmış bölgeler, doğal peyzajı ve zengin tarihi-kültürel mirası ile turizm için büyük bir potansiyele sahiptir. Bu açıdan bölgede turizm altyapısı hızla oluşturulmaktadır.
Şuşa şehrinde uluslararası düzeyde oteller, kültür merkezleri ve turizm hizmetleri kurulmaktadır.
Aynı zamanda Laçın ve Kelbecer bölgelerinde dağ turizmi, sağlık turizmi ve ekoturizm için otel kompleksleri, dinlenme merkezleri ve kafe-restoran ağlarının kurulması planlanmaktadır. Bu projeler, bölgenin turizm haritasında önemli bir yer edinmesine olanak sağlamaktadır.
Altyapı ve inşaat sektörü
Kurtarılmış bölgelerde yürütülen geniş çaplı restorasyon ve inşaat çalışmaları, inşaat sektöründe de büyük fırsatlar yaratmaktadır. Bölgede yeni otoyollar, tüneller, köprüler ve konut kompleksleri inşa edilmektedir.
Bu süreç çerçevesinde yol yapım şirketleri, beton ve inşaat malzemeleri üreten tesisler, asfalt fabrikaları ve mühendislik altyapısıyla ilgilenen şirketler için geniş bir faaliyet alanı oluşmaktadır.
Böylece, Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik bölgelerinde hayata geçirilen bu projeler, bölgenin sadece restorasyonuna değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik kalkınmasına ve yeni bir iş ekosisteminin oluşmasına da hizmet etmektedir.
Karabağ şehirlerinin yeni ana planları: modern şehircilik ve “akıllı şehir” modeli
İşgalden kurtarılmış bölgelerde yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının en önemli yönlerinden biri, şehirlerin yeni ana planlarının hazırlanmasıdır. Bu planlar sadece yıkılmış altyapının restorasyonunu değil, aynı zamanda modern şehircilik prensiplerine dayalı tamamen yeni bir şehir modelinin kurulmasını da öngörmektedir.
Azerbaycan hükümeti, Karabağ ve Doğu Zengezur bölgesinde “akıllı şehir” ve “akıllı köy” konseptlerini uygulayarak bölgeyi Güney Kafkasya'nın en modern şehircilik mekanlarından birine dönüştürmeyi hedeflemektedir. Yeni ana planlar, uluslararası mimarlık ve şehir planlama deneyimi dikkate alınarak hazırlanmış ve bir dizi stratejik prensibe dayanmaktadır.
Ekolojik şehir modeli
Yeni ana planların temel yönlerinden biri ekolojik sürdürülebilirliktir. Şehirlerin projelendirilmesi sırasında doğaya minimum müdahale prensibi esas alınmaktadır. Bu çerçevede yerleşim yerlerinde geniş park ve rekreasyon alanlarının oluşturulması, yeşil alanların artırılması ve şehir ekosisteminin korunması öngörülmektedir.
Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması, enerji verimli binaların inşası ve atık yönetim sistemlerinin kurulması ekolojik şehir modelinin temel unsurları olarak öngörülmektedir.
Otomobil yükünün azaltılması
Yeni şehircilik konseptinde şehir merkezlerinde otomobil yoğunluğunun azaltılması özel bir yer tutmaktadır. Şehir planlarında trafik akışının optimize edilmesi, toplu taşımanın geliştirilmesi ve yaya bölgelerinin genişletilmesi öngörülmektedir.
Bu yaklaşım hem şehrin ekolojik durumunun iyileştirilmesine hem de sakinler için daha konforlu ve güvenli bir şehir ortamının oluşturulmasına hizmet etmektedir.
Geniş yeşil alanlar ve rekreasyon mekanları
Karabağ şehirlerinin yeni planlarında parklar, bahçeler ve kamusal dinlenme alanlarının geniş bir ağı oluşturulmaktadır. Yeşil alanlar sadece estetik bir amaç taşımamakta, aynı zamanda şehir ekosisteminin dengesini korumak ve sakinlerin sosyal hayatını canlandırmak için önemli bir unsur olarak kabul edilmektedir.
Bu çerçevede şehir parkları, bulvarlar, yürüyüş alanları ve açık kamusal mekanlar modern şehircilik yaklaşımının ayrılmaz bir parçası olarak planlanmaktadır.
Yaya ve bisiklet altyapısı
Yeni ana planların diğer önemli özelliklerinden biri alternatif ulaşım araçlarının teşvik edilmesidir. Şehirlerde yaya yolları, bisiklet şeritleri ve güvenli geçiş güzergahları öngörülmektedir.
Bu yaklaşım hem sağlıklı yaşam tarzının teşvik edilmesine hem de şehir ulaşım sisteminde dengenin oluşturulmasına hizmet etmektedir.
“Akıllı şehir” teknolojilerinin uygulanması
Karabağ şehirlerinin yeni ana planlarında dijital teknolojiler önemli bir rol oynamaktadır. “Akıllı şehir” konsepti çerçevesinde dijital yönetim sistemleri, enerji ve su kaynaklarının akıllı yönetimi, güvenlik ve gözetim sistemleri, elektronik hizmet altyapısı gibi yenilikçi çözümlerin uygulanması öngörülmektedir. Bu teknolojiler, şehir yönetiminin etkinliğini artırmak ve sakinler için daha rahat yaşam koşulları yaratmak amacını taşımaktadır.