Türkiye'nin İstanbul şehrindeki İsrail konsolosluğuna silahlı saldırı düzenlendi. 3 teröristin etkisiz hale getirildiği saldırı sırasında 2 polis memuru yaralandı. Halihazırda olayla ilgili polis ve savcılık tarafından soruşturmalar yürütülüyor.
Türkiye İçişleri Bakanlığı'nın (DİN) yaydığı bilgiye göre, saldırıyı gerçekleştiren kişiler - Yunus E.S, Onur. Ç ve Enes.Ç olmuştur.
Bakanlığın bilgisine göre, ölü olarak ele geçirilen Yunus E.S'nin dini istismar eden bir terör örgütüyle bağlantılarının olduğu, yaralı halde ele geçirilen diğer iki terörist - Onur Ç. ve Enes Ç.'nin ise kardeş oldukları ve Onur Ç.'nin narkotikle ilgili mahkumiyetinin olduğu tespit edilmiştir.
Türk güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, olayı Modern.az'a yorumladı.
Uzman, yaşananların daha geniş planların bir parçası olmasının da dışlanmadığını belirtti:
"Saldırıda yer alan kişilerin kriminal faaliyetlerin yanı sıra, dini motifleri istismar eden bir örgütle bağlantısı olduğu tahmin edilmektedir. Bu, ideolojik ve suç unsurlarının birleştiği bir modeldir ve bu tür “hibrit aktörler” öngörülemezlik riskini artırır. Saldırı sırasında kullanılan taktik giyim ve yarı-profesyonel silahlar belirli bir hazırlığın olduğunu gösterse de, davranışlarda tam profesyonellik gözlemlenmemiştir. Bu da profesyonel olmayan, ancak belirli bir yönlendirme almış bir hücrenin var olduğu ihtimalini güçlendirmektedir. Bu tür saldırıların temel amacı düşük maliyetle yüksek ve orantısız bir etki yaratmaktır. Bu tür terör eylemleri aynı zamanda dini ve mezhepsel hassasiyetleri derinleştirmeye, toplumdaki mevcut “çatlak hatlarını” harekete geçirmeye yöneliktir. Yaşananların daha geniş planların bir parçası olması da dışlanmamaktadır. Umarım yanılıyorum, ancak bu, deneme niteliğinde bir saldırı veya daha büyük bir zincirin parçası olarak değerlendirilebilir ve büyük hedeflerin ilk sinyali olabilir.”
Uzman ayrıca bölgede artan risklere de dikkat çekti:
“Artık daha derin bir çatışmanın eşiğindeyiz. Türkiye ve Azerbaycan üzerinde çeşitli – doğrusal ve asimetrik dahil olmak üzere – denemelerin yapıldığını görüyoruz. Bu saldırıların amacı sadece darbe vurmak değil, aynı zamanda topluma ve karar alıcılara etki etmektir”.