Macaristan'da yapılan parlamento seçimleri ana muhalefet partisi “Tisza”nın zaferiyle sonuçlandı. Böylece muhalefet, mevcut Başbakan Orban'ın 16 yıllık iktidarına son verdi. “Tisza” partisi parlamentodaki 199 sandalyeden 138'ini kazanarak tek başına iktidar kurma imkanı elde etti.
Parlamento seçimlerinde galip gelen “Saygı ve Özgürlük Partisi”nin (Tisza) lideri Peter Magyar şimdi Avrupa'da dikkatleri üzerine çekti.
İlginç konulardan biri de Macaristan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki gözlemci statüsüyle ilgili.
Eski Başbakan Viktor Orban Türk dünyasına entegrasyonda oldukça ilgiliydi. Yeni Başbakan'ın daha çok Avrupa Birliği'ne meyilli olması ve daha çok Avrupa sisteminin bir parçası olma politikasını hedeflemesi, Macaristan'ın yeni dönemde TDT ile ilişkileri meselesini ciddi şekilde sorgulatıyor.
Modern.az'a açıklamasında Milli Meclis Azerbaycan-Macaristan Parlamentolararası Çalışma Grubu ve Türk Devletleri Asamblesi üyesi Fazil Mustafa, Orban'ın iktidardan gitmesinin Azerbaycan'ın lehine bir durum olmadığını belirtti:
“Elbette, Macar halkı demokratik seçimlerde kendi iradesini göstererek yeni bir gücü iktidara getirdi. Tabii ki, ebedi iktidar yoktur. Viktor Orban 16 yıl Macaristan'ın Başbakanı oldu. Orban'ın Azerbaycan'a, Türk Dünyasına, Türkiye'ye karşı tutumu oldukça yüksektir. Azerbaycanlılar Macar halkının bakış açısından konuya yaklaşıp, sanki Orban'ın gidişine seviniyorlar. Böyle bir düşünce oluştu ki, yeni hükümet Orban hükümetinden farklı olarak Ukrayna'ya güya yardım edecek. Ama daha çok Azerbaycan merkezli düşünen insanlar olarak konuya yaklaştığımızda Viktor Orban'ın iktidardan gitmesinin bizim lehimize olan bir olay olmadığını düşünüyoruz. Çünkü Macaristan'ın Türk dünyasına entegrasyon politikasında yer almasını faydalı buluyorduk. Çünkü Avrupa Birliği içerisinde Türk devletlerinin çıkarını temsil eden, ona karşı olan adımlara kendi sözünü söyleyen bir lider görüyorduk. Diğer yandan, Orban'ın Ramil Seferov'un iadesi, Macaristan'ın TDT'ye gözlemci üye olarak katılımıyla ilgili adımları her halükarda olumlu bir yaklaşımdı. Sanırım bu açıdan Orban'ın hizmetleri unutulmamalıdır. Her halükarda bu, Macaristan'ın iç koşullarını ilişkilendiren bir seçimdir. Halk da bu şekilde uygun görmüşse, demek ki değişiklik kaçınılmaz sayılmıştır.”

F.Mustafa, Orban'ın Türk Dünyası ile işbirliği çizgisini Peter Magyar'ın yine de devam ettireceğinin umulduğunu söyledi:
“Doğal süreç önceki tempoda olmasa da, her halükarda yeni Başbakan bu politikanın değişmesine izin vermeyecek.”
Politolog Natig Miri ise Macaristan'ın Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkilerinin tamamen kesilmesine gerek olmadığını kaydetti:
“Magyar da bunu anlayacaktır. Çünkü TDT Avrasya'da giderek güçleniyor ve bugün belki de en güçlü birliktir. Yani perspektifi olan milli birlikten bahsediyoruz. Diğer yandan bugün hem ticaret, hem ulaştırma-lojistik, hem de enerji transferi açısından bu coğrafya çekicidir. Bundan başka, TDT'nin üyesi olan çoğu Türk devleti enerji kaynaklarına sahiptir. İster Azerbaycan, ister Kazakistan, isterse de Türkmenistan Hazar Denizi vasıtasıyla rahatlıkla Avrupa'nın enerji güvenliğinin sağlanmasında yer alabilir. Bu Macaristan'a büyük üstünlük kazandıran bir faktördür. Böyle bir birlikte yer almak, sanırım ne Avrupa Birliği'nin, ne de Macaristan'ın aleyhine olan bir süreçtir. Aksine, her açıdan kendi güvencesini çeşitlendirme imkanıdır. Üstelik perspektifte çok büyük güç merkezine dönüşen bir birlikle normal ilişkilerin sürdürülmesi, Macaristan'a neden zarar olsun? Bütün bunlar ihtimallerdir. Çünkü Magyar'ın TDT ile ilgili somut bir politikası ve açıklaması yoktur. Yeni Başbakan faaliyete başladığında Azerbaycan ve diğer devletlerle normal dostluk ilişkileri de kurulduktan sonra sanırım, Macaristan'ın yeni yönetiminin bu sürece karşı tutumu da olumlu olacaktır. Bu Macaristan devletinin çıkarlarına hizmet eden bir konudur. Türkiye'nin dünyanın merkezinde yer aldığını unutmamak gerekir. Türkiye, Güney Kafkasya'da belirleyici devlet olan Azerbaycan, keza Orta Asya Türk devletleri ile ilişkilerin yüksek seviyede kurulması, Macaristan'ın zararına olamaz. Aksine bu, ülke için jeopolitik ve jeoekonomik avantajlar vaat ediyor. Bundan başka bir de Macaristan TDT'nin tam üyesi değil, sadece gözlemci rolünde ittifakta yer alıyor. Burada da herhangi bir kısıtlama Macaristan için mevcut değildir.”

Politolog, Macaristan'ın TDT ile işbirliğinin Avrupa'nın da çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi:
“Bugün TDT'ye gözlemci üye olmak isteyen bir dizi ülke var. Bu nedenle, Macaristan için bu konu en azından gözlemci statüsünde çözülmüşken yeni Başbakan bu işbirliğini neden iptal etsin. Bu yönde Avrupa Birliği'nin de Macaristan'a herhangi bir baskı yapacağını düşünmüyorum. Çünkü bu AB için belirli bir anlamda etki imkanı demektir.”