Rusya'nın Ural bölgesinde, özellikle Yekaterinburg şehrinde son 1 yılda Azerbaycan diasporasına ve iş adamlarına karşı görülmemiş bir baskı dalgası gözlemlenmektedir. Yıllardır bölge ekonomisinde önemli rol oynayan, binlerce soydaşımızın ekmek kapısı haline gelen iş yerlerinin, o cümleden sembolik nitelik taşıyan "Kaspi" restoranının buldozerlerle yıkılması bu sürecin sadece görünen yüzüdür.
Modern.az'ın edindiği bilgilere göre, bu baskıların arkasında Rusya Devlet Başkanı'nın Ural Federal Bölgesi yetkili temsilcisi Artyom Joqa durmaktadır. Onun 2 Ekim 2024 tarihinde bu göreve atanmasından sonra bölgedeki Azerbaycan diasporasına karşı tutum köklü bir şekilde değişmiştir.
Süreç sadece binaların yıkılmasıyla sınırlı kalmıyor. Her şey 27 Haziran 2025 sabahı Rusya Federal Güvenlik Servisi çalışanlarının Yekaterinburg şehrinde Azerbaycanlıların yaşadığı evlere baskın yapmasıyla başladı. Olaylar sırasında Ziyeddin ve Hüseyin Seferov kardeşler acımasızca katledildi, birkaç soydaşımız ise hapse atıldı. Ardından, uzun yıllar Ural'da diasporamızın lideri olmuş Şahin Şıhlinski'nin, oğlu Mütveli Şıhlinski'nin tutuklanması bu baskıları dayanılmaz bir noktaya taşıdı. Yerel Rusya makamlarının Azerbaycanlıları kontrol altında tutmak için seçtikleri Vidadi Mustafayev de kısa süre sonra ekonomik suçlamalarla tutuklandı.
Art arda atılan bu adımlar, fiilen diasporanın nüfuzunu kırmak ve on yıllardır kurulan iş ağlarını, pazarları ve ticaret sektörlerini yerel "milliyetçi" grupların kontrolüne vermek için bir araç olarak kullanılmaktadır.
Ural'da Azerbaycanlılara karşı baskınların ve sert tedbirlerin keskin artışı doğrudan Artyom Joqa'nın adıyla ilişkilendirilmektedir. Peki Joqa kimdir?
Artyom Joqa, ayrılıkçı "Donetsk Halk Cumhuriyeti"nde (DHC) "Sparta" taburunun komutanı olmuştur. O, Ukrayna'daki askeri operasyonlarda aktif olarak yer almıştır.
Joqa'nın oğlu, "Sparta"nın önceki komutanı Vladimir Joqa, 2022 yılında Rusya-Ukrayna savaşı sırasında hayatını kaybetmiş ve Rusya Kahramanı unvanını almıştır. Bu faktör, Artyom Joqa'nın siyasi profilini "radikal ve tavizsiz vatansever" olarak şekillendirmiştir.
Rus milliyetçiliğine yakınlığıyla öne çıkan Joqa, atandığı bölgede "asayişi sağlamak" adı altında etnik diasporaları, özellikle de ekonomik açıdan güçlü olan Azerbaycan diasporasını hedef almıştır.
Yaşananların hukuki zeminden ziyade siyasi ve ekonomik nitelik taşıdığı düşünülmektedir. Azerbaycanlı iş adamlarının yıllardır özel rol oynadıkları tarım, halka açık yiyecek-içecek ve inşaat sektörleri şu anda Joqa'nın desteklediği yeni "yerel elit"e devredilmektedir. Diasporanın içinde yapay olarak yaratılan çatışmalar ve ardışık tutuklamalar ise topluluğun direniş gücünü kırma amacı gütmektedir.
Modern.az'ın bilgisine göre, Ural'daki bu durum Rusya'nın diğer büyük şehirlerindeki (Moskova, Çelyabinsk) pazarlar ve ticaret merkezleri için de bir "sinyal" rolü oynamaktadır. Görünen o ki, Rusya yönetimindeki bazı gruplar "savaş gazisi" imajından faydalanarak, Azerbaycanlıların iş imparatorluğunu sistematik bir şekilde zayıflatmaya çalışmaktadırlar.