Modern.az

Elveda İran, Tramp geliyor

Elveda İran, Tramp geliyor

Dünya

11 Ocak 2026, 00:45

Son aylarda küresel siyasi sistemde gözlemlenen dinamikler, dünyanın dikkat merkezinin kademeli olarak Ukrayna, Suriye ve Venezuela gibi çatışma bölgelerinden İran'a doğru yöneldiğini göstermektedir. Uluslararası ilişkiler sisteminde ortaya çıkan yeni gerilim vektörü tam da bu ülke üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Jeopolitik açıdan İran, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Körfez hattının kesişiminde yer alan temel düğüm noktasıdır. Enerji kaynakları, transit yolları ve askeri-stratejik konumu onu küresel güçler için kritik bir aktöre dönüştürmektedir. ABD, Çin, Rusya ve Avrupa Birliği gibi büyük oyuncuların siyasetinde İran meselesi artık merkezi bir konum tutmaktadır.

Donald Trump'ın “İran'ı vurmak lazım” gibi retorik çıkışları şimdi ABD'nin stratejik güvenlik konseptinin yenilenmesidir. Washington, Tahran'ın nükleer programını, bölgedeki vekil ağlarını ve İsrail'e tehdit oluşturan yeteneklerini ulusal güvenlik sorunu olarak görmektedir.

Tam da bu nedenle ABD ve müttefikleri İran diplomatik temsilciliklerinin faaliyetlerini kısıtlamaktadır. Bazı ülkelerde eylemciler tarafından İran bayrakları büyükelçiliklerden indirilmektedir. Bu, klasik diplomaside siyasi tecrit mekanizması olarak bilinir.

İran'ın içinde ise durum daha da karmaşıklaşmaktadır. Mesud Pezeşkian'ın cumhurbaşkanı seçilmesi, sistem içinde ciddi çatlakların oluştuğunu göstermektedir. Pezeşkian reformist kanadı temsil etmekte ve açıkça Ayetullah Hamaney'in liderlik ettiği sert çizgiye alternatif bir duruş sergilemektedir. Onun “ben Türk'üm” beyanatı sadece etnik kimlik mesajı değil, aynı zamanda İran'ın çok uluslu yapısına yeni bir siyasi içerik kazandırma girişimidir. Bu açıklama Güney Azerbaycan, Tebriz ve Erdebil gibi bölgelerde ciddi siyasi yankı uyandırmıştır.

İran içinde bugün iki temel güç merkezi mevcuttur. Bir tarafta SEPAH'a dayanan teokratik elit, diğer tarafta ise toplumun modernleşmesini isteyen reformist blok bulunmaktadır. Pezeşkian ikinci bloğu temsil etmekte ve bu durum, Hamaney'in otoriter sistemine karşı kurumsal bir risk oluşturmaktadır. Bu vaziyet, klasik bir rejim dönüşümü senaryosu olarak değerlendirilmektedir.

Bölgede gerilimin artması fonunda Rusya meseleye ihtiyatlı yaklaşmaktadır. Moskova için İran, Ukrayna savaşında stratejik bir ortaktır. İran'ın dron ve füze teknolojisi Rusya için hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle Kremlin, Tahran'ın istikrarsızlaşmasında çıkar sahibi değildir. Rusya için İran'ın çökmesi, Güney Kafkasya ve Orta Asya'da güç dengesinin Batı lehine değişmesi anlamına gelmektedir.

Çin ise İran'ı enerji güvenliğinin temel sütunlarından biri olarak görmektedir. Pekin için İran, petrol ve gaz kaynağı olmanın yanı sıra, aynı zamanda “Bir Kuşak-Bir Yol” projesinin temel kavşaklarından biridir. Çin, ABD'nin İran'a askeri müdahalesini küresel ticaret akışlarına bir darbe olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle Çin, diplomatik yolla gerilimin azaltılmasını desteklemektedir.

Ukrayna savaşının artık stratejik bir çıkmaza girmesi, Batı'nın dikkatini başka yönlere çevirmiştir. Venezuela da, Maduro da arka plana düşmüştür. Suriye artık jeopolitik bir statüko olarak kabul edilmektedir. İran ise hem nükleer risk, hem bölgesel savaş, hem de iç devrim ihtimali açısından en tehlikeli noktaya dönüşmüştür.

Halihazırda İran'da yaşananlar sadece bir ülkenin iç meselesi olarak değerlendirilmemektedir. Bu, küresel güç dengesinin yeniden kurulması sürecidir. ABD için İran'ın zayıflatılması, İsrail'in güvenliğini sağlamak ve Orta Doğu'daki hegemonyasını pekiştirmektir. Rusya için İran'ın korunması, Batı'nın önünü kesmektir. Çin için ise İran ekonomik bir arterdir.

Pezeşkian'ın Hamaney'e karşı açık veya gizli mücadelesi, İran içinde elit bölünmesini hızlandırmaktadır. Bu ise sistem için en tehlikeli aşamadır. Tarih göstermektedir ki, otoriter rejimler tam da elit bölündüğünde çöker.

Sonuç olarak denilebilir ki, İran halihazırda küresel siyasetin merkezinde yer alan temel stres noktasıdır. Burada sadece İran'ın kaderi çözülmemektedir. Orta Doğu'nun geleceği, İsrail'in güvenliği, enerji piyasaları ve dünya güç dengesi belirlenmektedir. Gerilim ya kontrollü bir dönüşümle sonuçlanacak ya da bölgesel bir savaşla patlayacaktır. Her iki durumda da İran artık dünya siyasetinin ana cephesidir. Artık bundan önceki İran olmayacaktır. Elveda İran İslam Cumhuriyeti de denilebilir.

Elnur AMİROV

Telegram
Hadisələri anında izləyin!
Keçid et
ABŞ qırıcıları hərəkətə keçdi - İrana hücum başlayır