Azerbaycan, ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle kurulan Barış Konseyi'ne kurucu üye olarak davet edildi. Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı bilgiye göre, resmi Bakü bu daveti kabul etti.
Proje kapsamında dünyadan yaklaşık 60 ülke lideri katılım için davet aldı. Bunlardan bir kısmı Azerbaycan gibi Konsey'in kurucu üyeleri arasında yer alacak. Davet edilen ülkeler arasında Rusya, Belarus, Macaristan, İtalya, Brezilya, Hindistan ve Türkiye de bulunmaktadır. Konsey'e ABD Başkanı Donald Trump başkanlık edecektir.
Barış Konseyi'nin temel amacı, Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için uluslararası finansal kaynakların çekilmesidir. Bu doğrultuda Konsey içinde bir yürütme komitesi ve yürütme kurulu oluşturulması planlanmaktadır. Bu yapılarda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Büyük Britanya'nın eski başbakanı Tony Blair ve ABD başkanının özel elçisi Steve Witkoff'un da yer alacağı belirtilmektedir. Aynı zamanda Gazze Şeridi'nin yönetimi yetkisi verilen Filistin Ulusal Yönetim Komitesi de Konsey'in genel denetimi altında faaliyet gösterecektir.
Bilgi yayıldıktan sonra sosyal ağlarda ve bazı medya kaynaklarında Azerbaycan'ın Barış Konseyi'ne üye olmak için 1 milyar dolar ödeyeceği iddiaları ortaya çıktı. Ancak bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır.
Modern.az'ın yaptığı araştırmaya göre, 1 milyar dolarlık ödeme Konsey'e üye olan tüm ülkeler için öngörülmemiştir.
Bu miktar, yalnızca Konsey'de daimi üyelik statüsü elde etmek ve katılım süresini üç yıldan daha uzun tutmak isteyen ülkeler için belirlenmiştir. Yani, üyelik modeli aşamalıdır ve ülkeler katılım süresine uygun olarak çeşitli yükümlülükler üstlenir.
Üç yıllık katılım formatında olan üyeler için ise bu kadar yüksek miktarda finansal ödeme talebi mevcut değildir. Bu ülkeler Konsey'in faaliyetlerine katılabilir, kararların oluşumunda rol alabilir ve insani süreçlere katkıda bulunabilirler. Buna ek olarak, bazı ülkeler için daha düşük finansal katkı mekanizmalarının da öngörüldüğü belirtilmektedir.
Böylece, “Azerbaycan 1 milyar dolar ödeyecek” iddiaları, genel kuralın yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Azerbaycan'ın Konsey'e kurucu üye olarak katılması otomatik olarak böyle bir finansal yükümlülük yaratmamaktadır.
Azerbaycan'ın Barış Konseyi'ne davet edilmesi, ülkenin uluslararası insani girişimlerde ve çatışma sonrası dönemlerdeki yeniden yapılanma süreçlerinde artan rolünün bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Son yıllarda bu alanda oluşan itibar, Azerbaycan'ın küresel platformlarda güvenilir bir ortak olarak kabul edilmesine katkıda bulunmaktadır.
Sevinc Məhərrəmova