Ukrayna savaşı, Rus ordusunun gerçek yapısını ve insan kaynaklarına yaklaşımını açıkça ortaya koymuştur. Özellikle yabancı vatandaşların, göçmenlerin ve hukuki açıdan zayıf konumda olan kişilerin Rus ordusuna çekilmesi artık ideolojik değil, sosyal ve kriminal bir mekanizma üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu mekanizma ne klasik paralı asker ordusu modelidir ne de düzenli askerlik hizmeti şeklidir. Bu, sözleşme adı altında kurulmuş, çıkışı olmayan bir sömürü sistemidir.
Bu sistemin nasıl işlediğini en açık şekilde gösteren kaynaklardan biri, “Kyiv Post” yayınında yayımlanan esir mülakatlarıdır. Azerbaycan vatandaşı Azer Arzuman Ahmedov'un hikayesi, bu mekanizmanın temel unsurlarını açıkça göstermektedir.
Ahmedov, Rus ordusuyla sözleşme imzalamasını gönüllü bir seçim olarak sunmamaktadır. Onun sözlerine göre, kriminal geçmişi nedeniyle ailesi baskıya maruz kalmış, onlardan düzenli olarak para talep edilmiş ve polise başvurduğunda kendisine fiilen “güvenli bir çıkış yolu” olarak ordu gösterilmiştir. Bu aşamada devlet organları, askeri kurumla aynı mekanizmanın bir parçasına dönüşmektedir.
Rus ordusunda sözleşme imzalayan yabancı vatandaşın ilk karşılaştığı gerçeklik, güvencenin yokluğu ve sistemli gasp/haraçtır. (şantaj yoluyla insanları soymak)
“They didn’t give us anything. We had to buy food with our own money.” (Bize hiçbir şey vermiyorlardı. Yiyeceği kendi paramızla almak zorunda kalıyorduk.)
En temel askeri malzemeler bile parayla satılmaktadır. “200,000 rubles for a bulletproof vest, 20,000 rubles for a radio.” (Kurşun geçirmez yelek için 200 bin ruble, telsiz cihazı için 20 bin ruble.)
Bu, paralı asker sisteminin temel prensibini göstermektedir: risk devlete ait, masraf ise asker tarafından karşılanmaktadır. Sözleşme hukuki koruma değil, aksine tam bir bağımlılık yaratmaktadır. Sözleşmeden çıkış mekanizması yoktur. Pratikte bu sözleşme yalnızca iki yolla sona ermektedir: ölüm veya esaret.
Mekanizmanın en acımasız yönü ise savaş meydanında ortaya çıkmaktadır. Ahmedov'un tasvir ettikleri tesadüfi bir epizot değil, yapısal bir davranıştır.
“I saw so many young men, around 18–19 years old, all dead, already rotting. No one takes them.” (Ormanda 18–19 yaşlarında çok sayıda genç adam gördüm. Hepsi ölüydü, zaten çürümüştü. Hiç kimse onları almıyordu.)
Bu ifade, Rus ordusunda insan hayatının değersizliğini açıkça göstermektedir. Ölenlerin cesetlerinin alınmaması sadece lojistik bir sorun değildir. Bu, sorumsuzluk ve raporlamadan kaçınma mekanizmasıdır. Ne kadar az resmi kayıp kaydedilirse, o kadar az siyasi sorumluluk doğar.
Ahmedov'un komutanı tarafından “sonra alırız” denilerek terk edilmesi, bu sistemin başka bir özelliğini göstermektedir: yabancı ve sözleşmeli asker, yerine konulabilir bir kaynaktır. Onun kaderi yapı için önem taşımamaktadır.
“They treated us badly, worse than pigs.” (Bize domuzdan bile daha kötü davrandılar.)
Bu cümle duygusal bir şikayet değil, statü farkının bir itirafıdır. Düzenli orduda böyle bir hiyerarxiya mevcuttur: daimi personel, askerlik hizmetini yapanlar ve sözleşmeli yabancılar. Son kategori fiilen hukuksuzdur.
Bu mekanizma sadece Azerbaycan vatandaşlarına ait değildir. Aynı model Bosna, Orta Asya, Afrika ve Rusya'nın kendi bölgelerinden çekilen kişiler üzerinde uygulanmaktadır. Ortak özellik birdir: sosyal zayıflık, hukuki tecrit ve alternatifin olmaması.
Paralı asker mekanizmasının ideolojik örtüsü de sahtedir. Burada ne “Rus dünyası” ne de “vatan savunması” anlayışı gerçek bir rol oynamaktadır. Ahmedov bunu açıkça itiraf etmektedir.
“This war is wrong, a mistake. Boys, don’t come; everyone here is deceived.” (Bu savaş yanlış, bir hata. Çocuklar, gelmeyin; burada herkes aldatılmış.)
Bu itiraf, mekanizmanın mahiyetini özetlemektedir: aldatma ile cezbetme, zorla tutma, kayıtsızlıkla yok etme.
Hukuki açıdan ise bu kişiler daha ağır bir duruma düşmektedir. Azerbaycan mevzuatına göre yabancı silahlı çatışmalara katılım ağır bir suçtur ve paralı askerlik faaliyetine göre uzun süreli, bazı durumlarda ömür boyu hapis cezası öngörülmektedir. Yani Rus ordusuna katılan kişi hukuki bir boşluğa düşmektedir: Rusya için yerine konulabilir bir kaynak, Azerbaycan için ise bir suçludur.
Böylece, Rus ordusundaki paralı asker mekanizması klasik bir askeri model değildir. Bu, savaşın insan materyali ile yönetilmesi yöntemidir. Burada insan hayatının değeri yoktur, yalnızca sürdürülebilirlik hesabı vardır. Sistem için önemli olan savaşın devam etmesidir, savaşanın kaderi değil.
Bu mekanizmanın en tehlikeli yönü ise, savaşı cepheden dışarı çıkarıp sosyal çevreye yaymasıdır. Yoksulluk, korku ve hukuksuzluk silaha dönüşür. Ve bu silah en çok zayıfları vurur.
Elbeyi Hasanlı,
Zürih