İsrail parlamentosunda İran'a karşı olası bir savaşa hazırlık konularının tartışıldığı bildiriliyor.
Modern.az haber veriyor ki, İsrail devlet televizyonu “KAN”ın bilgisine göre, Knesset Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi toplantısında İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı sekreteri Şai Klapper güvenlik değerlendirmesi sunmuştur.
Bilgiye göre, toplantı esas olarak İsrail topraklarına füze ve insansız hava araçları ile olası saldırı senaryoları üzerinde yoğunlaşmıştır. Yedioth Ahronoth, Klapper'in komite üyeleriyle görüşmesinin gizli bir güvenlik değerlendirmesi niteliği taşıdığını ve İran tarafının füze ve İHA fırlatmaya hazırlık ihtimallerinin tartışıldığını yazıyor.
Komite başkanı, “Likud” partisinden milletvekili Boaz Bismuth, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, İsrail'in İran meselesinde zor bir dönemden geçtiğini belirtmiştir. Onun sözlerine göre, İsrail'de gün içinde birkaç kez İran ile ilgili bir saldırının ne zaman başlayacağını düşünmeyen neredeyse hiçbir vatandaş yoktur.
Bismuth, İsrail toplumunun olası senaryolara karşı hazırlık içinde olduğunu ve ülkenin her duruma hazır olmaya çalıştığını iddia etmiştir.
Diğer yandan, haberlerde belirtildiğine göre, İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelere rağmen taraflar arasında bir güven ortamı oluşmamıştır. Nükleer meselesinde belirli bir ilerleme kaydedilse de, Tahran'ın balistik füze programı ve “vekil güçlere” destek konusunu tartışmayı reddetmesinin Washington'daki iyimserliği azalttığı bildirilmektedir.
Bilgiye göre, Cenevre'de yapılan ABD–İran görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanabileceği ihtimali İsrail'de ciddi şekilde dikkate alınmaktadır. “Kanal 12” İsrailli resmi bir kaynağa dayanarak, görüşmelerin kritik bir aşamaya ulaştığını ve Tel-Aviv'in olası bir çöküş senaryosuna karşı hazırlıklar yaptığını bildirmektedir.
Haberde ayrıca, İsrail'de şöyle bir görüşün oluştuğu belirtilmektedir: ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı saldırı seçeneğini gündemde tutuyor, ancak askeri adımı meşrulaştırmak için öncelikle diplomatik imkanların tükenmesini bekliyor. Bu nedenle Tel-Aviv'de diplomasi için zamanın daraldığı ve ülkenin “her an bir saldırı başlayabilirmiş gibi” hazırlıklı olması gerektiği düşünülmektedir.