Dünyanın gözü İran'da yaşananlara dikildi.
Modern.az haber veriyor ki, New York Times gazetesinin elde ettiği özel bilgiler, Mücteba Hamenei'nin babasının varisi olarak Ali Lider kürsüsüne getirilmesinin hiç de sorunsuz geçmediğini ortaya çıkardı. Haberlere göre, seçim süreci Vatikan'daki Papa seçimlerini (konklav) hatırlatan kapalı ve gergin bir prosedürle gerçekleştirildi.
Her şey 7 Mart'ta Cumhurbaşkanı Pezeşkian'ın açıklamasıyla hızlandı. Pezeşkian, körfezdeki Arap ülkelerine yönelik saldırıların durdurulacağını ilan ederek komşulardan özür diledi. O, gerginliğe neden olan kararların Ali Lider'in yokluğunda faaliyet gösteren üç kişilik geçiş konseyi tarafından verildiğini belirtti. Bu "yumuşama" politikası ise Devrim Muhafızları'nın (SEPAH) öfkesine neden oldu.
Edinilen bilgiye göre, savaş yanlısı generaller — Vahidi ve Aziz Caferi, Uzmanlar Meclisi'nden derhal Mücteba Hamenei'yi lider ilan etmelerini talep ettiler. Eski istihbarat şefi Sayın Taeb ise 88 üyenin her birine baskı yaparak, Ayetullah'ın oğluna oy vermenin "manevi ve dini bir görev" olduğunu vurguladı.
8 Mart'ta Meclis sanal olarak toplansa da, tartışmalar oldukça keskin geçti. Muhafazakarlar Ali Lider'in sağlığındaki iradesine (oğlunun varis olmasına karşı çıkmasına) saygı gösterilmesini isteseler de, anayasanın kendilerine bağımsız seçim hakkı verdiğini söyleyenler üstünlük sağladı.
Prosedürün detayları:
- Her bir Ayetullah kendi seçimini kağıda yazıp, mumla mühürledi.
- Özel kuryeler bu zarfları gizli bir şekilde sayım komitesine ulaştırdı.
- Mücteba Hamenei 88 oydan 59'unu alarak (üçte iki oy çokluğu) galip geldi.
Gece yarısına az kala devlet medyası Mücteba Hamenei'yi İran'ın yeni Ali Lideri ilan etti. Oylama oybirliğiyle olmasa da, hatta ona karşı çıkanlar bile "sadakat yemini" etmeye mecbur kaldılar. Şu anda İran eliti, kamuoyu önüne henüz çıkmayan yeni liderin etrafında "sıkıca birleşmiş" bir görüntü vermeye çalışsa da, perde arkasındaki mücadelenin daha da keskinleşeceği bekleniyor.