Azerbaycan milli takımının dün Saint Lucia karşısında aldığı farklı galibiyetin ardından, bu ülke sosyal medyada sık sık “küçük ve önemsiz bir ada devleti” olarak tanıtıldı. Oysa Karayip havzasında yer alan bu devlet, hem tarihi hem de kültürel açıdan oldukça ilginç ve kendine özgü özelliklere sahiptir.
Modern.az haber veriyor ki, Azerbaycan'a gelmek için birkaç uçuş değiştiren Saint Lucia, Karayip Denizi'nde, Martinik ve Saint Vincent ve Grenadinler arasında yer almaktadır. Nüfusu yaklaşık 180 bin kişidir. Ülke uzun süre Büyük Britanya ve Fransa arasında bir mücadele objesi olmuştur. Hatta tarihte bu ada 14 kez el değiştirmiştir. Tam da bu nedenle Saint Lucia'ya bazen “Batı'nın Helen'i” de denir. 1979 yılında ülke Büyük Britanya'dan bağımsızlığını kazanmıştır. Bugün ise Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve diğer uluslararası kuruluşların üyesidir.

Saint Lucia'da resmi dil İngilizcedir. Ancak nüfusun büyük bir kısmı günlük hayatta Fransız kökenli Kreyol dili “Kweyol”u kullanmaktadır. Bu da ülkenin hem Fransız hem de İngiliz etkisi altında şekillendiğini göstermektedir.
Ekonomik açıdan Saint Lucia, gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadır. Başlıca gelir kaynakları turizm ve tarımdır. Özellikle muz ihracatı uzun yıllar ülke ekonomisinde önemli bir rol oynamıştır. Son yıllarda turizm sektörü daha da ön plana çıkmıştır. Tamamen yoksul bir ülke sayılmasa da, ekonomik imkanları sınırlıdır ve dış faktörlere bağımlılığı yüksektir.

Saint Lucia'yı farklı kılan en dikkat çekici noktalardan biri ise bilimsel ve edebi başarılarıdır. Dünyada bu kadar küçük bir nüfusla iki Nobel ödülü sahibi yetiştiren çok az ülke vardır.
Bunlardan biri ekonomist Arthur Lewis'tir. O, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik modelleriyle ilgili araştırmaları nedeniyle 1979 yılında Nobel ödülüne layık görülmüştür. Lewis özellikle “iki sektörlü model” teorisiyle tanınır ve bu model uzun yıllar kalkınma ekonomisinin temel yaklaşımlarından biri olarak kabul edilmiştir.
Diğer ödül sahibi ise şair ve dramaturg Derek Walcott'tur. O, 1992 yılında edebiyat alanında Nobel ödülü almıştır. Walcott'un eserlerinde Karayip kültürü, sömürgeci geçmiş ve kimlik meseleleri geniş yer tutar. Onun yaratıcılığı, küçük bir ada devletinin dünya edebiyatında söz sahibi olabileceğini gösteren bir örnek olarak değerlendirilmektedir.

İlginçtir ki, nüfus sayısına oranla Nobel ödülü sahiplerinin sayısına göre Saint Lucia, dünyadaki en yüksek göstergelerden birine sahiptir. Ülkenin sembollerinden biri olan “Pitons” adlı iki volkanik dağ UNESCO listesine dahildir. Ayrıca başkenti Castries şehridir ve ülkenin ana limanı da burada yer almaktadır. Saint Lucia, yılda bir kez düzenlenen caz festivalıyla da tanınır ve bu etkinliğe dünyanın çeşitli ülkelerinden müzisyenler katılır. Kriket ve futbol en popüler spor dallarıdır.
Saint Lucia milli takımı uluslararası arenada büyük başarılarla öne çıkmasa da, CONCACAF bölgesinde mücadele etmektedir. Takım esas olarak bölgesel turnuvalarda yarışmakta ve Karayip Kupası gibi müsabakalara katılmıştır. Onların temel gücü büyük bir futbol okulundan değil, daha çok motivasyon ve fiziksel hazırlıktan kaynaklanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, bu tür takımlar bazen beklenmedik sonuçlar da gösterebilmektedir.

Saint Lucia ilk bakışta küçük ve uzak bir ada devleti izlenimi verse de, tarihi, dili, kültürü ve bilimsel başarıları bu ülkeyi farklı kılmaktadır. Azerbaycan milli takımının bu takıma karşı galibiyeti spor açısından önemlidir. Ancak bu karşılaşma aynı zamanda bize coğrafi olarak uzak, fakat ilginç bir ülkeyi daha yakından tanıma fırsatı verdi.


