Yakın Doğu'da ABD-İsrail ve İran arasında savaşın genişlemesi küresel enerji piyasasını ciddi şekilde sarsıyor.
Modern.az'ın haberine göre, analistler, çatışmanın uzaması ve özellikle Hürmüz Boğazı'nda taşımacılığın uzun süre aksaması durumunda, dünya piyasasında petrol fiyatının 150 dolar seviyesine kadar yükselebileceği konusunda uyarıyor.
Bu senaryo, 2008 yılında kaydedilen rekor fiyatlara yakın bir durum yaratabilir ve küresel ekonomide yeni bir enflasyon dalgasına neden olabilir.
Şu anda petrol piyasasındaki en büyük risk, arzın azalmasıdır. Hürmüz Boğazı'ndan dünya genelindeki petrol ve sıvılaştırılmış gaz tedarikinin yaklaşık yüzde 20'si geçmektedir. Bu rotada herhangi bir uzun süreli abluka veya güvenlik sorunu, piyasada ciddi bir kıtlık yaratabilir. Aynı zamanda, bazı Körfez ülkelerinin üretimi azaltması ve lojistik zincirindeki sorunlar fiyat artışını hızlandırabilir.
Fiyatların 150 dolara kadar yükselmesi, ilk olarak petrol ithalatına bağımlı ülkelere ciddi bir darbe vuracaktır. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye, Hindistan, Japonya ve Güney Kore, yüksek enerji fiyatlarından en çok etkilenen ekonomiler arasında gösterilmektedir. Bu ülkelerde yakıt ve elektrik fiyatlarının artması enflasyonu yükseltecek, sanayi üretimini pahalılaştıracak ve ekonomik büyümeyi zayıflatabilir.
Çin de dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından biri olarak yüksek fiyatlardan ciddi şekilde etkilenebilir. Enerji maliyetlerinin artması, üretim ve lojistik fiyatlarını yükselterek küresel tedarik zincirinde yeni bir pahalılık dalgası yaratabilir.
Diğer yandan, yüksek petrol fiyatları enerji ihraç eden ülkeler için büyük bir gelir artışı anlamına gelmektedir. Bu açıdan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Norveç, Rusya ve Azerbaycan gibi ülkeler, küresel piyasada fiyatların yükselmesinden finansal olarak fayda sağlayabilirler. Özellikle devlet bütçesinin büyük bir kısmı enerji gelirlerinden oluşan ülkeler için bu durum, ek gelir ve mali imkanlar yaratabilir.
Bununla birlikte, bazı analistler, fiyatların aşırı yükselmesinin uzun vadede petrol ihraç eden ülkeler için de risk yaratabileceği konusunda uyarıyor. Çünkü çok yüksek enerji fiyatları küresel ekonomik büyümeyi zayıflatabilir ve sonuç olarak enerji talebinin azalmasına neden olabilir.
ABD için ise durum ikili bir nitelik taşımaktadır. Bir yandan ülke büyük bir petrol üreticisi olduğu için enerji şirketleri yüksek fiyatlardan kazanç elde etmektedir. Diğer yandan, iç piyasada yakıt fiyatlarının artması enflasyonu yükselterek ekonomik ve siyasi baskı yaratabilir.
Uzmanların görüşüne göre, savaşın seyri ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum önümüzdeki aylarda petrol piyasasının ana yönünü belirleyecektir. Eğer gerginlik azalmazsa, dünya piyasasında enerji fiyatlarının yüksek seviyede kalacağı ve küresel ekonomiye ciddi etki göstereceği ihtimali artmaktadır.