Türkiye'nin kalbi İstanbul, İstanbul'un kalbi ise İstiklal Caddesi veya Taksim'dir.
16 milyon nüfusu olan İstanbul 7 tepe üzerine kurulmuştur ve şehirde 3269 cami bulunmaktadır. Bunlardan biri de Eyüp Sultan Camii'dir. Müslüman dünyasının dördüncü, Türkiye'nin ise birinci en kutsal yapısı olan cami, Osmanlı döneminde sultanların tahta çıkmadan önce gelip dua ettiği ve kılıç kuşandığı özel bir tören yeri olmuştur.
Bir vasiyetin iziyle bulunan mekan - Eyüp Sultan Camii
Eyüp Sultan Camii, İslam dünyası için büyük manevi önem taşıyan tarihi bir camidir.
Bu kutsal mekan İstanbul'un Eyüp semtinde yer almaktadır. Hz. Muhammed Peygamber'in (s.a.s) sancaktarı ve yakın sahabesi Ebu Eyyub el-Ensari'nin mezarı işte buradadır.
Bazı yerler vardır ki, oraya sadece ziyaret etmek değil, muhabbetle, sevgiyle gitmek gerekir.
Rivayete göre, Ebu Eyyub el-Ensari İstanbul'un ilk Müslüman kuşatması sırasında vefat etmiş ve vefatından önce vasiyet ederek mümkün olduğu kadar şehir surlarına yakın bir yere defnedilmesini istemiştir. Asırlar sonra, 1453 yılında şehrin fethinden sonra onun mezarı bulunur. Bu buluntu sadece bir mezarın ortaya çıkarılması değildi. Bu, fethin manevi mührü idi.

Osmanlı döneminin ruhani merkezi
Fetihten sonra yükselen ilk cami mezarın bulunmasından beş yıl sonra, 1458 yılında, II. Mehmed'in emriyle burada muhteşem bir cami inşa edilir. Bu cami, İstanbul'un fethinden sonra yapılan ilk cami olarak tarihe geçer.
Osmanlı döneminde Eyüp Sultan sadece bir ibadet mekanı değildi. Burası devletin ruhani merkezi sayılıyordu. Yeni tahta çıkan sultanlar burada dua eder, “kılıç kuşanma” töreniyle iktidarlarını resmileştirirlerdi. Bu tören, Osmanlı devletçilik geleneğinin en önemli ritüellerinden biriydi. Böylece, Eyüp Sultan hem manevi hem de siyasi gücün sembolüne dönüşmüştü.
Tarihin hafızası

Caminin inşası için bu alanın seçilmesi ne deniz manzarası ne de coğrafi avantajlarla ilgiliydi. Asıl sebep Ebu Eyyub el-Ensari'nin vasiyeti ve onun ruhani nüfuzuydu. Bu toprak bir sahabenin hatırasını taşıyordu ve o hatıra İstanbul'un yeni tarihinin temel taşına dönüştü.
Bugün Eyüp Sultan Camii hem Türkiye'de hem de İslam dünyasında en kutsal mekanlardan biri olarak kabul edilir. Ziyaretçiler buraya sadece dua etmeye gelmezler. Onlar aynı zamanda tarihle yüzleşmeye, bir sahabenin sadakatini ve inancını hissetmeye gelirler.
Sükunetle huzur
Caminin avlusunda adımlarken asırların nefesini hissedersin. Güvercinlerin kanat sesi, dua eden insanların fısıltısı, kadim çınarların gölgesi… Burada zaman sanki durur.
Eyüp Sultan insanı düşünmeye sevk eder: İman ve Sadakat nedir? Tarih nasıl yazılır?
Eğer yolunuz İstanbul'a düşerse, bir gününüzün belirli bir kısmını bu kutsal mekana ayırırsanız, pişman olmazsınız. Orada sadece bir cami görmeyeceksiniz. Orada fethin ruhunu, sahabenin sadakatini ve asırlar boyu devam eden bir inancın izini göreceksiniz.
Sultan Ahmet Camii

Kardeş Türkiye'de oldukça tanınan ve turistlerin en çok ziyaret ettikleri camilerden biri de Sultan Ahmet Camii'dir.
Cami, bir zamanlar hipodrom rolünü oynayan ve At Meydanı olarak adlandırılan mekanda yer almaktadır. Burada Alman hükümdarı tarafından sultana hediye olarak inşa edilen Alman Çeşmesi'ni de görmek mümkündür.
Her tarafta dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistler göze çarpar. Onlar fotoğraf çektirir, sohbet eder ve sokakta satılan mısır ve kestane kavurmasının tadına bakarlar.
Türkiye'nin kalbinin attığı, 2 kıtayı birleştiren İstanbul'u gelip görmeye değer. Düşünüyorum ki, bu eşsiz şehri yakından tanımak ve derinden hissetmek için onu bir kez daha ziyaret etmek gerekir.