Bazen insan çok garip bir hisse kapılır. Bu hissi izah etmek de mümkün olmaz. Sana öyle gelir ki, bu dünyada öyle insanlar var ki, onlar hiçbir zaman ölemez. Sen onlara bu hakkı veremezsin de. Bildiğin odur ki, bu şahıslar insan olma sınırlarını aşmışlar, halkın değerine dönüşüp hafızasına kazınmışlardır. Onlar sevgi adresi, herkesin açacağı kapıdırlar.
Dün zaman sessizce gelip böyle kapılardan birini çaldı. O kapı ki, içinde ışık saçan Rasim Balayev yaşıyordu.
Rasil Balayev gitti…
Zaman gelip bir devrin perdesini çekti.
Sanki Azerbaycan'ın sinema salonunda aniden ışıklar söndü.
İnsana öyle geldi ki, Babek'in kılıcı elinden düştü. Nesimi'nin sesi rüzgarlara karışıp uzaklarda duyulmaz oldu.
Sanki Rasim Balayev'in gidişi yarattığı karakterleri de öldürdü…
Bu an hissedersin ki, ölüm bazen de yanlış anlaşılan sondur. Rasim Balayev'in ölümü son değil, çünkü o, ölen sanatkarlardan değil. O, ölümleri sanata çevirenlerdendi. Kendisi nasıl ölebilir ki...
O, oynadığı rolları öyle yaşadı ki, onları diriltti.
Babek, Nesimi timsalında gördük ki, aktörün bazen oynadığı rol tarihi yeniden yaratır.
Odur ki, düşünürsün ki, Rasim Balayev ölemez. Ölen sahnenin eski dekorasyonudur.
Rasim Balayev büyüktü, ama herkes için erişilebilirdi. Sosyal medyada herkes onunla fotoğrafını paylaşıyor.
Rasim Balayev büyüktü, ama büyüklüğünü göstermek için hiçbir zaman sesini yükseltmedi.
Rasim Balayev dahiydi, dahiliğini göstermek için hiçbir zaman başkalarını küçümsemedi.
Büyük ve dahi bir sanatçıydı, bir defa “ben sanatçıyım” demedi.

Çocukla çocuk, büyükle büyük oldu.
İyi hatırlıyorum, Modern.az'ın 10 yıllık jübilesiyle ilgili ilginç 10 şahsiyetin her birinden 10 saniyelik görüntü almak istiyorduk. İsteğimizi bildiğinde, çok memnun bir şekilde rızasını bildirdi ve görüşürken jübile etkinliğine katılma arzusunu da geciktirmedi.
Bugün Azerbaycan Rasim Balayev'in şahsında bir dönemi uğurluyor. Eminim ki, Rasim Balayev bu gidişiyle de daha çok ışık saçacak. Bu ışık Nesimi'nin sesi, Babek'in kılıcı ile bütün dünyaya ses salacak.
Çünkü Rasim Balayev artık bir hafıza, bir okuldur.
Evet, zaman geçecek, nesiller değişecek...
Sinema yenilenecek…
Ama her gün açılan ekranlarda bir bakış mutlaka görünecek...
Dik, gururlu, sarsılmaz, gülümseyen Rasim Balayev...
İşte, o zaman anlayacağız ki, niye bu dünyada öyle insanlar var ki, onlar hiçbir zaman ölemez. Niye onların ölmeye hakkı yoktur...