Modern.az

Kişisel bilgi yayınlayan medya kuruluşu sorumluluk taşıyacaktır

Kişisel bilgi yayınlayan medya kuruluşu sorumluluk taşıyacaktır

Medya

9 Şubat 2026, 11:36

Ali Mahkeme "Kişilik Haklarının Korunması Hakkında" yeni bir Genel Kurul kararı kabul etti ve yargı pratiğine bir dizi yenilik getirdi.

Bu konuda Modern.az'a mahkemeden bilgi verildi.

Daha önce, bir kişinin başka bir kişiye karşı yalan bilgiler yaydığı durumlarda şeref ve haysiyetin korunması kurumundan yararlanılarak talepler ileri sürülmüş, ancak bilginin doğru olduğu ortaya çıktığında iddialar karşılanmamıştır. Oysa, kişinin rızası olmadan hakkında doğru bilgilerin yayılması da kanun ihlalidir.

Bu durum, anayasal düzeyde korunan kişisel dokunulmazlık hakkına bir müdahaledir ve bu hakkı ihlal edilen herkes, hakkında toplanan bilgilerle tanışma, gerçeğe uygun olmayan, eksik olan, ayrıca kanun gerekleri ihlal edilerek elde edilmiş bilgilerin düzeltilmesini, bu tür bilgilerin çıkarılmasını (iptal edilmesini), kendisine verilen manevi zararın ödenmesini vb. talep edebilir.

Ali Mahkeme, yeni kararıyla bu hakkı şeref ve haysiyetin korunması hakkından ayırmış ve özellikle belirtmiştir ki, kişisel dokunulmazlık hakkı, anayasal anlamda kişisel ve aile hayatının gizliliğinin korunmasını öngörmekle birlikte, her bireyin kişisel ve aile hayatına saygı gösterilmesine, toplumda kendini rahat ve güvende hissetmesine hizmet eder.

Ali Mahkeme, kararında kişisel dokunulmazlık hakkının önemli bir kurumu olan, ancak bugüne kadar yargı uyuşmazlıkları içinde diğerlerine kıyasla koruma dışında kalan kişisel ve aile hayatına saygı hakkını geniş bir şekilde yorumlayarak ön plana çıkarmıştır.

Kişisel ve aile hayatına saygı hakkı - kişisel ve aile hayatının sırrını saklamak, kişisel ve aile hayatına hukuka aykırı müdahaleden, yani kendi rızası olmadan kişisel hayatı hakkında bilginin toplanmasından, saklanmasından, kullanılmasından ve yayılmasından korunma hakkıdır. Kişi öldüğünde bile bu hak mirasçıları tarafından savunulabilir.

Kanun sadece kişisel ve aile hayatına dair bilgileri korumakla kalmaz, kişinin konutunu, otomobilini, hizmet odasını, eşyalarını, ayrıca kişisel nitelikteki diğer eşyalarını, kendisine ait hayvanları, bitkileri ve diğer objeleri de korur.

Kişi hakkında tıbbi bilgiler, mali ve mülkiyet durumuyla ilgili bilgiler, kişisel yazışmaları, geçmişiyle ilgili ve diğer kişisel sır teşkil eden bilgiler, adresi, aile durumu, boyu, yaşı, cinsiyeti, eşler arasındaki kişisel ilişkiler (duygusal, cinsel vb.), aile içi davranışlar, boşanma nedenleri, çocukların kökeni ve sağlık durumları, evlat edinme ile ilgili bilgiler, ayrıca aile için gizli ve hassas nitelik taşıyan diğer bilgilerin kişinin kendi rızası veya hiçbir yasal dayanak olmadan toplanması, saklanması, kullanılması ve yayılması, kötü niyetle kişinin kendisine bildirilmesi yasaktır ve hukuki sorumluluğa yol açar.

Kasıtlı olarak ve aktif eylemlerle, hiçbir yasal dayanak olmadan, keyfi bir şekilde birisi hakkında bilgi toplamak yasaktır.

Örneğin, bir kişi kendi çıkarları adına başka bir kişi hakkında bilgi edinmek için gizli bilgilerin saklandığı bir bilgi tabanına girerek o kişiye ait kişisel verileri toplarsa, bu eylem yasa dışı sayılır ve hukuki sorumluluğa yol açar. Ancak bilgiler kişiye kendi isteği dışında, tesadüfen ulaşırsa, yasa dışı kabul edilmeyecektir, bu şartla ki, onu ait olduğu kişinin aleyhine kullanmasın, yaymasın. Örneğin, aynı modelden olan cep telefonlarının karışması sonucunda telefonu yanlışlıkla elde eden kişi onu açarken tesadüfen kişisel sır teşkil eden bir fotoğraf veya yazışma görürse, bu kişi gördüklerini kullanmaz veya yaymazsa hiçbir sorumluluk taşımayacaktır.

Kişisel ve aile sırrı niteliğindeki bilgileri ait olduğu kişilerin rızası olmadan yaymak yasaktır. Özellikle televizyon veya radyo programlarında, sosyal ağlarda vb. kitlesel yöntemlerle bildirilmesi, yayılmanın kitleselliği açısından daha büyük miktarda manevi zararın verilmesiyle sonuçlanabilir. Yayılma sesli-görüntülü kayıt yoluyla yapılmışsa, onu yayan kişiyle birlikte medya kuruluşu kesinlikle kişisel ve aile hayatına saygı hakkının ihlaliyle ilgili sorumluluk taşıyacaktır.

Programın içeriği kişilik haklarına hukuka aykırı müdahale riski taşıdığı takdirde, düzenli olarak canlı yayınlanan programlar ve seri halinde devam eden çeşitli yayınlarda medya kuruluşları, canlı yayına çıkacak kişileri, dile getirdikleri bilgilere ve davranışlara göre insanların kişisel ve aile hayatına saygı hakkının ihlali açısından sorumluluk taşıyacakları konusunda önceden anlaşılır bir şekilde uyarmalıdırlar, aksi takdirde meydana gelen ihlallerden dolayı medya organı kendisi de sorumluluk taşıyacaktır.

Kişi elde ettiği bilgiyi birebir şekilde kendisine ait olan kişiye alay ederek, dalga geçerek, aşağılayarak, itibarını zedeleyerek vb. bu gibi aşağılayıcı amaçlarla, kötü niyetlerle bildirirse, kişisel dokunulmazlık hakkının ihlali olarak kabul edilmekle manevi zarar esası oluşturacaktır. Örneğin, sağlık durumu, fiziksel eksikliği, evlilik dışı çocuğunun olması, evlilik dışı ilişkileri hakkında gerçek bilgilerin (yazışmaların, fotoğraf, video ve kanunla korunan diğer kişisel veriler) kendisine kötü niyetle bildirilmesi.

Bunun yanı sıra Ali Mahkeme, yeni kararıyla kişinin konutuna, çalışana tahsis edilmiş hizmet odasına, raflarına, çalışma masasına, bilgisayarına, kişinin çantasına, cebine onun rızası, ayrıca ilgili yasal dayanak olmadan girilmesini de kişisel dokunulmazlık hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Genel Kurul kararından sonra artık kişinin hayvanlarına, bitkilerine zarar vermesi de manevi zarar esası olarak kabul edilebilecektir.

Bu hakların ihlali, cezai sorumluluğa yol açıp açmamasından bağımsız olarak, hukuki sorumluluğa yol açacaktır.

Kişisel ve aile sırrı teşkil eden bilgileri yayan kişilerle birlikte, bu bilginin saklanmasından sorumlu olan kişiler, kurumlar, idare ve müesseseler, iş yerlerinin insan kaynakları sisteminde mevcut olan çalışanlara (diğer bir esasla hizmet gösteren kişilere) dair bilgileri ve insan kaynaklarını yöneten sorumlu kişiler, işverenler, klinikler, mobil operatör şebekeleri, bankalar ve vatandaşlara hizmet gösteren diğer müesseseler, devlet organları, sosyal ağ platformaları, hukuki ve fiziki kişiler de bilgilerin hukuka aykırı şekilde dış kişilere erişilebilirliğini sağlayan kişi olarak sorumluluk taşıyacaklardır.

Çünkü, onlar sundukları hizmetle ilgili olarak kendilerinde (bilgi sistemlerinde) bulunan kişisel verileri korumakla yükümlüdürler, bu bilgilerin yayılmamasına, ayrıca kişinin rızası veya yasal dayanaklar olmadan onun e-devlet portalında mevcut olan temel bilgilerine erişilmemesine karşı sorumludurlar, belirtilenlerin aksi kişisel dokunulmazlık hakkına müdahale olarak kabul edilir.

Bu tür bilgilerin yayılmasına kişinin kendi rızası varsa, hukuki sorumluluk doğmaz. Rıza açık bir şekilde ifade edilmeli, kanuna veya ahlaka aykırı olmamalıdır. Kişi kendi rızasını hem yazılı hem de sözlü olarak verebilir, yahut davranışı ile veya susarak gösterebilir. Örneğin, kişi sosyal ağda kendisi hakkında rızası alınmadan yapılmış bir paylaşımı beğenip altına olumlu bir yorum yazmışsa, rıza vermiş kabul edilir.

Bunun yanı sıra, bilgiler kamuya açık olmuşsa veya kişinin kendisi onu kamuya açıklamışsa, bundan dolayı hiç kimse sorumluluk taşımaz. Örneğin, bir kişi internet kaynağında iletişim bilgilerini, hayatını, hastalığını, yaptığı işleri, iş ortaklarını ve saireyi paylaşıyorsa, bu kişinin kendisinin o bilgileri kamuya açıklaması kabul edilir. Bu bilgilerin sonradan başka kişiler tarafından olduğu gibi yayılması hukuki sorumluluk yaratmaz.

Devlet organlarının ve diğer kişilerin kişisel ve aile sırrı teşkil eden bilgileri yayması kanunla belirlenmiş hallerde mümkündür. Örneğin, aranan kişinin bulunması amacıyla kolluk kuvvetlerinin kişinin fotoğrafı, giyimi, boyu, yaşı, cinsiyeti ve saire bilgiyi paylaşması ihlal kabul edilmez.

Yayılan bilgiler toplumun ilgi alanındaysa, bu da hukuki bir ihlal kabul edilmez. Kamuya mal olmuş kişilerin davranışları, kararları ve faaliyetleri toplumu doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğinden, onların kişisel hayatı da kamu denetimine açık olmalıdır.

Bu durumda yayılma kamu yararını aşmamalıdır. Örneğin, bir gazeteci yerel özyönetim organı başkanının resmi gelirleriyle uyuşmayan lüks konut ve otomobillere sahip olması, ayrıca çocuğunun doğuştan engelli olması hakkında kamuoyuna bilgi verir. Kişinin mal varlığı durumuyla ilgili belirtilen durumlar kişisel bilgi olsa da, toplumun meşru ilgi alanına dahildir, bu bilginin yayılması ihlal kabul edilemez. Ancak, çocuğun fiziksel engelli olmasıyla ilgili bilgiler kişisel ve aile hayatına hukuka aykırı müdahale olarak kabul edilecektir, çünkü o kişinin kamusal görevlerinin icrası açısından herhangi bir kamu yararı taşımamaktadır.

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
Ərdoğandan ŞOK XƏBƏRDARLIQ - Türkiyə İrandakı müharibəyə qoşulur?