Modern.az

Yayında bayağılığa son: programlar neden birer birer kapanıyor?

Yayında bayağılığa son: programlar neden birer birer kapanıyor?

Medya

Bugün, 10:15

Azerbaycan televizyon alanı son dönemlerde bir dizi bayağı programın kapatılmasıyla dikkat çekiyor. Bu programlar uzun süre geniş bir izleyici kitlesi toplamış olsa da, sık sık içerik ve seviye açısından eleştirilere maruz kalıyordu. Söz konusu programlardan birkaçı da ATV'de yayınlanan “Bizimləsən” ve “Rəngarəng”, ARB televizyon kanalından "Səni axtarıram" programları olmuştur.

Merak uyandırıcıdır, bu kararların arkasında hangi esaslı sebepler yatıyor?

Konuyla ilgili Modern.az'a açıklamalarda bulunan profesör, televizyon gazetecisi Qulu Məhərrəmli, herhangi bir televizyon programının kapatılmasının bir olay olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Onun sözlerine göre, asıl yaratıcılık olayı yeni bir projenin ortaya çıkması, izleyicilerin dikkatini çekebilmesidir.

“Bu sürece kimisi reform, kimisi yasak olarak yaklaşsa da, mahiyet itibarıyla bu, televizyon ortamında bir yaratıcılık sürecidir. Her projenin kendi ömrü vardır. Bazıları zamanla izleyici kitlesini kaybeder veya önceki ilgiyi çekmez. Bu durumda televizyon kanalları kendi politikalarına uygun olarak yeni projeler sunmalıdır.

Adı geçen programların daimi izleyicisi olmasam da, işimle ilgili bazen onları izliyorum. Bu sırada hem olumlu yönleri hem de izleyiciyi rahatsız eden noktaları görmek mümkün oluyor. Özellikle sunucuların sert, bazen ise etik çerçeveyi aşan davranışları dikkat çekiyor.”

Q. Məhərrəmli, yayında bayağı içeriğin olmaması gerektiğini düşünüyor.

“Şov programı sınırsız özgürlük demek değildir. Sunucunun davranışı, konuşması, konuklarla ilişkisi belirli bir meslek etiği çerçevesinde olmalıdır. Konuğa karşı kaba tutum, doğru seçilmeyen ifadeler, yanlış tonlama izleyicide olumsuz bir izlenim yaratır. Sunucu, programın genel atmosferini oluşturan ana figürdür, ancak bu ona aşırı serbestlik vermez.”

Televizyon gazetecisi ayrıca, televizyon alanında daha profesyonel, entelektüel seviyesi yüksek, etik davranış kurallarına uyan sunuculara ihtiyaç olduğunu ekledi:

“İzleyiciye sadece bilgi değil, aynı zamanda estetik zevk sunan, tartışmayı doğru yönlendirebilen sunucular televizyon ortamının kalitesini belirler. Televizyon kanalları da tam olarak bu yönde çalışmalı, izleyici memnuniyetini temel öncelik olarak görmelidirler” diye belirtti.

Azerbaycan Basın Konseyi Yönetim Kurulu üyesi, medya uzmanı Azər Həsrət ise, genel tabloya bakıldığında, toplum içinde oluşan kamuoyunun açıkça görüldüğünü hatırlattı.

“Bu tür bayağı programlara karşı ciddi bir memnuniyetsizlik ve açık bir tepki var. İnsanlar, bu programların izleyici zevkini düşürdüğünü ve genel yayın ortamına olumsuz etki ettiğini düşünüyor. Hatta bazı programların kapatılmasının temel nedeni de tam olarak bu faktörle ilişkilendiriliyor.

Aslında, biz isterdik ki XXI. yüzyılda izleyici zevki daha yüksek bir seviyede oluşsun, yetişen nesil daha kaliteli ve eğitici programlar izlesin. Böyle bir durumda ise düşük seviyeli, milli-manevi değerlerle bağdaşmayan programların yayında yer alması doğru değildir.”

Medya uzmanı, devlet kurumlarının da bu meselenin farkında olduğunu dikkat çekti:

“Bu yönde belirli adımlar atıldı, tavsiyeler ve talimatlar verildi ve süreç zaten başladı. Ben ise bu tür bayağı programların daimi izleyicisi değilim. Ancak medya alanında faaliyet gösterdiğimiz için bu konu daima dikkatimizdedir. Sosyal medyada yayılan programlardan kısa kesitler, kamuoyu tartışmaları ve genel tepkiler gösteriyor ki, gerçekten de düşük kaliteli bir içerikten bahsediliyor ve bu, özellikle genç nesle olumsuz etki edebilir.”

Hangi programların kapatılacağıyla ilgili şimdiden somut bir fikir söylemek zordur. Ancak bu alanda sürekli izlemelerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle, Görsel-İşitsel Kurul daha prensipli ve kesin bir duruş sergilemelidir. Buna ek olarak, televizyon yöneticileri de sorumluluklarını daha derinden idrak etmeli, yayın politikalarını yeniden gözden geçirmelidirler.”

A. Həsrət ayrıca, izleyici zevkini bozan herhangi bir programın yayında kalmaması gerektiğini vurguladı:

“Ne yazık ki, bazen aile içi sorunlar, kişisel tartışmalar, gelin-kaynana konuları ve diğer ev içi düzeydeki tartışmalar yayına taşınıyor. Bu tür içerikler sadece televizyonda değil, sosyal medyada da geniş çapta yayılıyor ve ister istemez insanların karşısına çıkıyor. Tam da bu nedenle, bu tür programlarla ilgili daha ciddi ve sistemli önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum.”

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
İranda xalq yenə ayağa qalxdı - QARŞIDURMA başladı