Siyasi bilimler doktoru, Ukrayna Jeopolitik ve Jeostrateji Akademisi muhabir üyesi Stanislav Zelikovski sitemize bir röportaj verdi. O, Ukrayna'da yaşananlardan, orada yaşayan soydaşlarımızdan ve Ukraynalıların ülkemiz hakkında düşündüklerinden bahsetti.
Modern.az Stanislav Zelikovski ile röportajı sunuyor:
- Ukrayna-Azerbaycan ilişkilerinin bugününü nasıl değerlendirirsiniz?
- Ukrayna-Azerbaycan ilişkileri bugün pragmatik ve istikrarlı olarak nitelendirilebilir. Karmaşık bölgesel ortama rağmen, her iki ülke açık diplomatik kanalları korumakta ve çatışmacı retorikten kaçınmaktadır. Taraflar birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı göstermektedir. İlişkiler resmi bir stratejik ittifak çerçevesinde sunulmasa da, ticaret, enerji ve insani alanlarda pratik işbirliği üzerine kurulmuştur. Mevcut jeopolitik koşullarda bu pragmatik model sürdürülebilir ve karşılıklı faydalı görünmektedir.
- Ukrayna'da Azerbaycan ve Güney Kafkasya nasıl algılanıyor?
- Ukrayna'da Azerbaycan ve Güney Kafkasya, esas olarak post-Sovyet dönüşümü ve toprak anlaşmazlıkları bağlamında değerlendirilmektedir. 2020 Karabağ Savaşı ve sonraki süreçler, Ukrayna'nın uzman çevrelerinde özel dikkat çekmiştir. Geniş kamuoyu için bölge öncelikli bir konu değildir, çünkü Ukrayna'nın kendi güvenlik sorunları daha acildir. Ancak son yıllarda, özellikle enerji güvenliği ve askeri modernleşme ile ilgili tartışmaların zemininde, Azerbaycan'ın jeopolitik rolü hakkındaki farkındalık artmıştır.

- Ukrayna'da yaşayan Azerbaycanlıları farklı kılan özellikler nelerdir?
- Ukrayna'daki Azerbaycan topluluğu uzun yıllardır girişimcilik ruhu, iç dayanışma ve küçük ve orta ölçekli işletme sektöründeki aktifliği ile tanınmaktadır.
Birçok aile on yıllardır Ukrayna'da yaşamakta, yerel topluma derinlemesine entegre olmuş, aynı zamanda milli-kültürel kimliklerini korumuşlardır. Bu denge, topluluğun hem görünürlüğünü hem de sürdürülebilirliğini güçlendirmiştir.
- Ukrayna'da şu anda ne kadar Azerbaycanlı yaşıyor ve ağırlıklı olarak hangi alanlarda çalışıyorlar?
- Tam ölçekli işgalden önce Ukrayna'da 40–50 bin civarında Azerbaycan kökenli kişinin yaşadığı tahmin ediliyordu. Savaş nedeniyle yaşanan göçler sonucunda bu sayının azaldığı düşünülmekle birlikte, kesin istatistikler mevcut değildir. Geleneksel olarak topluluk ticaret, tarım, lojistik, inşaat ve küçük işletme alanlarında aktiftir. Ukrayna üniversitelerinde, özellikle tıp ve teknik uzmanlık alanlarında eğitim gören Azerbaycanlı öğrenci sayısı da sabitti, ancak savaş öğrenci hareketliliğini etkilemiştir.
- Azerbaycan'ın insani yardımları Ukrayna'da nasıl karşılanıyor?
- Azerbaycan'ın, özellikle enerji altyapısına yönelik geniş çaplı saldırılar sırasında gönderdiği jeneratör ve yakıt yardımı Ukrayna'da olumlu karşılanmıştır.
Savaş koşullarında gerçek ve operatif yardım, açıklamalardan daha fazla değer taşımaktadır. Bu adımlar Azerbaycan'ı yapıcı ve sorumlu bir ortak olarak sunmaktadır.
2026 Münih Güvenlik Konferansı çerçevesinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşmesinde bu yardım için teşekkür etmiş ve ülkenin enerji sisteminin durumu hakkında bilgi vermiştir.
- Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesi Ukrayna'da askeri-stratejik bir örnek olarak tartışılıyor mu?
- Evet, özellikle askeri modernleşme, hassas teknolojilerin uygulanması ve stratejik planlama açısından analitik olarak tartışılmaktadır. Ancak bu, doğrudan bir model olarak kabul edilmemektedir. Jeopolitik ölçek ve karşı tarafın gücü farklıdır. Ukrayna nükleer silaha sahip bir devletle karşı karşıyadır. Bu nedenle Azerbaycan deneyimi daha çok analitik açıdan incelenmektedir.
- Savaş döneminde bilginin yayılmasıyla ilgili hangi kısıtlamalar var?
- Cephe hattına yakın bölgelerde gazetecilere belirli koordinatların, birliklerin hareket güzergahlarının, lojistik ikmal yollarının ve planlanan operasyonların zamanının açıklanması yasaktır.
Hatta füze saldırılarının görüntüleri bile düşmana analiz imkanı sağlayabilir. Savaş koşullarında operasyonel güvenlik, operatiflikten üstün tutulur.
- Ukrayna'da klasik askeri sansür var mı?
- Anayasal anlamda klasik sansür yoktur. Ancak 24 Şubat 2022'den itibaren uygulanan sıkıyönetim çerçevesinde askeri bilgilerin yayılması kanunla düzenlenmektedir. Sistem hem hukuki mekanizmalar hem de gazetecilerin profesyonel öz kısıtlaması üzerine kurulmuştur.
- Ukrayna toplumunda toprak tavizi karşılığında barış fikrine yaklaşım nasıl?
- Anketler, çoğunluğun toprak tavizlerine karşı olduğunu göstermektedir. 2014 deneyimi ve sonraki tırmanış, kamuoyunu ciddi şekilde etkilemiştir. Birçok Ukraynalı için toprak tavizi barış değil, sadece bir sonraki saldırı için bir ara olarak değerlendirilmektedir.
- Savaş Ukrayna toplumunu radikalleştirdi mi, yoksa birleştirdi mi?
- Toplum, temel ilkeler – egemenlik ve bağımsızlık etrafında daha da birleşmiştir. Bölgesel ve dil farklılıklarından bağımsız olarak vatandaş kimliği güçlenmiştir. Duygusal tepkiler olsa da, baskın eğilim radikalleşme değil, konsolidasyondur.

- Her iki savaşta dron teknolojisinin rolü hakkında ne söylenebilir?
- İnsansız hava araçları (İHA) modern savaş anlayışını değiştirmiştir. Keşif, hassas vuruşlar ve psikolojik etki açısından önemli bir araç haline gelmişlerdir. Ukrayna'da savaşın ölçeği nedeniyle dron kullanımı daha çeşitlenmiş ve sanayileşmiş bir karakter almıştır. Türkiye üretimi İHA'lar savaşın ilk aşamasında hem sembolik hem de taktik bir rol oynamış olsa da, daha sonra teknolojik ekosistem önemli ölçüde genişlemiştir.
Ne yazık ki, saldırgan taraf dron ve füze teknolojilerini sivil halka ve sivil altyapıya, buna yabancı diplomatik temsilcilikler de dahil olmak üzere, saldırılar düzenlemek için kullanmaktadır.
Buna örnek olarak, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşma gösterilebilir. Kendisi, Rusya'nın tam ölçekli işgalinin başlamasından sonra Azerbaycan'ın Kiev'deki büyükelçiliğinin üç kez saldırıya uğradığını belirtmiştir. İlk olaydan sonra Bakü, Rus tarafına Kiev'de bulunan tüm diplomatik tesislerinin – konsolosluk bölümü ve kültür merkezi dahil olmak üzere – kesin koordinatlarını resmi olarak sunmuştur. Buna rağmen, Azerbaycan'ın değerlendirmesine göre, tesadüfi hasar olasılığını dışlayan iki saldırı daha düzenlenmiştir.
- Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'ın bilgi politikası Ukrayna için bir model olabilir mi?
- Azerbaycan, çatışma döneminde merkezi bir mesaj disiplini ve stratejik iletişim birliği sergiledi. Bu tür bir koordinasyon, uluslararası bilgi alanında anlatıların oluşturulması açısından etkili olabilir. Ukrayna ise farklı bir medya ortamında faaliyet göstermektedir. Buna rağmen, stratejik iletişim unsurları incelenebilir ve uyarlanabilir.
- Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesi Ukrayna'da "umut emsali" olarak kabul ediliyor mu?
- Ukrayna toplumunun belirli bir kesimi için bu, toprak anlaşmazlıklarının belirli koşullar altında geri alınabileceğine dair bir örnek olarak kabul edilmektedir.
Ancak çoğu analist, her çatışmanın kendine özgü parametrelere sahip olduğunu vurgulamaktadır. Umut mevcuttur, ancak jeopolitik gerçeklerin idrak edilmesiyle dengelenmektedir.
- Çatışma sonrası yeniden entegrasyon süreci Ukrayna'da bir model olarak ilgi görüyor mu?
- Evet, yeniden entegrasyon deneyimleri karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Hukuki geçiş mekanizmaları, mülkiyet hakları, güvenlik garantileri ve azınlıkların korunması konuları Ukrayna'nın uzun vadeli planlamasında önemli bir yer tutmaktadır. Bununla birlikte, Ukrayna'nın gelecekteki yeniden entegrasyon modeli kendi demografik, hukuki ve jeopolitik özelliklerine uyarlanmalıdır.
- Savaş döneminde Ukrayna'daki Azerbaycan diasporası kuruluşları hangi girişimlerde bulundu?
- Diaspor kuruluşları insani yardım kampanyalarında, topluluk koordinasyonunda ve destek girişimlerinde yer almışlardır. Birçok durumda bağış toplama ve gönüllü faaliyetlere katkıda bulunmuşlardır.
Bu faaliyetler, topluluğun Ukrayna kamusal yaşamına uzun vadeli entegrasyonunu yansıtmaktadır.
- Azerbaycan topluluğu Ukrayna ordusuna veya insani yardım fonlarına nasıl destek verdi?
- Destek, mali bağışlar, lojistik yardım ve gönüllü girişimlere katılım şeklinde olmuştur. Topluluğun bireysel üyeleri Ukrayna'ya dayanışmalarını açıkça ifade etmişlerdir.
Bu adımlar, vatandaş sorumluluğunun paylaşılmasına dair algıyı güçlendirmektedir.
- Savaş nedeniyle Ukrayna'da yaşayan Azerbaycanlıların sayısında azalma oldu mu?
- Birçok topluluk gibi, Azerbaycanlı nüfus da güvenlik nedenleriyle geçici göçle karşı karşıya kalmıştır.
Ancak uzun yıllardır oluşmuş topluluklar güçlü sosyal bağlarını korumakta ve durum istikrara kavuştuktan sonra geri dönme eğilimi göstermektedirler.
- Ukrayna toplumunda Azerbaycanlı iş adamlarının rolü nasıl değerlendiriliyor?
- Ukrayna toplumunda Azerbaycanlı girişimciler esas olarak ticaretin ve yerel ekonominin aktif katılımcıları olarak kabul edilmektedir. Faaliyetleri daha çok ticari ağlar ve bölgesel pazarlarla ilişkilendirilmektedir.
Bu yaklaşım esasen siyasi değil, pragmatik bir nitelik taşımakta ve ekonomik katkı üzerine kuruludur.
- Cephe hattından rapor hazırlarken hangi bilgilerin açıklanması yasaktır?
- Cephe hattına yakın bölgelerde çalışan gazetecilere, Ukrayna askeri mevzilerinin kesin coğrafi koordinatlarını, birliklerin hareket yönlerini, lojistik güzergahları ve planlanan operasyonların zamanını açıklamaları kesinlikle yasaktır. Bu tür bilgilerin yayılması, personelin güvenliğini riske atabilir ve devam eden operasyonlara zarar verebilir. Ayrıca, belirli birimlerin sayısal bileşimi, belirli sektörlerde konuşlandırılmış silah türleri, hava savunma sistemlerinin konumu ve etkinliği hakkında bilgilerin yayınlanması da yasaktır. Hatta füze saldırılarının görüntüleri veya dron kalıntıları bile düşmanın sonraki saldırılarını ayarlamasına yardımcı olabilir. Savaş koşullarında operasyonel güvenlik, operatiflikten üstün tutulur.
- Ukrayna'da resmi bir askeri sansür mekanizması var mı, yoksa sistem daha çok öz düzenleme üzerine mi kurulu?
- Barış dönemi anayasal anlamda klasik sansür mevcut değildir. Ancak 24 Şubat 2022'de uygulanan sıkıyönetim çerçevesinde askeri bilgilerin yayılmasını düzenleyen hukuki kısıtlamalar bulunmaktadır ve ihlaller cezai sorumluluk doğurabilir. Pratikte sistem, hem resmi kurallar hem de profesyonel öz kısıtlama kombinasyonu temelinde işlemektedir. Medya akreditasyonu, askeri basın hizmetleriyle koordinasyon ve güvenlik brifingleri hangi bilgilerin yayılabileceğini belirler. Bu, tesadüfi bir sansür değil, ulusal savunmaya zarar verilmesini önlemeye yönelik bir savaş dönemi bilgi güvenliği rejimidir.
- Ukraynalı gazeteciler Rus dezenformasyon kampanyalarına karşı hangi araçları kullanıyorlar?
- Ukraynalı gazeteciler, görsel materyallerin doğrulanması için açık kaynak istihbaratı (OSINT) araçlarını yaygın olarak kullanmaktadırlar. Coğrafi konum belirleme yöntemleri ve meta veri analizi temel araçlar arasındadır. Uydu görüntüleri arşivleri, savaş alanıyla ilgili iddiaların doğrulanması veya reddedilmesi için uygulanmaktadır.
Doğruluk kontrolü kuruluşları ve bağımsız analitik merkezler, sahte anlatıların ifşa edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Medya kuruluşları, sosyal ağlardaki bot ağlarını ve koordineli etki kampanyalarını tespit etmek için özel yazılımlar kullanmaktadırlar. Redaksiyonlar arası işbirliği, hızlı doğrulama ve kolektif tepki imkanlarını genişletmiştir. Rusya'nın dezenformasyon altyapısına büyük yatırım yaptığını göz önüne alırsak, buna karşı mücadele sürekli teknolojik adaptasyon ve profesyonel koordinasyon gerektirmektedir.
- Telegram ve TikTok gibi platformlar geleneksel medyanın rolünü zayıflattı mı, yoksa güçlendirdi mi?
- Bu platformlar bilgi ekosistemini değiştirmiştir. Özellikle Telegram kanalları, hava saldırıları ve hücumlar sırasında operatif bir haber kaynağı haline gelmiştir. Ancak hız riskle birlikte gelir. Doğrulanmamış bilgiler panik yaratabilir ve kamu algısını bozabilir. Sonuç olarak, geleneksel medya yok olmamış, aksine uyum sağlamıştır. Birçok medya kuruluşu, sosyal platformları yayın stratejilerine entegre ederek editoryal doğrulama standartlarını korumaktadır. Dijital platformlar geleneksel gazeteciliği ortadan kaldırmamış, onu dönüştürmüştür.
- Yabancı gazetecilerle işbirliğinin mevcut düzeyi nasıl?
- İşbirliği yüksek seviyede devam etmektedir. Tam ölçekli işgalin başlamasından sonra birçok uluslararası medya kuruluşu Ukrayna'da daimi bürolar açmış veya yerel muhabirler ve fixer'lar aracılığıyla faaliyet göstermektedir.
Ortak araştırmalar, bilgi alışverişi girişimleri ve cephe bölgelerinden koordineli raporlar yürütülmektedir. Ukraynalı gazeteciler uluslararası güvenlik eğitimlerine ve dijital doğrulama programlarına katılmaktadırlar. Bu işbirliği, savaş hakkındaki raporların güvenilirliğini artırmış ve metodolojik standartları güçlendirmiştir.
- Ukrayna'da "toprak tavizi karşılığında barış" fikrine gerçek bir kamuoyu desteği var mı?
- Kamuoyu yoklamaları, Ukraynalıların çoğunluğunun toprak tavizleri karşılığında barış fikrine karşı olduğunu göstermektedir. Bu tutum önceki deneyimlerle şekillenmiştir. Önceki anlaşmalar yeni bir saldırıyı engelleyememiştir.
Birçok vatandaş için toprak tavizi bir barış yolu değil, gelecekteki genişleme için bir ara olarak değerlendirilmektedir. 2014 deneyimi ve sonraki tırmanış, kamuoyunun oluşmasında belirleyici bir rol oynamaktadır.

- Kırım meselesi Ukrayna için hangi koşullar altında çözülmüş sayılabilir?
- Ukrayna için Kırım meselesi, ancak uluslararası düzeyde tanınmış sınırlar çerçevesinde tam egemenliğin yeniden tesis edilmesiyle çözülmüş sayılabilir. Bu, Rus güçlerinin çekilmesini ve Ukrayna yargı yetkisinin yeniden kurulmasını öngörmektedir. Sürdürülebilir bir çözüm aynı zamanda yerel güvenlik garantilerini ve hukuki-idari yeniden entegrasyon mekanizmasını gerektirir. Bu unsurlar olmadan mesele çözülmüş değil, donmuş bir çatışma olarak kalacaktır. Kiev'in bakış açısına göre, egemenlik sembolik değil, uzun vadeli istikrarın temelidir.
- Savaştan sonra Rusya ile diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması ne kadar zaman alabilir?
- Bu, ilk olarak Rusya'daki siyasi dönüşümden ve savaş suçlarından dolayı sorumluluk mekanizmalarından bağlıdır. Sorumluluk olmadan diplomatik normalleşme Ukrayna'da iç meşruiyet kazanamayacaktır. Kamuoyu belirleyici bir faktör olacaktır. Yıkımın ve insan kayıplarının ölçeği göz önüne alındığında, en azından minimal bir güvenin bile yeniden tesis edilmesi uzun zaman alacaktır. İlişkilerin yeniden kurulması muhtemelen aşamalı, koşullu ve doğrulanabilir taahhütler temelinde mümkün olabilir.
- Rus dilinin statüsü savaştan sonra Ukrayna'da değişebilir mi?
- Rus dilinin anayasal statüsünde resmi bir değişiklik olasılığı düşük görünmektedir. Bununla birlikte, toplumsal dinamikler zaten ciddi şekilde değişmiştir. Rusya'nın saldırganlığı, toplumda Rus kültürel ve sembolik etkisinden güçlü bir uzaklaşma eğilimi yaratmıştır. Ukrayna'da dil meselesi giderek etnik aidiyetten ziyade vatandaş kimliğini ifade eden bir faktöre dönüşmektedir. Savaş, Ukrayna dilinin temel kamusal dil olarak güçlenmesini hızlandırmıştır, ancak bu süreç esas olarak toplumun iç dönüşümü sonucunda gerçekleşmekte ve radikal hukuki tedbirlerle zorla uygulanmamaktadır.
- NATO veya AB üyeliği Ukrayna'ya yeterli güvenlik garantileri sağlayabilir mi?
- NATO üyeliği, Ukrayna'da uzun vadeli güvenlik için en güvenilir garanti olarak değerlendirilmektedir. Özellikle 5. madde kapsamındaki kolektif savunma yükümlülüğü, herhangi bir yeni saldırının maliyetini önemli ölçüde artırırdı.
Avrupa Birliği üyeliği ise daha çok siyasi ve ekonomik dayanıklılığı güçlendirir ki bu da güvenliğin önemli bileşenlerindendir. Bununla birlikte, hiçbir kurumsal çerçeve tüm riskleri tamamen ortadan kaldıramaz. Güvenlik garantilerinin etkinliği, üye devletlerin siyasi birliğinden ve sürekli stratejik taahhüdünden bağlıdır.
- Ukrayna Batı'dan beklediği desteğin tam hacmini alabildi mi?
- Ukrayna, modern Avrupa tarihinde eşi benzeri görülmemiş hacimde askeri, mali ve insani yardım almıştır. Buna rağmen, beklentiler çoğu zaman teslimat sürelerini ve hacimlerini aşmıştır.
Bazı silah sistemleri uzun siyasi tartışmalardan sonra sağlanmış, bu da cephedeki operasyonel dinamikleri etkilemiştir. Yardımın ölçeği tarihi olsa da, yeterliliği ve zamanında teslimatı ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. Stratejik tutarlılık, ölçek kadar önemlidir.
- Savaş Ukrayna'nın siyasi elitini değiştirdi mi?
- Evet, önemli ölçüde. Güvenlik ve savunma alanındaki uzmanlık artık karar alma sürecinde merkezi bir rol oynamaktadır. Askeri ve gönüllü sektör temsilcileri kamu güveni ve etki kazanmışlardır.
Aynı zamanda, savaş öncesi dönemde ön planda olan bazı siyasi figürler, toplumun öncelikleri değiştiği için güncelliğini yitirmiştir. Siyasi söylem daha çok güvenlik odaklı hale gelmiş ve yolsuzluğa, ayrıca milli çıkarlarla ilgili belirsizliğe karşı hoşgörüsüzlük artmıştır. Dönüşüm devam etmekte ve açıkça gözlemlenmektedir.
- Kişisel gözlemlerinize göre, Ukrayna toplumu milli birlik sergiliyor mu?
- Ukrayna toplumu, egemenlik ve bağımsızlık ilkeleri etrafında kayda değer ölçüde birleşmiştir. Savaş, dil ve bölge farklılıklarından bağımsız olarak vatandaş kimliğini güçlendirmiştir. Saldırganlığa verilen duygusal tepkiler anlaşılırdır. Ancak baskın eğilim radikalleşme değil, konsolidasyondur. Ortak tehdit deneyimi dayanışmayı derinleştirmiş ve Avrupa odaklı, demokratik kurumlara dayalı stratejik rotayı daha da netleştirmiştir.