Modern.az

İran'daki protestolar geri dönülmez bir aşamada - PROGNOZ

İran'daki protestolar geri dönülmez bir aşamada - PROGNOZ

Analitik

13 Ocak 2026, 17:12

Geçtiğimiz gün İran'da rejim tarafından muhafazakarlardan oluşan bir miting düzenlendi. Mitinge katılanların çoğunun zorunlu, bir kısmının ise isteyerek katıldığı belirtiliyor. Bununla birlikte, İran yönetimi durumun kontrol altına alındığına dair bir paylaşım yaptı.

2000'li yıllardan başlayarak, İran'da her 2-3 yılda bir ciddi protesto eylemleri gerçekleştirildi. Ve bu protestoların her biri bastırıldı.

Şu anki durumda da İran rejiminin  "yakasını kurtarıp kurtarmadığı" sorusu akıllara geliyor.

“İran'da yaşananlar artık bir devlet krizidir”

Eski diplomat Nesib Nesibli Modern.az'a yaptığı açıklamada  iktidarın düzenlediği son mitinglerin rejimin kendini koruma içgüdüsüyle ilgili olduğunu belirtti:

“İktidarın son adımı rejimin korunması açısından ilginçti. Tüm kaynaklar seferber edildi. İnsanların bir kısmı zorunlu, bir kısmı ise gönüllü olarak eylemlere katıldı. Bilinçli bir şekilde mitinglere çıkanlar hem Rıza Pehlevi'nin iktidara gelmesine, hem de dış müdahalelere itiraz ediyorlardı. Diğer yandan internetin ve iletişim araçlarının kesilmesi protesto hareketinin derinleşmesini zorlaştırıyor. Bağlantılar kesildiğinde hareket zayıflıyor. Protestolar spontane bir şekilde ortaya çıktı ve onu yönlendiren bir örgüt yok. Bu nedenle bazıları rejim yanlılarının mitinglerini protestoların zayıflaması olarak değerlendiriyor. Ancak henüz erken, birkaç gün sonra manzara daha net olacak”.

Onun sözlerine göre, son 20 yılda İran'da protestolar her zaman yalnızca baskılar sayesinde bastırılabildi:

“Sorunlar ise çözülmedi. 2020 yılında kadın hareketi başladı. Bugün İran'da kadınlar başı açık gezebiliyorlar, ancak bu hukuki çerçeveye alınmadı. Önceki aşamalardan farklı olarak, mevcut durum artık bir devlet krizi olarak değerlendirilmelidir. Devlet niteliklerinin dağılması çok ciddi bir meseledir”.

Nesib Nesibli ABD'nin olası askeri müdahalesini de dışlamıyor:

“ABD'nin Venezuela'ya müdahalesi, Maduro'nun tutuklanması, geçtiğimiz yıl İran'ın nükleer tesislerinin ABD ve İsrail tarafından vurulması göz önündedir. Trump yönetiminin doktrininde İran'ın nükleer silah elde etmesinin engellenmesi temel önceliklerden biridir. İran'la ticaret yapan ülkelere uygulanan yüzde 25'lik gümrük vergisi de fiilen askeri müdahaleye eşdeğer bir baskı mekanizmasıdır. Eğer komşu ülkeler ve diğer devletler İran'la ekonomik ilişkileri durdurursa, sonuçların ne kadar ağır olacağını hayal etmek zor değildir”.

 “İran'da artık geri dönüşü mümkün olmayan süreçler başladı”

Siyasi yorumcu Elhan Şahinoğlu'nun sözlerine göre, İran'da yaşanan son olaylar önceki protesto dalgalarından köklü bir şekilde farklılaşıyor ve artık geri dönüşü olmayan bir aşamaya girdi:

“Elbette, 2000'li yıllardan başlayarak İran'da çeşitli dönemlerde protestolar yaşandı. Ancak mevcut protestolar öncekilerden köklü bir şekilde farklılaşıyor. Bu kez sürece toplumun neredeyse tüm kesimleri katıldı. Özellikle dükkan sahipleri ve küçük işletmecilerin enflasyon ve fiyat artışıyla ilgili talepleri protestoların temel itici gücüne dönüştü. Muhafazakar çevreler de kendi sırasıyla yürüyüşler düzenleyerek güç gösterisi yapmaya çalıştılar. Ancak bu adımlar protesto dalgasını zayıflatmadı. Eğer protestolar durulduysa, neden internet hala kesiliyor? Neden polis protestoculara karşı ateş açıyor? Ölenlerin ve yaralananların sayısı artıyor. Bu ise protestoların durmasına değil, daha da derinleşmesine neden oluyor. Bence, protestolar devam edecek”.

Siyasi yorumcunun fikrince, muhafazakar rejim protestoları silah gücüyle geçici olarak bastırabilir, ancak bundan sonra ülkeyi yönetmek daha zor olacak:

“Enflasyonun yüksek olmasına itiraz olarak bu süreci özellikle dükkan sahipleri başlattı. Fiyatlar artıyor, insanlar iflas ediyor. Protestolar bastırılsa bile, sorun çözülecek mi? İran ağır yaptırımlar altındadır. Dış politika değişmedikçe durum da değişmeyecek. Yaptırımlar devam edecek ve bu da ekonomiye ciddi bir darbe vuracak. Yakın aylarda süreçlerin hangi boyuta kadar gideceği daha net görülecek. İran ya demokratikleşme yoluna girecek, ya da ülkenin parçalanması ihtimali gündeme gelecek. Çünkü ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ı Fars olmayan milletlerden oluşuyor ve ortada farklı çıkarlar var”.

ABD faktörüne değinen siyaset bilimci, Washington'ın zor bir seçimle karşı karşıya olduğunu belirtiyor:

“ABD müdahale etse, rejim toplumu dış düşmana karşı mobilize edebilir. Diğer taraftan darbeler indirildiğinde rejimin çöküşü hızlanabilir. Donald Trump iki seçenekle karşı karşıyadır. Darbe indirilse de, indirilmese de rejim artık çöküş aşamasına girdi. 12 günlük savaş gösterdi ki, muhafazakarların toplumu uzun vadeli bir şekilde mobilize etme imkanı yok. Kısa bir süre sonra yeniden siyasi protestolar başladı. Trump artık açıkça beyan etti ki, eğer insanlar öldürülürse, İran'ın askeri merkezleri vurulacak. Görünüşe göre, o, İran'daki ağır durumu dikkatle izliyor ve belirli bir süre sonra kesin bir karar verecek”.

Whatsapp
Bizə yazın!
Keçid et
ABŞ qırıcıları hərəkətə keçdi - İrana hücum başlayır