ABD ve İsrail 28 Şubat'tan itibaren İran'a saldırmaya başladıktan sonra, Orta Doğu ülkelerinde de patlama sesleri duyulmaya başlandı. Tahran, saldırıya karşılık olarak İsrail'e ve Orta Doğu ülkelerindeki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.
İranlı yetkililer daha önce de uyarıda bulunarak, saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD askeri tesislerini hedef alacağını belirtmişti.
İran, şimdiye kadar bölgedeki dokuz Arap ülkesine - Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ne saldırılar düzenledi.
Peki bu, Arap ülkeleri ile İran arasında bir savaşa yol açabilir mi?
Modern.az'a yaptığı açıklamada Siyasi yorumcu Rufiz Hafızoğlu, İran'ın saldırılarla ilgili olarak hedeflerinin Arap ülkeleri değil, ABD askeri üsleri olduğunu belirtti:
“İran bu beyanatla kendini güvence altına almaya çalışıyor. İran, Arap ülkelerini vurmasına rağmen, Türkiye'deki ABD'ye ait İncirlik askeri üssüne saldırı düzenlemedi. Aslında bu durum, İran'ın bu konuda ne kadar ciddi olup olmadığını gösteriyor. Yani İran, Türkiye'deki İncirlik askeri üslerini vurmuyorsa, demek ki hedef ilk aşamada ABD askeri üsleri değil.”

Siyasi yorumcu, Arap ülkelerinin İran'a karşı askeri cephe açma imkanlarının olmadığını vurguladı:
“Arap ülkeleriyle çok olumlu, dinamik ilişkilerimiz var. Ama Arap ülkeleri bu konuda oyuncu değiller. Örneğin, Suudi Arabistan milyarlarca dolarlık silahlar alıyor, ama bunların hiçbiri ne İran'a ne de Husilere karşı kullanılabiliyor. Çünkü potansiyel yok. Askeri güç sadece silahların olmasından ibaret değil. Ama genel olarak Arap ülkeleri İran'a karşı cephe alabilirler. Zaten cephe almış durumdalar. Ancak bu cephe silahlı direniş seviyesinde değil, sadece İran'ın attığı füzelerin yakalanması, oradaki askeri üslerden uçuşa izin vermemekle sınırlıdır. Dolayısıyla İran'la kafa kafaya gelecek bir Arap ülkesi yok. Sadece Mısır ve Cezayir'in böyle bir potansiyeli mevcut. Ancak her ikisi de bölgeden uzaktalar ve konuya dahil olmak istemiyorlar. Fakat Suudi Arabistan, Katar ve BAE'nin İran'a karşı mücadele edecek askeri potansiyeli yok. Bu ülkeler yıllarca İran'ın vekil güçleri olan Husilere karşı bir şey yapamadılar. Bu açıdan cephe açsalar bile İran için ciddi bir sorun yaratmayacaklar.”
Siyaset bilimci Zerdüşt Elizade, İran'ın Arap ülkelerini vurmasının yasal olduğunu söyledi:
“Arap ülkeleri birbirine nefret eden, inanmayan devletçiklerdir. Savaştan önce İran dışişleri bakanı Abbas Araqçi, Arap ülkelerine ABD ve İsrail'in kendilerine saldırmaya hazırlandığını bildirdi ve onlara ait güçleri ülkelerinden çıkarmaya çağırdı. Onlar bu çağrıya kulak asmadılar. ABD'nin kendilerini savunacağını düşündüler. Suudi Arabistan'da, BAE'de, Katar'da, Umman'da ABD askeri üsleri konuşlandırılmıştır. İran onları vurmasın da ne yapsın? İran'ı bombalıyorlar, viran ediyorlar, yetkililerini öldürüyorlar."

Siyaset bilimci, Arap ülkelerinin İran'a savaş açma ihtimalinden de bahsetti:
“Suudi Arabistan zaten İran'a savaş ilan ettiğini duyurdu. Bunu söyledikten sonra Suudi Arabistan darbe aldı, petrol rafinerisi vuruldu. Suudi Arabistan, İran'la savaşma kabiliyetine sahip olmadığını, İran'ın kendilerinden kat kat güçlü olduğunu anlıyor. Suudi Arabistan, Yemen'e yıllarca etrafına birkaç ülke toplayarak saldırılar düzenlese de bir şeye ulaşamadı. Evet, bu ülkenin çok sayıda modern askeri teçhizatı var. Ancak savaşmaya muktedir bir ordusu yok. Onlar yiyip içmeyi, gezmeyi ve keyif yapmayı iyi becerirler. Ne BAE, ne Umman, ne de Katar İran'a askeri saldırı düzenleme gücünde değiller. Bunu isteseler de yapamazlar.”