Modern.az

Üçüncü Dünya Savaşı başladı - Felaketin mübarek olsun, dünya!

Bugün, 11:16

Tarih ne kadar ders verse de, çoğu zaman insanlar olayların boyutunu tam olarak anlamaz. İnsanlar olayların içinde yaşarken bunun hangi sonuçlara yol açacağını idrak etmez. Çok yıllar sonra tarih o olayların değerini verir.

Şimdi dünyada yaşanan olaylar da böyledir. Herkesi bir soru meraklandırıyor olmalı, biz hangi dönemde yaşıyoruz?

Dünya gerçekten de barış döneminde mi? Böyle bir barış olur mu? Yoksa insanlık yeni bir küresel çatışmanın içinde mi? Böyle bir çatışma olur mu? Her yer, her şey belirsizlikler içindedir.

Dünya savaşı kavramı tarihte acı, ağrı, kayıp, harabeler anlamını taşır. Klasik anlamda dünya savaşı, farklı kıtalarda yer alan çok sayıda devletin katıldığı küresel bir askeri çatışma demektir. Bu savaşlar cephelerde yürütülse de, ekonomileri, siyasi sistemleri ve insanların yaşam tarzını kökünden değiştirir.

Dünya savaşları dünya düzenini değiştirir. İmparatorlukları yıkar. Yeni devletler yaratır. Küresel güç dengesini değiştirir. Dünya savaşları milyonlarca insanı öldürür.

Tarihte resmi olarak iki büyük dünya savaşı yaşanmıştır. 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, 1939 yılında başlayan İkinci Dünya Savaşı...

Bu savaşların her ikisi de insanlık tarihinde en kanlı olaylar olarak hafızalarda kalmıştır.

Ancak ilginç nokta şudur ki, bu savaşlar başladığında hiç kimse onların “dünya savaşı” olduğunu bilmiyordu.

Birinci Dünya Savaşı nasıl başlamıştı...


1914 yılının yazında Avrupa'da ciddi bir gerginlik yaşanıyordu. Devletler arasında rekabet artıyordu. İmparatorluklar güçlenmek istiyordu. Silahlanma yarışı hızlanıyordu.

Avrupa iki büyük askeri blok arasında bölünmüştü. Bir tarafta Almanya ve Avusturya-Macaristan, diğer tarafta ise Fransa, Büyük Britanya ve Rusya imparatorluğu vardı.

Savaşın kıvılcımı ise Bosna'nın Saraybosna şehrinde yaşandı. 1914 yılı 28 Haziran'da Avusturya-Macaristan tahtının varisi Franz Ferdinand Sırp milliyetçisi tarafından öldürüldü.

Bu olay tarihe Saraybosna suikastı olarak geçti. Avusturya-Macaristan Sırbistan'a ültimatom verdi. Birkaç hafta sonra ise savaş ilan edildi.

Başlangıçta bu çatışma bölgesel görünüyordu. Yukarıda belirttiğimiz gibi, kimse dünya savaşının başladığını aklından bile geçirmiyordu. Ancak askeri ittifaklar sistemi savaşı genişletti. Almanya Avusturya-Macaristan'ın tarafında yer aldı. Rusya Sırbistan'ı savunmak için seferberlik ilan etti. Fransa Rusya'nın tarafını tuttu. Büyük Britanya ise Almanya'ya karşı savaşa katıldı.

Böylece, birkaç hafta içinde Avrupa'nın büyük bir kısmı savaşa dahil oldu.

Sonradan Osmanlı imparatorluğu ve Bulgaristan da savaşa katıldı. Savaş Yakın Doğu'ya, Afrika'ya ve Asya'ya yayıldı.

Birinci Dünya Savaşı'na 30'dan fazla ülke katıldı ve yaklaşık 70 milyon insan seferber edildi.

Bu savaş, insanlık tarihinde yeni teknolojilerin geniş çapta kullanıldığı ilk büyük savaştı. Tanklar ilk kez savaş meydanına çıkarıldı. Zehirli gazlar kullanıldı. Havacılık savaş operasyonlarında yer almaya başladı.

Cephelerde milyonlarca insan hayatını kaybetti. Birinci Dünya Savaşı sonucunda yaklaşık 17 milyon insan öldü. Avrupa ekonomisi ağır darbe aldı. Şehirler yıkıldı, devletler felç oldu.

Dört büyük imparatorluk tarih sahnesinden silindi. Alman imparatorluğu dağıldı, Avusturya-Macaristan imparatorluğu parçalandı. Osmanlı imparatorluğu çöktü, Rusya imparatorluğu ise devrimle devrildi.

Ve 1918 yılında savaş bittiğinde dünya anladı ki, yaşananlar Birinci Dünya Savaşı imiş...           

İkinci Dünya Savaşı


Birinci Dünya Savaşı bittiğinde birçok insan böyle bir facianın bir daha tekrarlanmayacağını düşünüyordu. Ancak unutkan insan için tarih başka türlü karar verdi.

1930'lu yıllarda Avrupa'da yeni siyasi güçler ortaya çıktı. Almanya'da Nazizm iktidara geldi. Adolf Hitler Versay Antlaşması'nın şartlarını hiçbir şekilde kabul etmiyordu, o, Almanya'yı yeniden güçlendirmek istiyordu.

Bu istekle 1939 yılı 1 Eylül'de Almanya Polonya'ya saldırdı. Bu tarih İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcı oldu. Ama yine de o zaman bunun İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcı olduğunu kimse bilmiyordu.

Birkaç gün sonra Büyük Britanya ve Fransa Almanya'ya savaş ilan ettiler. Savaş hızla genişledi. Almanya Avrupa'nın büyük bir kısmını işgal etti.

1941 yılında Almanya Sovyetler Birliği'ne saldırdı. Japonya ve Amerika da savaşa katıldı.

Genel olarak, İkinci Dünya Savaşı 60'tan fazla ülkeyi kapsadı. Savaş Avrupa, Afrika, Asya ve okyanuslara da sıçradı. Bu savaş o döneme kadar insanlık tarihinin en kanlı savaşı oldu.

Yaklaşık 70–80 milyon insan hayatını kaybetti. Bu savaş aynı zamanda teknolojinin savaş meydanında yeni bir aşamaya geçtiğini gösterdi. Jet uçakları ortaya çıktı, radar teknolojisi uygulandı.

1945 yılında ise atom bombası ilk kez savaşta kullanıldı. ABD Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atom bombası attı. Bu olay savaşın sonunu getirdi.

Birinci Dünya Savaşı dört büyük imparatorluğun tarih sahnesinden silinmesiyle akıllarda kaldıysa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünya siyasi sistemi köklü bir şekilde değişti. ABD ve Sovyetler Birliği süper güç olarak ortaya çıktı.

Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu. Dünya iki büyük blok arasında bölündü. Sonra Sovyetler Birliği parçalandı. Yerel savaşlarla gözlemlenen süreç henüz bitmedi.

Modern dünyanın manzarası


Şimdi dünya yeniden istikrarsız bir dönem yaşıyor. Yakın Doğu yıllardır savaşlar içindedir. Irak savaşı bölgenin rengini değiştirdi, kendisi ise fiilen yok oldu. Suriye olaylarında yüz binlerce insan hayatını kaybetti. İsrail ve Filistin arasındaki çatışma zirveye ulaştı.

2020 yılında dünya yeni bir krizle karşılaştı. Koronavirüs pandemisi tüm gezegene yayıldı ve küresel ekonomiye ciddi darbe vurdu. Birçok analist pandemiyi küresel sistemin zayıflığının bir göstergesi olarak kabul ediyor. Aslında, bu, Üçüncü Dünya Savaşı'nın kıvılcımlarıydı ve neredeyse tüm dünya ülkelerine, tüm insanlara dokundu.

24 Şubat 2022 tarihinde Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı ile Rusya ile Ukrayna arasında geniş çaplı bir savaş başladı. Bu savaş Avrupa'nın güvenlik sistemini sarstı. ABD ve NATO ülkeleri Ukrayna'yı açıkça destekliyor. Rusya ise Batı ile açık bir jeopolitik çatışma yaşıyor. Bu nedenle bu savaşı bölgesel bir çatışma olarak kabul etmek saflık olurdu. Bu, büyük güçlerin mücadelesinin yeni bir aşamasıdır.

Şimdi Yakın Doğu'da da gerginlik en yüksek seviyeye ulaştı. Hatta Rusya-Ukrayna savaşını unutturdu bile diyebiliriz. İran ve İsrail arasındaki çatışma daha açık bir forma geçti. Amerika, İsrail-İran savaşı başladı. İran havadan vurularak darmadağın ediliyor. Liderleri yok ediliyor.
İran ise İsrail'i ve 11'den fazla ülkeyi füze ateşine tutuyor. Bölgede çeşitli güçler bu çatışmaya dahil oluyor. Bu, meselenin görünen tarafıdır, perdenin arkasında tüm ülkeler var. Dünyanın hiçbir ülkesi bu savaşa katılmaktan sigortalı değil. Bu, an meselesidir. Dünyanın başı üzerinde korkunç bir kabus dolaşıyor.

Bugünkü savaşlar öncekilerden farklıdır. Şimdi her şey gökyüzünden yapılıyor. Drone teknolojisi savaşların temel unsuru haline geldi. Devletlerin altyapısını bombalardan daha çok siber saldırılar hedef alıyor. Askeri stratejilerde yapay zeka kullanılıyor. Uydu teknolojileri savaşın kaderini belirliyor. Enformasyon savaşı da önemli rol oynuyor. Medya ve sosyal ağlar artık jeopolitikanın bir parçası haline geldi.

Üçüncü Dünya Savaşı başladı mı?


Bu soru son yıllarda daha çok dile getiriliyor. Bazı uzmanlar dünyanın çoktan küresel çatışma aşamasına girdiğini düşünüyor. Diğerleri ise yaşananların hala bölgesel çatışmalar olduğunu düşünüyor.

Ancak bir gerçek var. Dünya giderek daha gergin ve tehlikeli oluyor. Her gün kanlar akıtılıyor. İnsan ölümü sıradan bir yaşam tarzı gibidir. Silahlanma yarışı yeniden hızlanıyor. Jeopolitik bloklaşmalar artıyor, ekonomik savaşlar güçleniyor.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından da görüldüğü gibi, tarih gösteriyor ki, dünya savaşları birdenbire başlamaz, onlar tedricen şekillenir.

1914 yılında da insanlar savaşın boyutunu hemen anlamamıştı, 1939 yılında da aynı durum yaşanmıştı.

İstemesek de, görünen o ki, tarih yeniden tekerrür ediyor. Tarih unutkan insanlığa yine bir ders veriyor.

Dünya savaşları büyük yıkım getirir, milyonlarca insanın hayatına son verir. Ekonomileri yıkar, toplumları parçalar. İçinde bulunduğumuz dünya yeniden karmaşık aşamalara gelip çıktı. Çatışmalar artıyor, gerginlikler derinleşiyor. Bazen öyle ülkeler savaşa dahil oluyor ki, onların başlangıçta böyle bir niyeti hiç olmuyor.

Tarih bunu defalarca göstermiştir. Bu yüzden, şimdi de hiçbir ülke bu süreçten sigortalı değil.

Biz böyle olmasını istemiyoruz, ama acı bir gerçek var. Belki de bir gün tarih kitapları bugünkü dönemi şöyle yazacak.

Üçüncü Dünya Savaşı başladı. Ve o zaman insanlık sadece bir cümle söyleyebilecek.

Kaderin mübarek olsun, dünya.

Facebook
Dəqiq xəbəri bizdən alın!
Keçid et
İran Naxçıvanı vurdu - Gündəm Masada