“Ramiz Mehdiyev'in emri, talimatı, fetvasıyla beni, ailemi mutsuz eden, birliğimizi dağıtan, evlatlarımın geleceğini mahveden, benden iyilikten başka hiçbir şey görmemiş gazetecilere, sitelere cevap vermek benim için çok büyük bir azaptır. Siz benden ne soracaksınız? Ne?”
Modern.az haber veriyor ki, bu düşünceleri eski milletvekili Gülər Əhmədova akademik Ramiz Mehdiyev ile ilişkileri hakkındaki sorulara cevap olarak belirtmiştir.
O demiştir:
“Bu adamın emriyle, gece gündüz bilmeden siparişle yazdığınız şer ve iftirayı tekzip etmeyi mi? Benim yıllarca yaptığım işleri, Cumhuriyet Çocuk Teşkilatında, "Mərkəz" gazetesinde, milletvekili olarak yorulmadan çalışmamı bir anda unutup, sırf bu siyasi timsahın emriyle benden, şerefsiz, namussuz, katil, hırsız, dolandırıcı yarattığınız için benim de değişip siyasi bukalemun olacağımı mı bekliyorsunuz? Hata ediyorsunuz, yanılıyorsunuz!”
G.Əhmədova, Ramiz Mehdiyev'i ilk kez nerede eleştirdiğinden de bahsetmiştir:
“Ben Ramiz Mehdiyev'i ilk kez Gençlerin ikinci forumunda eleştirdim. O forumda rahmetli Ulu önder, Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve 2000 kişi forum katılımcısı vardı. Tam da "tehlikeli" bir konuşma yaptığım için salonda ölü bir sessizlik hüküm sürüyordu. Konuşmamı bitirdiğimde 1-2 saniye sonra rahmetli Ulu önder ve o zaman genç olan Sayın Cumhurbaşkanı alkışladı ve salonu alkış sesleri kapladı. Daha sonra, 2001 yılında bizi Cumhuriyet Çocuk Teşkilatının karargahından çıkarmak isterlerken, ben Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştüm ve ona birçok şeyi anlattım. Hatta dahası da var... Ama bu sohbetlere şimdi ihtiyaç yoktur”.
Eski milletvekili, kendisine telefon eden gazetecilere seslenerek belirtmiştir:
“Değerli gazeteciler, hanımlar ve beyler! Bana telefon ettirmeyin. O genç çocuklara eziyet etmeyin. Hafızanızı tazeleyin. Ramiz Mehdiyev'in bana ve aileme neler yaşattığını sizler çok iyi biliyorsunuz. Sadece, onları yazın. Zamanında onun fetvasıyla yazdığınız şer ve iftirayı hatırlayın.
Sirus Tebrizli'yi, Alkış Musayev'i, Musa Musayev'i, beni - Güler Ahmedova'yı ve daha nice nice gerçek Aliyevci'yi işsiz bırakan, siyasi kariyerini mahveden, çürütüp öldüren, hasta eden bu Siyasi Timsah'ı bana tanıtmaya da gerek yoktur.
Gidin bazen iktidar, bazen muhalefet olan, onun etrafında pervane gibi dönen, şimdi elinde, "b.. yemişim" kaşığıyla gezenlerden fikir sorun.
Ben kimim ki? Ben zindanda, mazlumken, secdede onu Allah'a havale ettim. Bana ve aileme çektirdiklerinin 1000 katını kendisi ve ailesi çekecek, inşallah!”