Suç dünyası ve “hırsız dünyası” topluma ciddi zarar veren bir fenomendir. Bazı filmler, diziler, müzik ve sosyal ağlar suç dünyasını “cesur” ve “adaletli” olarak sunmaktadır. Oysa gerçeklik çok farklıdır. Ne yazık ki, post-Sovyet coğrafyasının diğer ülkeleri gibi, Azerbaycan'da da “hırsız dünyası”na ilgi olmuş ve şimdi de vardır. "Hırsız fikirleri", "kanuni hırsız" kavramları özellikle gençlerin bazılarının dikkatini çekmektedir.
“Hırsız dünyası” kavramı XX. yüzyılın başlarında, özellikle de Sovyet hapishane ve kamp sisteminde şekillenmiştir. Özgürlükten mahrum bırakma yerlerinde oluşan bu gayriresmi yapı zamanla ciddi bir hiyerarşi ve yazılı olmayan kanunlar sistemi oluşturmuştur. Amaç hem devlet sistemine karşı direniş göstermek hem de mahkumlar arasında güya “düzen” yaratmak olmuştur.
Zaman zaman post-Sovyet coğrafyasında faaliyet gösteren "kanuni hırsızlar" arasında Azerbaycanlılar da tanınmıştır. Onlar özellikle Rusya'da yaşamışlardır, şimdi de komşu ülkede bu tür kişilerin sesi-soluğu gelmektedir.
Peki Azerbaycan'da nasıl, şu anda ülkemizde herhangi bir "kanuni hırsız" faaliyet gösteriyor mu?
Bakü Şehir Savcılığı'nın eski müfettişi, dedektif yazar Müşfiq Abbasov Modern.az'a yaptığı açıklamada, şu anda Azerbaycan'da "hırsız alemi" ve “hırsız” adı altında faaliyet gösteren kişilerin mevcut olmadığını belirtmiştir:
"Genel olarak, kolluk kuvvetleri Rusya'da “kanuni hırsız” olarak tanınan kişilerin Bakü'ye girişine izin vermemekte ve onların ülke içinde herhangi bir gruplaşma oluşturması kesinlikle mümkün değildir.
İçişleri Bakanlığı ve Devlet Güvenlik Hizmeti özellikle aktif ve prensipli faaliyet göstermektedir. Bu ise takdire şayan bir yaklaşımdır".
Mülakat yaptığımız kişinin sözlerine göre, kendilerini “hırsız alemi”nde sayan kişiler devlet tarafından kabul edilmiş kurallara riayet etmemekte, güya kendi “kanunları” vardır ve bu “kanunlar” da istenilen yöne eğilebilmektedir.
"Hırsız alemine" ait bazı kişileri tanıyorum, belirli meclislerde ve tesadüfi görüşmelerde onlarla iletişimim oldu. Bu kişilerin “adalet” anlayışı altında dile getirdikleri fikirler aslında sadece kendi çıkarlarının savunmasından ibarettir".
M. Abbasov, iletişimde olduğu "hırsızlar" hakkında "somut isimler vermek etik olmaz" demiştir.

O eklemiştir ki, bu alem artık dünyada da tedricen ortadan kaldırılmaktadır:
"Şu anda bu kişilerin bir kısmı Rusya'da, bir kısmı ise İstanbul ve Dubai'de yaşamaktadır. Devletler bu meseleyi kökünden çözmüş ve bu kişiler fiilen avare, işsiz insanlar olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Bu kişiler çeşitli sohbetlere karışarak insanları haksız çıkarmaya, kimilerinin üzerine para koymaya çalışmakta, “brodyaqa” hayatı yaşadıklarını düşünmektedirler.
Bu tür kişilerin hareketleri kolluk kuvvetlerine bildirildiğinde derhal ciddi tedbirler alınmakta ve bu, kesin bir şekilde uygulanmaktadır".
Eski müfettiş belirtmiştir ki, Rusya'da yaşayan "hırsız alemi" temsilcilerine Azerbaycan'da sempati duyan işsiz-güçsüz insanlar da vardır ve onlar herhangi bir anlaşmazlığı “çözmek” adı altında arayıp bu kişileri sürece dahil etmeye çalışmaktadırlar.
"Bu kişiler de güya herhangi bir “büyük kardeş”in talimatını yerine getiriyormuş gibi davranmaktadırlar. Bütün bunlar toplum için artık tehlike oluşturmamakta ve zaman geçtikçe, bu meseleler tamamen ortadan kalkacaktır".
