Azerbaycan, insan organlarının yasa dışı dolaşımıyla ilgili ağır sıkıntılar çekmiş ülkelerden biridir. Bildiğiniz gibi, bugüne dek Birinci Karabağ Savaşı'ndan sonra yaklaşık dört bin insanın akıbeti hâlâ meçhul kalmaktadır. Onların büyük bir kısmı organ ticaretinin kurbanı olmuş, ayrı ayrı devletlere satılmıştır. Bu gerçekler, Azerbaycan'da adil bir şekilde yürütülen Ermeni kökenli kişilerin mahkemelerinde bizzat kendileri tarafından itiraf edilmiştir.
Modern.az haber veriyor ki, bunu Milli Meclis'in bugünkü genel kurul toplantısında Bölgesel Meseleler Komitesi Başkanı Siyavuş Novruzov belirtmiştir.
Milletvekili, söz konusu kişilerin tek tek toplu mezarlıkların yerlerini gösterdiklerini, insanların nerede toplu şekilde katledildiğini, hangilerinin çeşitli ülkelere satıldığını ve bu suçların organ mafyası çerçevesinde gerçekleştirildiğini itiraf ettiklerini kaydetmiştir.
“Buna rağmen, bugün çeşitli uluslararası kuruluşlar Azerbaycan'ın adil uluslararası sözleşmelere katılmasını görmezden gelerek, ülkemiz hakkında insan hakları ihlalleri, suçlulara ve teröristlere verilen hükümlerin güya adaletsiz olduğu yönünde görüşler dile getirmektedirler.
Belirttiğim gibi, söz konusu kişiler suçlarını açıkça itiraf etmişlerdir. Şimdi ise birkaç Ermeni'nin aldığı beş-on manat karşılığında, zaten Azerbaycan'a karşı daima taraflı bir konumda duran bazı uluslararası kuruluşlar bu kez de maddi çıkarlar uğruna hareket etmektedirler. Human Rights Watch ve diğer insan hakları kuruluşları, vaktiyle hatta Ermenistan tarafından desteklenmiş mahkeme hükümlerine karşı çıkış yapmaya başlamışlardır”.
Ne yazık ki, bu süreçte içimizden çıkan, ancak bugün Azerbaycan'da olmayan, dışarıdan yönlendirilen bazı “insan hakları savunucuları” da aynı konumdan konuşmamaktadırlar. Bu insanlara verilen adil hüküm onları daha da rahatsız etmektedir. Çünkü Hocalı faciasını işleyenler onların dayılarıdır”.