Modern.az

Trump'ın İran'daki “gizemli adayı”: Muhammed Kalibaf kimdir? - DOSYA

Trump'ın İran'daki “gizemli adayı”: Muhammed Kalibaf kimdir? - DOSYA

Röportaj

27 Mart 2026, 15:03

Nüfuzlu yabancı medya son günlerde ondan sıkça bahsediyor: “Politico”, “Axios”, CNN, BBC, “Hürriyet”, “Bloomberg”, “El Cezire” ve diğerlerinin sayfalarında Muhammed Bakır Kalibaf hakkında haberler yayınlanmaktadır. Söz konusu İran parlamentosunun başkanıdır..

Modern.az'ın haberine göre, bu haftanın başında Muhammed Bakır Kalibaf uluslararası dikkatlerin odağına düştü. Buna Amerika ve İsrail medyasında onun ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın sona ermesi için  Trump yönetimiyle müzakereler yaptığına dair haberler neden oldu.

23 Mart'ta İran'ın enerji altyapısına yönelik saldırılara 5 günlük ara veren Amerikalı lider, elçilerinin İran'ın "en önemli kişisi" - en saygın olarak kabul ettiği liderle konuştuklarını söyledi. Ancak Trump, bunun İran'ın yeni Yüce Lideri Mücteba Hamenei olmadığını vurguladı.

"Politico" yayını kendi kaynaklarına dayanarak, İran parlamentosu sözcüsü Muhammed Bakır Kalibaf'ın Trump yönetimi tarafından potansiyel yeni lider olarak değerlendirildiğini bildirdi.

"O, en yüksek rütbeli yetkililerden biridir... Ama onları kontrol etmeliyiz ve acele edemeyiz", dedi kaynak "Politico" gazetesine.

“The Wall Street Journal” gazetesi ise, ABD'nin müzakere etmek istediği Kalibaf'ın yaklaşık bir aydır devam eden savaşta İsrail'in saldırılarına maruz kalmadığını yazıyor.


İsrail'in "Jerusalem Post" ve "Axios" gazeteleri de onu İran lideri olmaya potansiyel aday olarak kaydettiler.

“Hürriyet” gazetesinin köşe yazarı Ahmet Hakan ise son yazısında “Kalibaf konusu”na değinirken şunları kaydetti:

“Laricani'nin bir karizması vardı. Kant'ı tanırdı, felsefeyi severdi. Dünya malına ilgisi yoktu. Temkinliliği etkileyiciydi. Bugünlerde İran'da meşhur olan Kalibaf'a gelince ise... Onun yolsuzluk eğilimleri olduğu söyleniyor. O, sürekli başkanlığa aday olması ve sonra başkaları adına yarıştan çekilmesiyle meşhurdur. Ah, Laricani, ah! Bak şimdi geride bıraktığın boşluğu kimler dolduruyor”.

Washington'da bazı yetkililer, 64 yaşındaki Kalibaf'ın İran'a liderlik etmek ve Trump yönetimiyle müzakereler yürütmek için uygun bir ortak olduğuna inanıyorlar. Ancak onlar, Beyaz Saray'ın henüz somut bir kişi seçmeye hazır olmadığını ve uzlaşmaya hazır birini aramak için birkaç adayı değerlendirdiğini belirtiyorlar. Yani Beyaz Saray Kalibaf hakkında henüz nihai bir karar vermedi.

Beyaz Saray basın sözcüsü Kerolin Levitt, "konunun hassas diplomatik müzakereler olduğunu ve ABD Yönetimi'nin detayları medyada açıklamayacağını" belirtti.

İsrail'in "The Jerusalem Post" ve "Axios" gazeteleri Muhammed Bakır Kalibaf'ı İran'ın ABD ile müzakereler yürüten resmi kişisi olarak tanımladı. İddiaya göre, ABD başkanının özel temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner, İran parlamentosu sözcüsü ile görüştüler.
Ancak Kalibaf'ın kendisi Amerikalılarla herhangi bir müzakereyi reddediyor. O dedi ki: "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı ve sahte haberler finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in düştüğü bataklıktan çıkmak için kullanılıyor."

Yabancı medya yazıyor ki, daha 2008 yılında Kalibaf, İran'ın nükleer programına dair ABD ile diyaloğu destekliyordu. O dönemde o, bu tür müzakerelerin herkese - İran'a, ABD'ye ve bir bütün olarak uluslararası topluma fayda sağlayacağına inanıyordu.

Ancak birçok uzman, Muhammed Bakır Kalibaf'ı İran'daki mevcut düzenin destekçisi olarak değerlendiriyor. Bu ise onu Washington'a herhangi önemli tavizler sunmak için olası olmayan bir adaya dönüştürüyor.


İsrail'in “TV Channel 14” kanalının Kalibaf ile ilgili son iddiasına göre, Tel Aviv ve Washington, İran parlamentosu başkanı için geçici güvenlik garantileri verdiler. Kanalın haberine göre, potansiyel saldırılara karşı "geçici dokunulmazlık" en az 5 gün süreyle yürürlükte olacak. Bu adımın, İran liderliğinin temsilcileriyle doğrudan veya dolaylı müzakereleri kolaylaştırmak için atıldığı belirtiliyor.

Peki Amerika başkanının "en saygın" olarak adlandırdığı ve bazı uzmanların da İran'a liderlik edebilecek lider olarak nitelendirdiği bu adam kimdir? Cevap, son 30 yıl boyunca İran-Irak savaşındaki komutanlıktan İslam Cumhuriyeti'nin en nüfuzlu şahsiyetlerinden birine dönüşen Kalibaf'ın biyografisine derinlemesine bakmayı gerektiriyor.

Muhammed Bakır Kalibaf, 1961 yılında İran'ın kuzeydoğusunda yer alan kutsal Şii şehri ve merhum Yüce Lider Ali Hamenei'nin de doğduğu Meşhed'de doğdu.

Babasının Hüseyin Kalibaf'ın milliyetçe Kürt, annesi Hayır al-Nasa'nın Fars olduğu belirtiliyor.

Kalibaf, Tahran Üniversitesi'nde insan coğrafyası üzerine lisans derecesi (sonradan orada profesör oldu) ve İslam Azad Üniversitesi'nde yüksek lisans derecesi aldı. Doktora derecesini Terbiye Modares Üniversitesi'nde aldı.

Kariyerine 19 yaşında başladı ve 1980 yılında yeni kurulan İslam Devrim Muhafızları Kolordusu'na (SEPAH) katıldı. İran-Irak savaşı sırasında Kalibaf hızla rütbelerde yükseldi, 1982'de İmam Rıza Tugayı'nın genel komutanı, 1983-1984 yıllarında ise en kanlı savaşlardan bazılarında yer alan 5. “Nasr” Tümeni'ne komuta etti.

Bu askeri tecrübe, onun sonraki kariyerinin temelini oluşturdu. 1990'lı yılların sonlarında Kalibaf, askeri liderliğin en yüksek kademelerine ulaştı: 1997'den 2000'e kadar SEPAH Havacılık ve Uzay Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptı. Bu görev ona sadece İran'ın en gelişmiş askeri teknolojisine erişim imkanı vermekle kalmadı, aynı zamanda SEPAH'taki kilit figürlerle güçlü ilişkiler kurma fırsatı da yarattı. Kalibaf aynı zamanda nitelikli bir askeri pilottur ve kaynaklara göre, yolcu uçaklarını kullanma yeteneğini vurgulamayı sever.

Kalibaf'ın kariyeri aynı zamanda İran'daki iç protestoların bastırılmasıyla da ilgilidir ve biyografisinin bu kısmı en çok tartışmaya neden olmuştur. 1999'daki öğrenci protestoları sırasında Kalibaf, İran Ulusal Polisi komutanı olarak atandı. O, reformcu başkan Muhammed Hatemi'ye göstericilere karşı kararlı tedbirler alınmasının önemi hakkında uyarı mektubu imzalayan 24 SEPAH komutanı arasındaydı. İnsan hakları örgütleri, Kalibaf'ın son 25 yılda İran'da meydana gelen tüm büyük protesto dalgalarının bastırılmasında kilit rol oynadığını iddia ediyor.


Güvenlik güçlerindeki nüfuzlu görevlerine rağmen, Muhammed Bakır Kalibaf uzun süre seçimlerde başarı elde etmek için mücadele etti. Dört kez başkanlığa adaylığını koydu: 2005, 2013, 2017 ve 2024 yıllarında. En başarılı kampanyası 2013 yılında oldu: Ancak Kalibaf zafer kazanamayarak Hasan Ruhani'den sonra ikinci sırayı aldı.
2005 yılında ise sadece dördüncü sırayı aldı, o zamanlar az tanınan muhafazakar Mahmud Ahmedinejad ise kazandı.
2017 yılında Kalibaf kampanya başlattı, ancak başka bir muhafazakar aday İbrahim Reisi lehine geri çekildi. Reisi'nin uçak kazasında ölümünden sonra, 2024 yılında başkanlık için yaptığı son deneme ona sadece üçüncü sırayı kazandırdı. Bu seçimlerde Mesud Pezeşkian kazandı.

Onun başarısız başkanlık seçimleri kariyerine engel olmadı. 2005 yılında, yenilgisinden hemen sonra Kalibaf başkent Tahran'ın belediye başkanı seçildi ve 2017 yılına kadar - 12 yıl bu görevi sürdürdü. Bu görevde pragmatik bir teknokrat olarak ün kazandı: taraftarları onu metronun genişletilmesi ve parkların kurulması da dahil olmak üzere şehir altyapısının geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle övüyorlar. Ancak eleştirmenleri, görev süresi boyunca yaşanan yolsuzluk skandallarını da belirtiyorlar.

2020 yılının ilkbaharında Muhammed Bakır Kalibaf, Ali Laricani'nin yerine parlamento sözcüsü seçildi. İşte bu görev ona başkan olmadan bile iktidarda kalma imkanı verdi.

2026 yılının başlarında - Şubat ayının sonlarında ABD-İsrail saldırısı, İran'ın eski Yüce Lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin hayatına son verdi. Mart ortalarında İsrail saldırısı sonucunda Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreteri ve merhum Yüce Lider'in en yakın danışmanlarından biri olan Ali Laricani öldürüldü. Laricani, Ali Hamenei'den sonra İran'da ana karar verici kişi sayılıyordu. Laricani'nin ölümü iktidar boşluğunu daha da derinleştirdi. İşte bu anda Kalibaf dominant bir figür olarak ortaya çıktı.


Yeni Yüce Lider Mücteba Hamenei'den farklı olarak, hiçbir kamuoyu önünde konuşma yapmayan ve sadece birkaç yazılı açıklama veren Muhammed Bakır Kalibaf, son günlerde İran liderliğinin kamusal yüzü haline geldi.
64 yaşındaki siyasetçi düzenli olarak X'te paylaşımlar yapıyor, İran televizyonuna röportajlar veriyor ve savaşın gidişatıyla ilgili açıklamalar yayınlıyor. Kalibaf muhtemelen İran'ın askeri çabalarını ve stratejisini yönetenlerden biridir. İddialara göre, Başkan Mesud Pezeşkian'ın günlük sivil yönetime odaklanmasıyla Kalibaf stratejik ve askeri liderliği üstlenmiştir.

Kalibaf, 2020 yılında suikast sonucu öldürülen General Kasım Süleymani'nin yakın silah arkadaşıydı ve bu da ona SEPAH'tan yüksek düzeyde güven kazandırıyordu.

Savaşın başlangıcından bu yana Muhammed Bakır Kalibaf, güçlü bir anti-Amerikan ve İsrail karşıtı tutum sergiledi. Mart ayının ortalarında, ABD'nin İran'ı yenilgiye uğrattığını iddia eden Başkan Donald Trump'ı alaya aldı. Üç gün sonra, Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesi durumuna dönmeyeceğini beyan etti.
Batı'da özellikle endişe verici bir nokta, Kalibaf'ın 22 Mart tarihli açıklaması oldu. Sözcü, bu açıklamada ABD'nin savunma bütçesini destekleyen finans kurumlarını meşru askeri hedefler olarak adlandırdı.

Ancak daha ilginç olanı, Kalibaf'ın ABD ile devam eden müzakereler hakkındaki bilgileri yalanlaması oldu. Bilgiyi sahtekarlık olarak nitelendiren Kalibaf, bu tür söylentilerin temel amacının finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek olduğuna dair inancını dile getirdi. O, İslam Cumhuriyeti halkının saldırganların cezalandırılmasını talep ettiğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı sözçüsü İsmail Bagai, son birkaç gün içinde ABD'nin müzakerelere başlama isteğiyle ilgili "dost ülkeler" aracılığıyla mesajlar gönderildiğini doğruladı, ancak İran, ülkenin enerji altyapısına yapılan herhangi bir saldırının "ciddi sonuçları" hakkında uyarılar da dahil olmak üzere, kendi prensipli tutumlarına uygun olarak yanıt verdi.

Uzmanlar, Tahran'ın resmi yalanlamalarına rağmen, müzakerelerin mümkünlüğünün göz ardı edilemeyeceğini söylüyorlar. Savaşta tüm taraflar yüksek maliyetlerle karşı karşıya: Washington, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından muzdarip Fars Körfezi devletleri, Avrupa ülkeleri, Japonya ve Güney Kore'nin baskısı altında. Trump ayrıca Kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce Cumhuriyetçiler arasında artan bir endişeyle karşı karşıya.
İran liderliği ise, ana enerji altyapısına yönelik saldırı tehdidi nedeniyle ciddi stres altında.

Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye de dahil olmak üzere birkaç arabulucu ülke, İranlı yetkililerle iletişim kanalları kurmuş durumda ve Çin de kendi etkisini kullanarak Tahran'ı müzakerelere teşvik ediyor. Buna ek olarak, İsrail ve ABD, İran liderliğinde değişikliğe yol açacak daha kısa askeri operasyonlar bekliyorlardı. Şimdi beklentilerini yeniden gözden geçiriyorlar ve savaşın bitiş koşullarıyla ilgili anlaşmazlıklar sadece ABD ve İran arasında değil, aynı zamanda ABD ve İsrail arasında da çözülmelidir.

Sert retoriğine rağmen, Washington Kalibaf'ı gizemli ve öngörülemez bir figür olarak kalan yeni Yüce Lider Mücteba Hamenei'den daha öngörülebilir bir ortak olarak görebilir. Aynı zamanda, ABD Kalibaf'ın taviz verme isteğini abartmıyor da olabilir. Hırslarına ve pragmatizmine rağmen, o, İran'da İslam düzenini korumaya temelden bağlıdır. Kalibaf'ın kendisi şimdiye kadar taviz verme niyetinde olmadığını açıkça belirtmiştir.

Muhammed Bakır Kalibaf evlidir, 1982 yılında Zehra-Sadat Moşir-Estehareh ile evlendi. Üç çocukları var: İshak, İlyas ve Meryem.

Efkan Kafarlı

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
İsrail və ABŞ hərbçiləri belə əsir götürüldü - ŞOK İDDİA