Bugün Azerbaycan'ın modern tarihinde önemli iz bırakan, Karabağ'ın özgürlüğüyle ilgili umutların ilk kez gerçekleştiği, halkın zafere olan inancının daha da pekiştiği Nisan savaşlarının 10. yıl dönümüdür.
2016 yılında anladık ki, zafere giden yol ağır ve sınamalarla dolu olsa da, Azerbaycan bu yolu geçmek azmindedir. O yıl Nisan savaşlarında tarihe adını yazan kahramanlarımızı tanımaya başladık. Onlardan biri de 2 Nisan savaşlarında şehit olan Murad Mirzayev'dir.
Modern.az sitesi bu kez “Şehitlerden Kalan Emanet” köşesini albay-yarbayı, Özel Kuvvetler subayı, Nisan savaşları şehidi, Milli Kahraman Murad Mirzayev'e ithaf ediyor.
Kahramanımızın eşi Fizzə Mirzayeva ile Murad Mirzayev'in doğum gününde konuştuk. Onun doğum günü şehit olmadan 2 gün önce, 31 Mart'ta kutlanıyor. Murad Mirzayev Milli Kahraman adını henüz 40 yaşında Nisan savaşları sırasında gösterdiği cesaretten sonra layık görüldü. Onun kahramanlık statüsü ise okuduğu yıllarda, eşi Fizzə Hanım'la ilk görüşmelerde, Türkiye'de, cephede olduğu ilk günden itibaren oluşmaya başlamıştı.

İşte bu yüzden Murad Mirzayev'in en sevdiği eşyalardan biri de askeri formasıydı. Fizzə Hanım o forma ile ilgili düşüncelerini bizimle paylaştı:
“Bu formayı askeri geçit törenine katılanlar giyerlerdi. İlk görüşmemizde de bu formadaydı. Benim için bu yüzden de en değerli eşyalarından birine dönüştü”.
Bu formayı giymek Murad Mirzayev'in hem de hayatını adadığı Azerbaycan'a hizmetin ilk adımıydı. Bu formadayken askeriyeye gösterilen güvenin nişanesi olan sembolik kılıç, özel yüzük alındı.
Dakikliğini gösteren ve her zaman kolunda taşıdığı saati:
“Murad'a Türkiye'de Kara Harp Okulu'nu bitirdiğinde verilen ilk hediye "Casio" saati olmuştu, orijinaldi ve bunu her zaman koluna takardı. Bu hediye onun vatana sevgisini bana hatırlatır. Çünkü ilk kez bu saatle ödüllendirilmişti. O da böyle düşünüyordu. Vatana sadık olduğu gibi, o saate de sadık oldu, hiçbir zaman kolundan çıkarmadı. Murad saati 90'lı yıllardan beri kullanıyordu. Şehit olduktan sonra ise saat çalışmadı. Ama o saati oğlumuz kullansın diye tamir ettirmiştim, birkaç gün çalışsa da, sonra yine çalışmadı".

Hayatını askerliğe bağlayan herkes gibi, Murad Mirzayev'in de en çok kullandığı, yanında taşıdığı eşyalar bu alanla ilgiliydi. Örneğin, karanlıkta yapılan operasyonlar sırasında alına takılan ışık, ayrıca bıçak gibi. Şimdi o, en yüce zirvedeyken ailenin teselli bulduğu eşyalar Murad Mirzayev'in cephe hatlarında, askerlerle birlikte olduğu günleri hatırlatıyor:
“Murad karanlıkta taktığı alın fenerini o kadar kullanmıştı ki, artık kayışları kopuyordu, o eşyadan hala onun kokusunu alabiliyoruz. Her subay gibi bıçağı onun için özel bir eşyaydı. Hatta o bıçağı kullanmadığı günlerde özel kaplarda saklardı. Bir de dağcılık, kayakçılık sırasında kullandığı gözlük bizim birlikte olduğumuz en güzel günlerden nişane kaldı”.
Seçilen askerler içerisinde tek Azerbaycanlı:
“Bu fotoğrafa dikkatle bakarsanız görürsünüz ki, onun Türkiye'de eğitim aldığı Kara Harp Okulu'nda örnek askerlerin fotoğrafları yer alıyor. Bu fotoğraf onun okuduğu yerde duvardan asılıydı. Fotoğraftaki tek Azerbaycanlı oydu, bununla çok gurur duyuyordu. O bu fotoğrafı diğerlerinden her zaman ayrı tutardı”.
Murad Mirzayev dört günlük savaşta Talış yüksekliğinin azat edilmesinde eşsiz hizmet göstererek şehit oldu. O günden itibaren kahramanı tüm Azerbaycan tanımaya başladı.