Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yerel televizyon kanallarına verdiği son röportaj, devlet politikasının merkezinde milli kimliğin, dilin ve manevi değerlerin korunmasının yer aldığını bir kez daha gösterdi. Özellikle yurt dışında yaşayan Azerbaycanlıların yeni nesillerinin ana dillerini unutma tehlikesine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, bu meselenin artık stratejik önem taşıdığını açıkça ifade etti. Onun “tüm Azerbaycanlıların Azerbaycan dilinde, bizim gibi konuşması” ile ilgili dile getirdiği düşünceler aslında milli birliğin, kültürel sürekliliğin ve diaspora ile vatan arasında dil köprüsünün güçlendirilmesi çağrısıdır.
İşte bu bağlamda temel soru şudur: Azerbaycanlıların yaşadıkları tüm coğrafyalarda çevrimiçi Azerbaycan dili okullarının kurulması için hangi adımlar atılmalı, hangi öncelikler belirlenmeli ve bu girişim hangi biçimde daha etkili bir şekilde hayata geçirilmelidir?
Modern.az'a yaptığı açıklamada bu sorulara açıklık getiren Bilim ve Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Kamu Konseyi Sekreteri Günay Akberova, bu meselenin çok hassas ve aynı zamanda stratejik önem taşıyan bir konu olduğunu belirtti.
“Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in vurguladığı gibi, ana dilinin korunması sadece bir dil meselesi değil, bu, milli kimliğin, kültürel belleğin ve manevi bağlılığın korunması meselesidir. Özellikle yurt dışında yaşayan Azerbaycanlıların üçüncü-dördüncü nesil çocuklarının ana dillerinden uzaklaşması artık küresel bir gerçekliktir ve bu, zamanında doğru adımların atılmasını zorunlu kılmaktadır.
Azerbaycanlıların yaşadıkları tüm yerlerde çevrimiçi Azerbaycan dili okullarının kurulması için öncelikle tek bir konsept ve devlet yaklaşımı oluşturulmalıdır. Bu okullar sadece çevrimiçi ders platformu olarak değil, sistemli, sürekli ve kaliteli eğitim veren bir mekanizma olarak kurulmalıdır. Burada yaş kategorilerine uygun programlar, dil seviyelerine göre modül dersler, ayrıca çocuklar için interaktif, oyun tabanlı içerikler özel önem taşımaktadır. Dünya tecrübesinde bunu başarıyla uygulayan ülkeler var ve temel nokta şudur ki, dil öğretimi zorunlu değil, ilgi çekici ve cazip bir şekilde sunulmalıdır”.
O aynı zamanda ekledi ki, Cumhurbaşkanının belirttiği gibi, amaç sadece dili öğretmek değil, “bizim gibi konuşan”, düşünen ve hisseden bir nesil yetiştirmektir:
“Bunun için öğretim sürecine kültür, tarih, folklor, milli değerler de paralel bir şekilde entegre edilmelidir. Yani çevrimiçi Azerbaycan dili okulu sadece bir dil dersi değil, aynı zamanda milli kimlik okulu olmalıdır.
Bu sürecin gerçekleşmesi için öncelikle öğretim standartları, öğretmen eğitimi ve teknolojik altyapı düzenlenmelidir. Yurt dışında yaşayan çocuklarla çalışacak öğretmenlerin hem profesyonel, hem de diaspora gerçekliğini anlayan, psikolojik ve metodik açıdan hazırlıklı olması önemlidir. Modern dönemde bu tür projelerin başarısı doğrudan öğretmenin yaklaşımına ve dijital becerilerine bağlıdır”.
Günay Akberova, diğer önemli meselenin ise ülkelerin rızası meselesi olduğunu ekledi:
“Burada klasik anlamda okul açmaktan söz edilmediği için, yani süreç tamamen çevrimiçi platformlar üzerinden yürütüleceği için hukuki açıdan ciddi engeller oluşmamaktadır. Çoğu ülke ana dilinin çevrimiçi öğretimine olumlu yaklaşmakta ve bunu kültürel bir hak olarak kabul etmektedir. Temel mesele, bu girişimin siyasi değil, kültürel ve aydınlatıcı bir nitelik taşıdığının doğru bir şekilde sunulmasıdır. Bu açıdan diaspora kuruluşlarının, büyükelçiliklerin ve kültür merkezlerinin desteği özel bir rol oynayabilir.
Kanaatimce, bu doğrultuda devlet kurumları, diaspora kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları arasında koordineli iş birliği önemlidir. Bu, tek bir kurumun yapabileceği bir iş değildir. Ancak doğru planlama ve tutarlı bir yaklaşımla bu fikir kısa sürede gerçek ve etkili sonuçlar verebilir”.
Son olarak, muhatabımız Sayın Cumhurbaşkanının bu konuya hassas yaklaşımının, ana dilimizin korunmasının devlet politikasının öncelikli yönlerinden biri olduğunu gösterdiğini belirtti:
“Bizim üzerimize düşen ise bu çağrıyı doğru okumak, onu modern dönemin gereklerine uygun bir şekilde hayata geçirmek ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, her bir Azerbaycanlı çocuğun ana diliyle bağını koruyup sürdürmektir”,- diye G.Akberova kaydetti.