Yükseköğretim kurumlarında sınav dönemi devam ederken, yazılı sınavların kontrolü ve değerlendirilmesiyle ilgili endişe verici noktalar gündeme geliyor. Şöyle ki, bazı durumlarda öğrencilerin sınav sonucundan memnun olmamasına ve itiraz başvurusu yapmamasına rağmen, sınav kağıtlarının dekanlık veya bölüm düzeyinde yeniden açıldığı, tekrar kontrol edildiği ve sonuç olarak ilk notun değiştirildiği iddia ediliyor. Hatta bazı durumlarda öğrencinin haberi ve rızası olmadan yapılan bu yeniden incelemenin, sınav sonucunun düşürülmesi ve öğrencinin başarısız olmasıyla da gözlemlendiği belirtiliyor.
Merak konusu, yükseköğretim kurumlarının iç kuralları bu tür durumlara ne ölçüde izin veriyor? Öğrencinin rızası ve resmi başvurusu olmadan sınav kağıdının yeniden kontrol edilmesi ve notun değiştirilmesi ne kadar doğrudur?
Modern.az'a yaptığı açıklamada konuya açıklık getiren eğitim uzmanı Elçin Efendi, bu durumda öğrencilerin sınav sonuçlarıyla ilgili bir memnuniyetsizlik oluşursa, o sonuçların açılması ve yeniden, somut bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ona göre, özellikle sınav dönemi boyunca bu konu oldukça hassastır.
“Yazılı sınavlarda öğrenci sonuçla yalnızca belirli durumlarda – başarısızlık oluştuğunda, burs almakta sorun olduğunda veya 1-3 puan eksikliği nedeniyle itiraz başvurusu yaptığında tanışabilir. Bu durumda sınav kağıdı açılır ve yeniden kontrol edilir.”
Uzman, diğer durumlarda ise, eğer öğrenci sınav sonucundan memnun değilse ve notla razıysa, onun kağıdının yeniden açılıp kontrol edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti:
“Böyle durumlarda, daha önce bir not alan öğrencinin sonradan tamamen farklı bir notla değerlendirilmesi ne hukuki ne de etik açıdan doğru kabul edilemez. Yeniden kontrol yalnızca öğrencinin bilgisi ve rızası temelinde gerçekleştirilebilir.”
Elçin Efendi, bu bağlamda istisnai durumların da mevcut olduğunu kaydetti:
“Eğer bölüm veya dekanlık düzeyinde sınavın yapılmasıyla ilgili ciddi bir ihlal – örneğin, sınav sorularının önceden verilmesi veya sınav sürecinde bir usulsüzlük faktı tespit edilirse, bu durumda öğrencilere önceden bilgi verilmeksizin sonuçların yeniden kontrol edilmesi mümkündür. Bu, özel ve istisnai bir durum olarak kabul edilmelidir.”
Eğitim uzmanı, bu tür durumlar hariç olmak üzere, öğrencilerin sonuçlarının gereksiz yere yeniden kontrol edilmesinin doğru olmadığını da ekledi:
“Eğer öğrenciler kendi bilgileri olmadan bu tür durumlarla karşılaşırlarsa, mutlaka ilgili mercilere - dekanlığa, ayrıca rektörlüğe başvurmalıdırlar. Bu tür durumlara izin veren idari yapılar da kendi sorumluluklarını idrak etmelidirler”,- diye E.Efendi belirtti.