“Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından imzalanan “Çocukların dijital ortamda zararlı içerik ve etkilerden korunmasına ilişkin tedbirler hakkında” Kararname, modern dönemde son derece güncel ve stratejik öneme sahip bir belgedir. Dijitalleşmenin hızla arttığı, çocukların internete erişim imkanlarının genişlediği bir ortamda, devlet düzeyinde bu yönde kapsamlı tedbirlerin belirlenmesi zaruriydi”.
Bu görüşü Modern.az-a yaptığı açıklamada Milli Meclis üyesi Jale Aliyeva belirtti.
O, Kararnamenin birkaç açıdan önemli olduğunu kaydetti:
“Öncelikle, milli güvenlik ve manevi değerlerin korunması açısından önem taşımaktadır. Zira dijital ortam sadece bir bilgi alanı değil, aynı zamanda ideolojik bir etki platformudur. Zararlı içerik – şiddet, uyuşturucu propagandası, intihar çağrıları, aşırılık, ahlaka aykırı materyaller – çocukların psikolojik ve manevi gelişimine ciddi tehdit oluşturmaktadır. Kararname, bu risklerin sistematik bir şekilde önlenmesine yöneliktir.
Daha sonra, bu belge devlet–aile–eğitim üçgeninin oluşturulması açısından önemlidir. Çocukların korunması sadece ebeveyn sorumluluğu değildir. Bu, devlet politikası ve eğitim stratejisinin bir parçasıdır. Kararname, kurumsal mekanizmaların oluşturulmasını, ilgili kurumlar arasında koordinasyonu öngörmektedir.
Ayrıca amaç, dijital okuryazarlığın artırılmasını teşvik etmektir. Görünen o ki, sadece yasaklama mekanizması yeterli değildir. Çocuklar ve ebeveynler dijital güvenlik kuralları hakkında bilgilendirilmelidir. Medya okuryazarlığı, öğretim programlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmelidir. Anaokulu ve ortaokullarda sosyal ağlardan filtreli kullanım mekanizmasının oluşturulması çok önemli bir unsurdur”.
Jale Aliyeva, çocuk ve gençlerin sosyal ağları filtreli bir şekilde kullanması için en uygun mekanizmanın teknik, idari ve bilgilendirici modelin bir kombinasyonu olduğunu kaydetti:
“Öncelikle, teknik filtreleme sisteminin sağlanması için eğitim kurumlarında merkezi bir internet kontrol sistemi, devlet düzeyinde ise tek bir eğitim ağı filtresi platformu oluşturulmalıdır.
Okulların internet erişimi tek bir sunucu üzerinden yönetilmelidir. Yaş kategorisine uygun içerik filtreleri uygulanmalıdır. Yapay zeka tabanlı zararlı içerik tespit mekanizmaları kurulmalıdır.
Okullarda sadece onaylanmış eğitim ve bilgilendirici platformlara erişim açık olmalıdır. Sosyal ağlar ise öğretim amacıyla sınırlı ve kontrollü bir şekilde kullanılmalıdır. Telefon kullanımıyla ilgili açık kurallar hazırlanmalıdır. Ders sırasında sosyal ağlara erişim yasaklanmalıdır.
Okullarda, örneğin, dijital güvenlik koordinatörü görevi ihdas edilebilir. Psikologlar siber tehlike ve çevrimiçi şiddet konularında düzenli seminerler düzenlemelidir.
Okul öncesi eğitim kurumları da unutulmamalıdır. Anaokulu çağındaki çocuklar için sosyal ağ kullanımı genellikle öngörülmemelidir.
Sadece eğitim amaçlı, kapalı ve güvenli platformlar kullanılmalıdır. Ebeveyn kontrol programlarının kullanımı teşvik edilmelidir. Ebeveynler için dijital güvenlik eğitimleri düzenlenmelidir. Aile ve okul arasında daimi bir iletişim platformu oluşturulmalıdır”.
Milletvekilinin görüşüne göre, en uygun mekanizma tam yasaklama değil, kontrollü ve bilgilendirici kullanım modelidir:
“Modern dünyada dijital ortamdan tamamen tecrit gerçekçi değildir. Amaç, çocuğu internetten uzaklaştırmak değil, güvenli kullanım alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuğa “dijital bağışıklık” kazandırmak bu sorunun uzun vadeli çözüm yoludur”.
“Özellikle belirtmek isterim ki, bu Kararname Azerbaycan'ın gelecek nesillerinin sağlıklı psikolojik ve manevi bir ortamda yetişmesine hizmet eden stratejik bir belgedir. Dijital çağda çocukların korunması milli bir öncelik meselesidir”, – diye Milli Meclis üyesi ekledi.