9 Mart'ta 11 yıllık ortaöğretim seviyesi için bu yılın ilk mezuniyet sınavı yapıldı. Sınavdan sonra sosyal medyada ve adaylar arasında soruların bir kısmının nispeten zor olduğuna dair görüşler dile getiriliyor. Bu ise bu yılki sonuçların genel puan göstergelerini nasıl etkileyeceği meselesini gündeme getiriyor. Devlet Sınav Merkezi, sınavın zor olduğuna dair dile getirilen iddialara yanıt olarak sınavın kolay veya zor olmasının göreceli bir mesele olduğunu bildirdi. Tartışmaların zemininde, ortalama istatistiksel puanın geçen yıllarla karşılaştırıldığında değişip değişmeyeceği, ayrıca ayrı ayrı uzmanlık grupları için geçiş puanlarında olası artış veya düşüş ihtimali tartışma konusu haline geliyor.
Konuyla ilgili Modern.az'a konuşan eğitim alanları araştırmacısı Elmin Nuri, yıllardır yaptığı gözlemlere dayanarak, sınavdan sonra “sınav kolaydı”, “sınav soruları uygundu”, “sınav elverişliydi” gibi düşüncelerle neredeyse hiç karşılaşmadığını belirtti. Onun sözlerine göre, ister mezuniyet, ister blok, isterse de yüksek lisans sınavlarından sonra genellikle “sınav zordu”, “sorular daha çok zaman alıyordu”, “görevler karmaşıktı” gibi düşünceler dile getiriliyor.
“Tecrübe gösteriyor ki, sınav günü bu tür memnuniyetsizlikler dile getirilse de, sonuçlar açıklandıktan sonra çok sayıda adayın yüksek - 250-300 puan aralığında sonuç gösterdiği anlaşılıyor. Hatta rekor sayıda 300 puan toplayan adaylar da kaydediliyor. Bundan sonra ise artık “sınav o kadar da zor değildi” gibi düşünceler dile getirilmeye başlanıyor”.
E. Nuri, mevcut aşamada kesin bir sonuç çıkarmak için acele etmenin doğru olmadığını düşünüyor:
“Mezuniyet sınavlarının ikinci aşaması henüz önümüzde ve cevaplar da açıklanmadı. Sonuçlar ilan edildikten sonra genel tablo daha net görülecek”.

Araştırmacı, mezuniyet sınavlarının aşırı derecede zorlaştırılmasının prosedürel açıdan da mümkün olmadığını ekledi:
“Herkesçe bilindiği üzere, blok sınavları mezuniyet sınavlarına kıyasla daha karmaşık olur. Mezuniyet sınavlarının aşırı derecede zor olması, kabul sürecinde belirli bir dengenin bozulmasına ve uzmanlık seçiminde sorunlara yol açabilir. Bu nedenle soruların zorluk seviyesi genellikle önceki yıllarla karşılaştırıldığında ciddi şekilde farklılık göstermez”.
Onun sözlerine göre, bazı durumlarda adayların zorluk olarak değerlendirdiği nokta, soruların sunum şekliyle ilgili oluyor:
“Bazı açık uçlu sorular önceki yıllardan biraz farklı bir formatta sunuluyor. Adaylar genellikle deneme sınavlarında ve önceki yılların soruları üzerinde çalıştıkları için, gözlerinin alışkın olmadığı bir soru formatıyla karşılaştıklarında bu, hem zaman alıyor hem de psikolojik gerginlik yaratıyor. Ancak içerik açısından hiçbir soru, dersler için belirlenmiş içerik standartlarının dışına çıkmıyor”.
Sonuç olarak, bu yılki sonuçların nasıl olacağını şimdiden söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı:
“Çünkü sadece birinci aşama gerçekleşti, ikinci aşama ise önümüzde. Üstelik, blok sınavlarının sonuçlarının nasıl olacağı da belli değil. Örneğin, geçen yıl blok sınavları oldukça zordu. Bu yıl nasıl olacağı ise ancak sonuçlar açıklandıktan sonra bilinecek. İlk ihtimale göre ise bu yıl üniversitelere kabul sürecinde genel puan yükü geçen yıldan ciddi şekilde farklılık göstermeyecek” diye E. Nuri kaydetti.
Belirtelim ki, mezuniyet sınavlarına 58 binden fazla 11. sınıf öğrencisi katıldı. Bilgiye göre, öğrencilerin sonuçlarının önümüzdeki 7 hafta içinde açıklanması planlanıyor.