TRIPP'in açılmasını istemiyorlar
8 Ağustos 2025'te Azerbaycan ile Ermenistan arasında varılan anlaşma, sadece iki ülke arasında uzun vadeli barışın sağlanması açısından değil, bir bütün olarak Güney Kafkasya'nın geleceği için de önemli perspektifler vaat ediyor.
Washington'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında varılan anlaşmanın ana yönlerinden biri, barış gündeminin yanı sıra, bölgede ulaşım ve iletişim bağlantılarının yeniden kurulmasını öngören Zengezur koridoru veya resmi adıyla TRIPP (Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Rotası) projesidir.
Projenin hayata geçirilmesi sadece Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ekonomik ilişkilerin genişlemesine değil, Güney Kafkasya'nın yeni ulaşım haritasının oluşmasına, bölgenin transit imkanlarının artmasına ve uzun yıllar süren çatışmadan sonra ekonomik işbirliği için yeni fırsatların doğmasına neden olabilir.
Ancak bölgeye siyasi istikrar, ekonomik kalkınma vaat eden bu girişim herkes tarafından aynı şekilde karşılanmıyor.
Son dönemde belirli siyasi merkezlerle bağlantılı güçlerin ve Ermenistan içinde revanşist pozisyonları korumaya çalışan kişilerin TRIPP projesine karşı aktifleşmesi dikkat çekiyor. Çeşitli platformlarda projeyle ilgili gerçeğe aykırı iddialar yayıyor, TRIPP'in güya Ermenistan'ın egemenliğine ve devletine tehdit oluşturduğu yönünde anlatılar oluşturmaya çalışıyorlar.
Meselenin dikkat çekici yanı ise, projeye karşı çıkanlar arasında Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin normalleşmesine ve bölgede yeni gerçekliklerin oluşmasına açıkça itiraz eden kişilerin de yer almasıdır.
Bunlar arasında iki tanınmış hukukçunun - Arjantinli Luis Moreno Ocampo'nun ve Amerikalı-Kanadalı Robert Amsterdam'ın adı özellikle belirtiliyor.
Luis Moreno Ocampo
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin eski başsavcısı Luis Moreno Ocampo, TRIPP girişimine karşı çıkan kişilerden biridir. Onun projeyle ilgili tutumu sadece rotanın kendisine itirazla sınırlı değil. Ocampo yayınladığı videolardan birinde mevcut siyasi süreçlere ve Ermenistan'ın seçilmiş hükümetine karşı siyasi baskı uygulama yönündeki faaliyetlerinden bahsediyor.
Adı yolsuzluk skandallarında geçen ve bu nedenle görevini kaybeden Ocampo, Ermenistan'ın Batı'ya entegrasyonu ve Azerbaycan ile ilişkilerin normalleştirilmesi politikasına karşı tutumunu eleştiriyor. Güya faaliyetlerinin bölgede yeni bir barış gündemini engellemeye hizmet ettiğini iddia ediyor.
Robert Amsterdam
TRIPP'e karşı çıkan diğer tanınmış kişi ise Amerikalı-Kanadalı hukukçu Robert Amsterdam'dır.
Amsterdam'ın hukuk firması çeşitli yıllarda Rusya ile bağlantılı kişilerin ve kurumların çıkarlarını savunmuştur. Müşterileri arasında Rusya ve Ermenistan ile ilgili çeşitli siyasi çevrelerle ilişkilendirilen kişiler de olmuştur.
Amsterdam'ın şu anda Ermenistan Apostolik Kilisesi'nin çıkarlarını temsil etmesi de özellikle vurgulanmalıdır. Kilisenin Rusya ile tarihi ve kurumsal bağlarına dikkat çekerek, Amsterdam ve Ocampo'nun tutumunun Ermenistan'ın Azerbaycan ile ilişkilerinin normalleşmesine karşı çıkan güçlerin tutumuyla örtüştüğü açıkça görülmektedir.
Bu kişilerin ve onları destekleyen çevrelerin temel endişesi, bölgede yeni bir gerçekliğin - Azerbaycan ve Ermenistan arasında barışın, ulaşım iletişimlerinin açılmasının ve Güney Kafkasya'nın daha geniş bölgesel işbirliği sistemine katılmasının - engellenmesidir.
Bu açıdan TRIPP sadece yeni bir ulaşım rotası değildir. Projenin hayata geçirilmesi Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini hızlandırabilir, bölgenin ekonomik potansiyelini artırabilir ve Güney Kafkasya'da uzun vadeli istikrar için yeni fırsatlar yaratabilir.
İşte bu nedenle TRIPP'in açılmasını istemeyen güçlerin proje etrafında çeşitli manipülatif anlatılar yayması göz ardı edilmemelidir.