Sevgi ve şefkatin insan sağlığı üzerindeki etkisi uzun yıllardır araştırılmaktadır. Özellikle stres ve duygusal durumun kalp-damar hastalıkları ile ilişkisi doktorların dikkat merkezindedir. Uzmanlar, insanın psikolojik durumunun kalbin faaliyetini doğrudan etkileyebileceğini belirtiyorlar.
Konuyla ilgili Modern.az'a açıklama yapan Referans Merdekan Hastanesi kardiyoloğu Samir Asgarov, sevgisizlik ve sürekli stresin kalp-damar hastalıkları riskini artıran temel faktörlerden biri olduğunu belirtti:
“İnsan vücudu ne kadar çok stres altında olursa, kalp-damar hastalıkları ve enfarktüs riski de o kadar yükselir. Bunun temel sebebi stres sırasında salgılanan kortizol hormonudur. Kortizol damarları daraltır, kan pıhtılaşmasını artırır ve sonuç olarak kalp-damar sisteminin faaliyetini olumsuz etkiler.”
Doktorun sözlerine göre, mutlu ilişkiler ve duygusal bağlılık ise aksine, kalp sağlığını korur:
“Araştırmalar gösteriyor ki, sevgi ve şefkat insan organizmasında oksitosin hormonunun seviyesini artırır. Oksitosin stres hormonunu azaltır, kalp-damar sistemini korur ve hatta damar duvarlarında biriken yağ ve kolesterolün azalmasına etki eder.”

Samir Asgarov, insanların birbirine gösterdiği günlük şefkatin de sağlık için önemli rol oynadığını kaydetti:
“Basit dikkat ve şefkat insanın kendini daha mutlu hissetmesine neden olur. Bu ise uykunun iyileşmesine, stresin azalmasına ve kalp faaliyetinin daha stabil olmasına yardımcı olur.”
Kardiyolog, yapılan uluslararası araştırmalarda evli ve mutlu insanların kalp-damar hastalıklarına daha az maruz kaldığının belirlendiğini belirtti:
“Evli ve mutlu insanların kalp-damar hastalıkları ile karşılaşma olasılığı daha düşüktür. Sosyal destek ve duygusal rahatlık burada önemli rol oynar.”
O ekledi ki, sevgi sadece romantik ilişkilerle sınırlı değildir:
“İnsanın yakınlarından gördüğü dikkat, şefkat, dostluk ilişkileri ve hatta ev hayvanlarına bağlılık da insanı mutlu eden amillerdendir.”
Samir Asgarov sonda vurguladı ki, sevgi sadece duygusal bir his değil, aynı zamanda insan organizmasını etkileyen biyokimyasal bir süreçtir.