Modern.az

Azerbaycan'daki bazı gazetecilerle iyi ilişkilerim var - RÖPORTAJ

Azerbaycan'daki bazı gazetecilerle iyi ilişkilerim var - RÖPORTAJ

Röportaj

Bugün, 10:45

Modern.az sitesi yabancı gazetecilerle röportaj serisine devam ediyor. Bu röportajlarda, bu gazetecilerin Azerbaycan ve Azerbaycanlılar hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye, iki ülke arasındaki ortak noktaları araştırmaya çalışıyor, diğer konular hakkında fikir alışverişinde bulunuyoruz.

Bu seferki röportaj konuğumuz Suudi Arabistan'dan meslektaşımız Ahmed Salih Halabi'dir. Kendisi Suudi Görüş Yazarları Derneği, Dünya Basın Konseyi ve Uluslararası Arap Yazarlar Birliği üyesidir.

Suudi Arabistanlı gazeteciyle röportajı sunuyoruz:

– Şu anda Suudi medyasında hangi platform daha baskın: basılı medya, televizyon, radyo, yoksa sosyal medya?

– Suudi Arabistan'da çeşitli medya araçları faaliyet göstermektedir. Basılı medya arasında “Mekke”, “El-Medine”, “Er-Riyad”, “El-Cezire”, “Ukaz”, “El-Vatan”, “El-Yevm”, “El-Bilad”, “Eş-Şark el-Evsat”, “El-İktisadiyye” ve “Er-Riyadiyye” gibi gazeteler bulunmaktadır.
Radyo alanında ise “Kur'an-ı Kerim”, “Nida el-İslam”, Riyad'da yayınlanan Genel Program, Cidde'de faaliyet gösteren İkinci Program ve “Hüzama” radyosu faaliyet göstermektedir.

Televizyon kanalları arasında Suudi Televizyonu, “El-İhbariyye”, “SBC” ve üç spor kanalı yer almaktadır.
Yeni medyanın ortaya çıkmasıyla yaklaşık 660 lisanslı dijital gazete faaliyete başlamıştır. Bunların arasında kendi elektronik platformlarını oluşturan geleneksel basılı gazeteler de bulunmaktadır. Bununla birlikte, sosyal medya platformlarının medya alanındaki üstün konumunu inkar etmek mümkün değildir. En çok kullanılan platform “X” (önceden Twitter), ondan sonra ise Snapchat ve YouTube gelmektedir.

Neredeyse televizyon alanında en büyük üstünlük spor kanallarına aittir. Onlardan sonra drama ve film kanalları gelmektedir. Bu ise genel ve haber kanallarının izleyici kitlesinin olmadığı anlamına gelmez. Onların da kendi izleyici kitlesi vardır. Özellikle son yıllarda Suudi medyası büyük bir gelişme kaydetmiş ve yapay zeka da haberlerin hazırlanması sürecine dahil edilmiştir. Bu teknoloji, verilerin analizini, izleyici ilgi alanlarına uygun içeriğin hazırlanmasını sağlar. Bu da geleneksel medya ile modern teknolojilerin başarılı bir şekilde birleştirilmesine verilen önemi göstermektedir. Haberlerin sunumu sadece metin ve görüntü ile sınırlı kalmamakta, röportajlar, muhabirlerle canlı bağlantılar ve diğer modern yöntemler aracılığıyla daha kapsamlı ve profesyonel medya ürünleri hazırlanmaktadır.

– Geleneksel televizyon kanalları hala kamuoyunu etkiliyor mu, yoksa sosyal medya onları geride mi bıraktı?

– Televizyon kanallarının kamuoyunu etkisini inkar etmek mümkün değildir. Onların etki gücü öncelikle yayınladıkları içeriğe bağlıdır. Suudi'nin geleneksel televizyon kanallarından bahsederken, onların etkisinin sadece ülke içinde değil, uluslararası düzeyde de hissedildiğini belirtmeliyim. Bu, özellikle “Kur'an-ı Kerim” ve “Sünnet” kanallarının dünya genelindeki geniş izleyici kitlesinde açıkça görülmektedir.

Bu ise, bir televizyon kanalının başarısının, rekabet gücünün ve uzun ömürlü olmasının öncelikle yayınladığı materyallerin kalitesine bağlı olduğu anlamına gelir.

_n

– Suudi Arabistan'ın en etkili medya kuruluşları hangileridir?

– Suudi Arabistan'ın en tanınmış özel medya kuruluşlarından biri MBC Medya Grubu'dur. Bu grubun bünyesinde çeşitli alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda televizyon kanalı bulunmaktadır. Bunların arasında haber, sosyo-politik programlar, eğlence, sanat, spor, film ve diziler yayınlayan genel amaçlı bir kanal da yer almaktadır.

Gruba ayrıca İngilizce yayın yapan MBC2 kanalı da dahildir. Bu kanal İngilizce filmler ve çeşitli programlar sunmaktadır. Çocuklar için tasarlanan MBC3 ise Arapça yayın yapmakta ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika izleyici kitlesine hizmet vermektedir. Bunun dışında, MBC grubunun “Şahid” adlı dijital platformu da faaliyet göstermektedir.

Şebekenin ana kanalları şunlardır:

* MBC1 – Arap aileleri için genel bir televizyon kanalıdır, çeşitli diziler ve programlar yayınlar;

* MBC4 – esas olarak gençlere ve ailelere yöneliktir, Arap ve yabancı diziler sunar;

* MBC5 – Mağrip ülkelerinin aile izleyici kitlesi için tasarlanmıştır;

* MBC Iraq – Irak aileleri için özel olarak hazırlanmış eğlence ve program paketini sunar;

* MBC Max – en yeni Hollywood ve aile filmlerini yayınlar;

* MBC Drama – günün 24 saati Arap ve Körfez ülkelerinin dizilerini gösterir;

* MBC Bollywood – Hint filmleri ve dizilerini Arapça dublaj veya altyazılarla sunar.

Haber kanalları arasında “El-Arabiye” ve “El-Hades” özel bir yer tutar. Bundan başka, MBC FM ve Panorama FM radyoları da faaliyet göstermektedir.

Suudi Arabistan'da diğer büyük medya grubu “Rotana”dır. Bu grubun bünyesinde “Rotana Khalijia”, “Rotana Mousiqa”, “Rotana Clip”, “Rotana Tarab”, “Rotana Aghani”, “Rotana Zaman”, “Rotana Aflam” ve “Rotana Drama” gibi kanallar faaliyet göstermektedir. “Rotana Drama” esas olarak Mısır, Suriye, Lübnan, Körfez ülkeleri ve Türkiye yapımı dizilerin yayınlanması üzerine uzmanlaşmıştır.

– Basılı medya (gazete ve dergiler) Suudi Arabistan'da hala etkili okuyucu kitlesini koruyabiliyor mu?

– Evet, basılı medya kendi okuyucu kitlesini hala korumaktadır. Ancak bu, esas olarak onların elektronik platformları aracılığıyla gerçekleşmektedir. Basım maliyetlerinin artması, reklam gelirlerinin ve satışların azalması tirajların düşmesine neden olmuştur. Bu nedenle bazı gazeteler okuyuculara ulaşmak için PDF formatında yayınlanmaya başlamışlardır.

Basılı medyanın faaliyetini sürdürmesi, toplumda hala bu gazeteleri tercih eden belirli bir okuyucu kitlesinin olduğunu göstermektedir. Onlar, geleneksel basının daha sorumlu ve güvenilir olduğuna inanmaktadırlar.

– Sosyal medya gazeteciliği artık geleneksel gazeteciliğin temel fonksiyonlarını benimsedi mi?

– Sosyal medya platformlarının bir kısmı yeterince kaliteli gazetecilik materyalleri sunmaktadır. Bu, esas olarak bu platformları yöneten kişilerin daha önce profesyonel gazetecilik alanında çalışmaları ve kazandıkları deneyimle ilgilidir. Ancak diğer bir grupta profesyonelliğin eksikliği açıkça hissedilmekte ve sundukları materyallerde gazetecilik standartları görülmemektedir.


– Suudi Arabistan'da influencer gazeteciliği ile profesyonel habercilik arasındaki sınır nasıl belirlenir?

– Influencer gazeteciliği esas olarak toplumsal etkinliklerin, sosyal faaliyetlerin ve çeşitli eğlence amaçlı etkinliklerin haberleştirilmesinde kendini gösterir. Resmi etkinliklerin ve profesyonel habercilik gerektiren konuların haberleştirilmesinde ise katılımları oldukça sınırlıdır. Bunun temel nedeni, bu alanda çalışanların büyük bir kısmının yeterli profesyonel deneyime sahip olmamasıdır.

– Ülkenizde gazetecilerin ortalama aylık maaşı ne kadardır?

– Gazetecilerin maaşı çalıştıkları medya kuruluşuna göre değişir. Bazı gazetelerde en düşük maaş yaklaşık 1500 ABD dolarıdır. Diğer bazı medya kuruluşlarında ise minimum maaş 2000 ABD dolarından da yüksektir.

– Medya sektörü esas olarak devlet desteğiyle mi faaliyet gösteriyor, yoksa ana itici güç reklam pazarı mı?

– Özel medya sektörü devlet tarafından finanse edilmemektedir. Bu alanın temel finansman kaynağı ve gelişimini sağlayan ana faktör reklam pazarıdır.

– Gazetecilerin ülke içinde bilgi edinirken karşılaştıkları temel kısıtlamalar nelerdir?

– Bazı ülkelerde olduğu gibi, gazetecilerin faaliyetleri için katı kısıtlamalar mevcut değildir. Suudi gazeteci kendi fikrini serbestçe ifade etme hakkına sahiptir. Ancak bu özgürlüğü başkalarını aşağılamak veya onlara karşı kullanmak kabul edilemez.

– Suudi Arabistan'da hükümet ile medya arasındaki ilişkiler nasıl düzenleniyor?

– Bu ilişkiler Medya Düzenleme Kurumu tarafından düzenlenmektedir. Kurumun amacı, kamuoyunun, medya kuruluşlarının ve medya alanında çalışan profesyonellerin çıkarları arasında dengeyi sağlayan hukuki ve kurumsal bir çerçeve oluşturmaktır. Bu faaliyet ülkenin medya politikası temelinde yürütülmektedir.

Kurum aynı zamanda medya içeriğine kontrol için ciddi standartlar uygulamakta, medya pazarında şeffaflığı sağlamakta ve toplumda etik ve kültürel değerlerin korunmasına özel önem vermektedir.

– Son yıllarda Suudi medyasında kadınların rolü nasıl değişti?

– Önceden kadınların faaliyetleri esas olarak kadınlarla ilgili haberlerin ve etkinliklerin haberleştirilmesiyle sınırlıydı. Onlara belirli durumlarda makale, şiir, roman ve hikayeler yayınlama imkanı verilirdi. Ancak bu yazılar yazarın fotoğrafı olmadan yayınlanırdı.

Son yıllarda kadınların çeşitli alanlarda yetkilerinin genişletilmesi sonucunda medya alanında da önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bunun en bariz örneklerinden biri Sumeyye Ceberti'nin İngilizce yayınlanan “Saudi Gazette” gazetesinin genel yayın yönetmeni olarak atanmasıdır. Böylece o, Suudi Arabistan'da bir gazeteye liderlik eden ilk kadın genel yayın yönetmeni oldu.

– Uluslararası haberler yerel izleyiciye hangi yaklaşımla sunuluyor?

– Uluslararası haberlerin yerel izleyiciye daha anlaşılır bir şekilde ulaştırılması için basitleştirme yönteminden yararlanılır. Haberler yeniden işlenir, yerel kamu ilgi alanlarıyla ilişkilendirilir ve okuyucu için daha yakın bir biçimde sunulur.

Bu sırada uluslararası olayların ülkenin ekonomisine, toplumuna ve politikasına olası etkileri analiz edilir. Yabancı haberler yerel gerçeklikle ilişkilendirilerek sunulur, onların iç pazara ve günlük hayata etkisi açıklanır. Olaylar kuru bilgi olarak değil, tarihi ve siyasi bağlamda yorumlanır ve “bu olay bizim izleyici için ne ifade ediyor?” sorusuna cevap verilir.

Bundan başka, uluslararası haberler çeşitli yaş gruplarının rahat kavraması için görsel açıdan çekici ve dinamik yöntemlerle sunulur. Bilgiler olay yerlerinde çalışan muhabirlerden veya güvenilir haber ajanslarından alınır ki, yayından önce onların doğruluğu ve güvenilirliği sağlansın. 

– Sizin fikrinize göre, modern gazetecilik öncelikle gerçeği mi yansıtır, yoksa onun oluşumuna da etki eder mi?

– Modern gazetecilik, geleneksel ve modern yaklaşımları birleştiren bir araçtır. O, olayları yüksek sunum kalitesi, güvenilir bilgi ve izleyicinin kolayca kavrayabileceği bir biçimde haberleştirerek gerçeği yansıtır.

Gazeteciliğin toplumun aynası olabilmesi için haberleri doğru bir şekilde belgelemesi, gerçekleri dürüst ve tarafsız bir şekilde sunması, aynı zamanda insanların karar vermesi için onları gerekli bilgilerle donatması önemlidir.

– Suudi medyasında Azerbaycan'a ve Güney Kafkasya bölgesine ilgi var mı?

– Suudi Arabistan ile Azerbaycan arasında gelişen ilişkiler, Suudi medyasına iki ülke arasında yaratılan fırsatları ve elde edilen başarılı sonuçları geniş bir şekilde haberleştirmek için elverişli bir ortam yaratmıştır.

Suudi medyası iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimini hem siyasi hem de ekonomik açıdan düzenli olarak takip etmektedir. Siyasi açıdan ilişkilerin temeli 1992 yılında diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla atılmıştır. Ekonomik alanda ise 2022 yılının Aralık ayında Suudi-Azerbaycan Ortak İş Konseyi'nin kurulması önemli bir olay olmuştur. Bu girişim, Bakü'de Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile Azerbaycan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Geliştirilmesi Ajansı (KOBİA) arasında imzalanan anlaşma temelinde gerçekleştirilmiştir.

Turizm alanında da Suudi medyası Azerbaycan'ın uyguladığı indirimleri geniş bir şekilde haberleştirmiştir. Özellikle 15 Şubat 2026 tarihinden itibaren Suudi vatandaşlarının bir yıl süreyle vizeden muaf olması ve sıradan pasaport sahiplerinin Azerbaycan'a her seyahatlerinde 30 gün olmak üzere üç kez giriş yapabilmesi geniş bir şekilde sunulmuştur.

Medya aynı zamanda Azerbaycan'ın zengin turizm potansiyelini de ön plana çıkarmıştır. Bunun sonucunda Suudi Arabistan, Azerbaycan'a yapılan uçuş sayısına göre ilk beş ülke arasına girmiştir. 2023 yılının ilk dört ayının istatistiksel göstergelerine göre ise Azerbaycan'a en çok turist gönderen ülkeler arasında 10. sırada yer almıştır.

– Suudi medyasının Azerbaycan'a olan ilgisini göstermek için kendi faaliyetinizden bir örnek verebilir misiniz?

– Evet. Ben 19 Eylül 2024 tarihinde “Suudi-Azerbaycan ilişkileri: gelişim ve yükseliş” başlıklı bir makale yazdım. Makalede şunları belirtmiştim:

“Yeni bağımsızlık kazanmış devletler hakkında materyalleri okurken dikkatim Azerbaycan Cumhuriyeti'ne yöneldi. Azerbaycan 28 Mayıs 1918'de Doğu'da ilk demokratik, hukuki ve laik cumhuriyet olarak kuruldu. 18 Ekim 1991'de ise devlet bağımsızlığını yeniden kazandı.

1993 yılında halkın talebiyle Haydar Aliyev yeniden siyasi iktidara dönerek ülkeyi bağımsızlığın ilk yıllarında karşılaştığı parçalanma, darbe girişimleri ve kaostan kurtardı, Azerbaycan halkına yeni ve refah dolu bir gelişim aşaması kazandırdı.”

Makalede daha sonra belirtiliyordu ki, Suudi Arabistan Azerbaycan'ın bağımsızlığını 30 Aralık 1991'de tanıdı, iki ülke arasında diplomatik ilişkiler ise 24 Şubat 1992'de kuruldu. Aynı yıl Azerbaycan'ın dışişleri bakanı Suudi Arabistan'a ziyaret etti. 1994 yılının Nisan ayında Azerbaycan'ın Suudi Arabistan'daki büyükelçiliği faaliyete başladı. Aynı yılın 21 Kasım'ında ise Türkiye'de akredite olmuş Suudi büyükelçisi aynı zamanda Azerbaycan'da da büyükelçi görevini icra etmeye başladı. Nihayet, 1999 yılının Haziran ayında Suudi Arabistan'ın Azerbaycan'daki büyükelçiliği açıldı.

Makalede vurgulanıyordu ki, bu adımlardan sonra iki ülke arasında ilişkiler yıldan yıla gelişti. Azerbaycan'ın bağımsızlığının tanınması ve diplomatik ilişkilerin kurulmasının ardından 1994–1999 yıllarında Kral Fahd İnsani Yardım Programı çerçevesinde Azerbaycanlı mültecilere ilaç ve insani yardım sağlandı. 2000 yılının Ocak ayında ise Uluslararası İslam Yardım Teşkilatı Azerbaycan'a 957 385 Suudi riyali tutarında insani yardım gönderdi.

Bundan başka, Suudi Arabistan 20 Eylül 1994'te imzalanan “Asrın Anlaşması”nda da yer aldı. Suudi'nin “Delta Hess” şirketi projede %2,72 paya sahip oldu.

2005 yılında iki ülke arasında 18 milyon ABD doları değerinde kredi anlaşması imzalandı. Kredi Tahtaköprü–Velvelçay kanalının inşasının finansmanına yönlendirildi. Aynı yıl ayrıca yatırımların karşılıklı teşviki ve korunmasına dair anlaşma da imzalandı.

28 Aralık 2002 tarihinde ise Suudi Kalkınma Fonu, Bakü'de ortaokul binalarının inşaat projelerinin finansmanı amacıyla Azerbaycan hükümetine 35,7 milyon Suudi riyali tutarında kredi tahsis etme kararı aldı. 

1 Şubat 2006 tarihinde Suudi Arabistan, Azerbaycan'ın Terter ve Ağstafa bölgelerinde mayın ve patlamamış askeri mühimmatların etkisiz hale getirilmesi projesi için 50 bin ABD doları tutarında fon ayırdı.

2009 yılında ise Suudi Arabistan, Abşeron yarımadasında su temini ve kanalizasyon sisteminin yeniden yapılandırılması ve genişletilmesi amacıyla 25 milyon ABD doları tutarında kredi tahsis etti.

2022 yılının Aralık ayında Bakü'de düzenlenen Azerbaycan-Suudi Ortak Komisyonu'nun yedinci toplantısı çerçevesinde Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile Azerbaycan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Geliştirilmesi Ajansı (KOBİA) arasında Suudi-Azerbaycan Ortak İş Konseyi'nin kurulmasına dair anlaşma imzalandı.

Bu anlaşma, her iki ülkenin ve onların iş çevrelerinin ticaret ve yatırım işbirliğini daha da genişletme isteğini yansıtmaktadır. Ortak İş Konseyi, ekonomik işbirliğinin gelişimi için sistematik bir şekilde çeşitli teşvik ve ticari faaliyetler yürütecektir. O, aynı zamanda Suudi ve Azerbaycan iş adamları için kendi faaliyetlerini tanıtmak, yeni iş ortaklıkları kurmak ve işbirliğinin yeni yönlerini geliştirmek amacıyla önemli bir platform rolünü oynayacaktır.

Konseyin temel görevlerinden biri de iş çevreleri arasında sürekli ilişkilerin kurulmasına, mevcut engellerin ortadan kaldırılmasına, pazarlar ve yatırım imkanları hakkında bilgi alışverişine, ticaret ve yatırım ortaklıklarının gelişimine destek vermek, ayrıca her iki ülkenin ilgili kurumlarına ekonomik ilişkilerin iyileştirilmesiyle ilgili tavsiyeler sunmaktır. Bundan başka, sergilerde, forumlarda katılımın teşviki ve iş heyetlerinin karşılıklı ziyaretlerinin düzenlenmesi de Konseyin faaliyet alanlarına dahildir.

Anlaşmaya göre, Konsey yatırım ve ticaretle ilgilenen Suudi ve Azerbaycan iş adamlarının temsilcilerinden oluşacaktır. Konseyin toplantılarının sırayla Riyad ve Bakü şehirlerinde yapılması, bu görüşmelerde ise iki ülke arasında ticaret ve yatırım imkanlarının tartışılması öngörülmektedir.

Makalede belirtiliyor ki, iki ülke arasında ticaret hacmi de artış göstermiştir. Şöyle ki, 2020 yılında ticaret hacmi 13,4 milyon ABD doları olduğu halde, 2021 yılının ilk on ayında bu gösterge 15,7 milyon ABD dolarına yükselmiştir.

Ancak Azerbaycan'ın dışişleri bakan yardımcısı “Eş-Şark el-Evsat” gazetesine 2023 yılının Aralık ayında verdiği röportajda, mevcut ticaret hacminin iki ülke arasındaki ilişkilerin gerçek seviyesini tam olarak yansıtmadığını belirtmiştir.

O kaydetti:

“Benim fikrimce, yıllık yaklaşık 26 milyon dolarlık ticaret hacmi ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin seviyesini ifade etmiyor. Bu gösterge arzu edilen seviyenin altındadır. Ancak son yıllarda yatırım işbirliği sürekli bir şekilde gelişiyor.”

Bakan yardımcısı ekledi ki, Suudi'nin “ACWA Power” şirketi Azerbaycan'da rüzgar enerjisi sektörüne yatırım yapıyor. Bundan başka, şirketin Azerbaycan'da, esasen enerji alanında yürüttüğü diğer projeler de mevcuttur.

2023 yılının Mayıs ayında Suudi Arabistan ile Azerbaycan arasında enerji alanında işbirliğine dair hükümetlerarası anlaşma imzalandı.

Anlaşma petrol, petrokimya, doğal gaz, elektrik enerjisi, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, karbon döngüsel ekonomisi ve iklim değişikliği ile mücadele teknolojileri alanlarında işbirliğinin genişletilmesini öngörmektedir.

Bundan başka, belgede çeşitli alanlarda hidrokarbonların yenilikçi kullanımının geliştirilmesi, üniversiteler ve bilimsel araştırma merkezleri arasında ortak araştırmaların yapılması, ayrıca enerji alanında deneyim ve bilgi alışverişinin gerçekleştirilmesi de yer almıştır.

Turizm alanında Azerbaycan, Suudi Arabistan vatandaşlarının en çok tercih ettiği destinasyonlardan birine dönüşmüştür. 2023 yılının Nisan ayında Suudi Arabistan'dan Azerbaycan'a gelen turist sayısı önceki yılın aynı dönemine göre üç kat artmıştır. 2023 yılının ilk dört ayının sonuçlarına göre ise Suudi Arabistan, Azerbaycan'a en çok turist gönderen ülkeler arasında 10. sırada yer almıştır. Bu dönemde Azerbaycan'a giden Suudi turistlerin sayısı 96.231 kişi olmuştur.

“Eş-Şark el-Evsat” gazetesi ayrıca Azerbaycan'ın Suudi Arabistan'daki büyükelçisi Müteallim Mirzayev ile bir röportaj yayınlamıştır. Büyükelçi, Bakü'nün eşsiz coğrafi konumunu kullanarak karşılıklı yatırımların ve ticaretin gelişimine katkıda bulunduğunu belirtmiştir. Azerbaycan'ın amacı, Riyad ile kapsamlı stratejik ortaklığı daha da güçlendirmek, buna ortak yatırım fonunun kurulması girişimi ve diğer anlaşmaları pratik projelere dönüştürmek de dahildir.

Onun sözlerine göre, iki ülke arasında ekonomi, ticaret, yatırım ve tarım alanlarını kapsayan 30'a yakın resmi anlaşma imzalanmıştır.

2026 yılının Ocak ayında “ACWA Power” şirketinin yürüttüğü Hızı-Abşeron Rüzgar Enerjisi Santrali'nin resmi açılışı sırasında büyükelçi, Suudi Arabistan'ın yüksek düzeyli heyetinin Bakü'de düzenlenen BM XIII. Dünya Şehircilik Forumu'na (WUF13) aktif katılımını yüksek değerlendirmiştir.

Büyükelçi, forum çerçevesinde Suudi Arabistan'ın şehircilik ve sürdürülebilir konut inşaatı alanında yürüttüğü öncü projelerin sunulduğunu belirtmiştir. Bu ise iki ülke arasında artan işbirliğinin bir başka göstergesidir.

Müteallim Mirzayev, forumun Bakü'yü akıllı şehirler, modern şehircilik ve iklim değişikliklerine uyum konularının tartışıldığı küresel bir platforma dönüştürdüğünü vurgulamıştır. O, bu prensiplerin Azerbaycan'ın işgalden kurtarılmış bölgelerinde yürütülen yeniden yapılanma ve gelişim programlarının temel yönlerini oluşturduğunu belirtmiştir.

– Suudi medyası Güney Kafkasya'da oluşan yeni gerçekliği – çatışma sonrası dönemi, Orta Koridoru ve diğer süreçleri yeterince açıklayabiliyor mu?

– Suudi medyası kendi medya kuruluşları aracılığıyla Güney Kafkasya'daki yeni gerçekliklere objektif ve stratejik bir yaklaşım sergilemektedir. “El-Arabiye” ve “Eş-Şark” haber kanalları zaman zaman bölgenin küresel ticaret rotaları ve tedarik zincirlerinde önemli bir transit kavşağı olarak önemini haberleştirmektedir. Aynı zamanda, Körfez ülkeleri ile Güney Kafkasya devletleri arasında enerji, altyapı ve turizm alanlarında mevcut yatırım imkanları dikkat merkezinde tutulmaktadır.

Suudi medyası aynı zamanda devletlerin egemenliğine saygı temelinde barışçıl çözüm mekanizmalarını desteklemekte, çatışmaların sona ermesinin bölgenin güvenliği ve sürdürülebilir gelişimi açısından önemini vurgulamaktadır.

– Bugün Suudi medyası Azerbaycan'a ve Güney Kafkasya'ya daha çok hangi prizmadan bakıyor: enerji, güvenlik, yoksa jeopolitik ulaşım açısından mı?

– Suudi medyası ilk olarak güvenlik meselelerine öncelik vermektedir. Çünkü güvenlik olan yerde devletler gelişir, insanlar kendilerini güvende hissederler. Güvenlik ve istikrar, ekonomik göstergelerin yükselmesine, tarımsal üretimin artmasına ve genel refahın iyileşmesine zemin hazırlar.

– Şimdiye kadar Azerbaycan'da bulundunuz mu? Eğer bulunduysanız, hangi şehirleri ziyaret ettiniz ve ülke hakkındaki genel izlenimleriniz nelerdir?

– Maalesef şimdiye kadar Azerbaycan'a seyahat etmek bana nasip olmadı. Bununla birlikte, Azerbaycan'a ve halkına büyük saygı ve sempati besliyorum. Azerbaycan'da çalışan birçok meslektaşımla iyi ilişkilerim var ve çeşitli Azerbaycan haber sitelerinde makalelerim yayınlandı.

– Suudi ve Azerbaycan halkları arasında hangi benzerlikleri görüyorsunuz?

– İki halk arasında çok sayıda benzerlik mevcuttur. Suudi ve Azerbaycan kültürleri İslam değerlerine bağlılık, sağlam aile bağları, misafirperverlik ve cömertlik gelenekleri, ayrıca milli mirasın ve adet-geleneklerin korunmasına verilen önem açısından birbirine çok yakındır.

Her iki halk da İslam'ın manevi değerlerine ve köklü geleneklerine bağlıdır. Aynı zamanda, misafirperverlik her iki halkın en karakteristik özelliklerinden biridir. Azerbaycan'ı ziyaret etmiş birçok Suudi turist de bana tam da bu konuda konuştu ve Azerbaycanlıların misafirperverliğinden büyük memnuniyetle bahsetti. 

– Azerbaycan mutfağı, müziği ve tarihi hakkında bilginiz var mı? Genel olarak Azerbaycan kültürünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Maalesef şimdiye kadar Azerbaycan'ı ziyaret etmek ve Azerbaycan mutfağını tatmak bana kısmet olmadı. Ancak Azerbaycan'da tatil yapmış meslektaşlarımın ve dostlarımın söylediklerine dayanarak diyebilirim ki, Azerbaycan yemekleri Doğu ve Suudi mutfağına çok benziyor. Özellikle et ve pirinç esaslı hazırlanan yemekler her iki mutfakta geniş yer tutuyor.

Bundan başka, Azerbaycan'ın büyüleyici doğası ve ılıman iklimi Suudi turistlerin büyük ilgisine neden oluyor.

– Suudi toplumunun bazı adet-gelenekleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca Suudi mutfağı ve günlük hayatı hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteriz.

– Suudi toplumunun adet-gelenekleri İslam dininin prensiplerine ve zengin Arap mirasına dayanır. Güçlü aile bağları Suudi kimliğinin temel özelliklerinden biridir. Bu nedenle bugün de toplum kendi geleneklerine sadık kalır.

Örneğin, Ramazan ayının ilk günü evli çocuklar eşleriyle birlikte ebeveynlerinin evinde iftar sofrasına toplanırlar. Ramazan Bayramı'nın ilk gününün sabah kahvaltısı ise ailenin en yaşlı üyesinin evinde yapılır.

Suudi kültürünün temel özelliklerinden biri de misafirperverlik ve cömertliktir. Düğün törenleri, mütevazı giyim tarzı ve misafirlere Suudi kahvesi ile hurma ikram edilmesi bu kültürün ayrılmaz bir parçasıdır.

Misafire kahve her zaman sağ elle sunulur. Fincan az miktarda doldurulur ki, bu da misafire gösterilen saygının sembolü kabul edilir. Misafir artık kahve istemediğinde fincanı hafifçe sallayarak bunu belirtir.

Milli giyime gelince ise, erkekler genellikle beyaz renkli uzun “soub” (Arap elbisesi), başlarına ise “şemak” veya beyaz “ğutra” bağlar, onu “igal” adı verilen siyah halka ile sabitlerler. Kadınlar ise esasen abaya ve başörtüsü giyerler.

Suudi mutfağı da birçok açıdan Azerbaycan mutfağına benzer.

– Su kıtlığı Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu en ciddi çevresel sorunlardan biridir. Krallık bu sorunun çözümü için hangi tedbirleri ve stratejileri uyguluyor?

– Suudi Arabistan'da su kaynakları üç ana kaynaktan sağlanır. Bunlardan birincisi yeraltı sularıdır. İkincisi tuzdan arındırılmış deniz suyudur. Suudi Arabistan içme suyu elde etmek amacıyla deniz suyunun tuzdan arındırılması alanında dünyada en büyük imkanlara sahip ülke kabul edilir.

Bu süreç oldukça pahalıya mal olur ve ekonomik açıdan yüksek gelirli kabul edilmese de, hükümet halkı kaliteli içme suyu ile temin etmek için tüm bu masrafları kendi üzerine alır.

Üçüncü yön ise yağmur sularının toplanmasıdır. Yağmur suları barajlarda saklanır ve ihtiyaç duyulduğunda tarımda kullanılır. Bununla birlikte, arıtılmış atık sularından da tarımda ve bazı sanayi alanlarında geniş bir şekilde yararlanılır. 

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
Putini ürəyindən "VURDULAR" - Rusiya q*an ağlayır - Gündəm Masada - Media Turk TV