Modern.az

Şenol Güneş'in yeri belli oldu, TÜRK RUHU'nun yeri belli oldu

Ülke

Bugün, 12:43

Şimdi herkes onlardan şikayetçi, sinirli bir şekilde konuşuyor. Herkes Türkiye milli takımını Azerbaycan milli takımı gibi kabul ediyordu. Yıllardır bu böyle. Burada futbol sevgisinden çok kardeşlik duygusu hakimdi.

Türkiye milli takımı bu sevgiyi, bu inancı Amerika'da kaybetti. Elbette mağlubiyetin sahibi olmaz. Galip gelselerdi, bugün bambaşka konuşmalar olacaktı. Mesele kaybetmekte değil, nasıl kaybettiğinde, sahada ne gösterdiğindedir.

Türkiye milli takımı Amerika'da futbol oynayamadı. En zayıf takım gibi görünerek yüzü kara çıktı, başı kırkılmış gelin gibi evine gönderildi. Hepimiz için büyük bir hayal kırıklığıdır. Beklentilerimizi Pasifik Okyanusu'na batırdı Türkiye milli takımı.


Azerbaycan yıllardır Türkiye milli takımını destekliyor. Bu yüzden itiraz etmeye hakkımız var. Biz Türkiye milli takımına dışarıdan bakmıyoruz, bu takıma gönül vermiş insanlarız. Bu yüzden Türkiye milli takımının Amerika'da oynayamamasından çok üzgünüz.

Dünya Kupası şimdi kızışıyor. Asıl futbol yarışı şimdi başlıyor. Böyle bir anda Türkiye evinde. Türkiye milli takımı bizim gibi televizyon karşısında oturacak. Halbuki milyonlarca insan onu sahada görmek istiyordu.

Bu yetersizliği görünce insan ister istemez yıllar önceki Türkiye milli takımını hatırlıyor. Şenol Güneş'in liderliğindeki takımı anımsıyor. O takımda sistem, disiplin vardı. Her futbolcu ne yapması gerektiğini biliyordu. Kolektif zeka vardı, takım bireylerden güçlüydü. Duygu, karakter, ölüm kalım mücadelesi vardı.
İşte Şenol Güneş'in liderliğinde Türkiye milli takımı 2002 Dünya Kupası'nda 3. olarak tarihinin en büyük başarılarından birini elde etti.


Şenol Güneş'in yeri belli oluyor. Şimdi Türkiye milli takımının sahada tek bir takım yönetimi görünmüyor. Maalesef biz bugün onun yerine rastgele ataklar, plansız oyun ve dağınık savunma gördük. Futbol yetenekle birlikte akıl gerektirir. Türk futbolu Şenol Güneş'i talep ediyor.

Türkiye milli takımının baş antrenörü İtalyan Vincenzo Montella'dır. Vallahi futbol sahasında onu göremedik. Onun izi, takımın yüzü, tarzı yok. Hatta Türkiye milli takımının hangi futbol felsefesini oynadığı bilinmiyor.

En tehlikeli nokta ise başka bir yerde. Türk futbolu son yıllarda bireysel yeteneklerin arkasına saklanmaya başladı. Herkes Arda Güler'den, bir-iki başka futbolcudan bahsediyor. Oysa futbol bireylerin oyunu değildir. Futbol kolektif bir oyundur. Takım olmayınca yetenekler görünemez. Nasıl ki Türkiye milli takımıyla birlikte Arda Güler, bir-iki iyi futbolcu da rezil oldu.

Ayrı ayrı futbolcular üzerinde durmak istemiyorum. Futbolda sonuç bireylere yazılmaz, mührünü takıma vurur. Bu mağlubiyetin sorumluluğu sadece sahadaki futbolcuların olmadı, yönetimin, teknik ekibin ve planlamanın üzerinde kaldı.

Futbol en büyük siyasettir. Futbol ülkenin vitrini sayılır. Dünyada insanlar devletleri çoğu zaman futbol takımlarıyla tanır. Bu yüzden Türkiye milli takımının başarısızlığı stadyumun içinde kalmadı, ülkenin imajını düşürdü.

Türkiye'nin Amerika'daki oyunu sıradan bir mağlubiyet olmadı. Türkiye kendi futbol prestijine darbe vurdu. Dünya spor kamuoyunda yarattığı büyük beklentileri karşılayamadı. Bu, en ağır mağlubiyettir.


Her mağlubiyetin içinde bir ders de olur. Türk futbolu yeniden kendine dönmelidir. Futbola siyasi müdahaleler durdurulmalıdır. Yeniden sistem kurulmalı, takım ruhu yaratılmalıdır. Futbol tesadüfleri affetmez.

Futbolcunun forması milyonların ümidi, sevinci, gururudur. O formayı giyenler bunu anlamalıdırlar.

Türkiye kaybettiğinde, Azerbaycan'da da milyonlarca insanın yüzü gülmüyor.

En acı tarafı biliyor musunuz nedir, Türkiye'nin, Türk'ün sahada ruhu görünmedi. Biz daha çok buna üzülüyoruz.

Sonuç değişebilir, kaybedilen ruhun geri dönmesi ise çok zor olur.

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
Putini ürəyindən "VURDULAR" - Rusiya q*an ağlayır - Gündəm Masada - Media Turk TV