Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'un Rusya'ya resmi ziyareti, Bakü-Moskova ilişkilerinde son dönemde oluşan hassas bir zemine denk geliyor. Ziyaret kapsamında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yapacağı görüşmede ikili ilişkilerin gündeminin yanı sıra bölgesel süreçlerle ilgili konuların da ele alınması bekleniyor.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede “karşılıklı ilgi duyulan bölgesel konular” da ele alınacak. Bu ifade özellikle dikkat çekiyor. Çünkü şu anda Güney Kafkasya'da barış gündemi, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin geleceği, bölgede iletişimin açılması ve Zengezur koridoru etrafında devam eden süreçler temel bölgesel tartışma konuları olmaya devam ediyor.
Ceyhun Bayramov'un ziyareti kapsamında hangi bölgesel konuların ele alınacağı açıklanmasa da, görüşmenin Bakü-Moskova ilişkilerinde yeni bir gündemin oluşturulması açısından önem taşıdığı görülüyor.
Konuyla ilgili Modern.az'a açıklama yapan eski dışişleri bakanı Tofiq Zülfüqarov, Azerbaycan ile Rusya arasında bir kriz yaşandığını ve şu anda temel amacın ikili ilişkilerin önceki seviyesine geri dönmesi olduğunu belirtti:
"Azerbaycan ile Rusya arasındaki ilişkilerde bir kriz yaşandı. Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev IV Şuşa Küresel Medya Forumu'nda bu krizin aşılmasıyla ilgili düşüncelerini dile getirdi. Geleneksel olarak, Rusya ve Azerbaycan karşılıklı olarak yılda bir kez resmi ziyaretler gerçekleştirirler. Dışişleri bakanlarının resmi ziyaretleri sırasında gündemde birçok konu yer alır. Siyasi, ekonomik, iki bakanlık arasındaki işbirliği biçimleri ve diğer konular tartışılır. Temel amaç, ikili ilişkilerde yaşanan krizden önceki ilişkiler seviyesinin yeniden tesis edilmesidir. İletişim, transit, ekonomik işbirliği, ticaret, mal değişimi ve diğer konular tartışılacak. Eminim ki, her zaman olduğu gibi, Azerbaycanlıların Rusya'daki durumu hakkında da düşünceler dile getirilecektir. Konular çoktur."

Eski bakana göre, temel mesele, Rusya'nın Ermenistan-Azerbaycan barış sürecindeki önceki arabuluculuk rolünün fiilen ortadan kalktığını anlamasıdır:
"Bu bağlamda, Moskova mevcut imkanları kullanarak, Azerbaycan tarafından da kabul edilmesi halinde, barış gündeminin gelişimine belirli bir katkı sağlamaya çalışabilir. Buna örnek olarak iletişim meselesi gösterilebilir. Burada temel nokta, Ermenistan'ın mülkiyetinde olmayan demiryolu altyapısından bahsedilmesidir. Zengezur koridoru üzerinden geçen bu demiryolu bir zamanlar Azerbaycan'ın mülkiyetindeydi. Ancak daha sonra Ermenistan bu altyapıyı yasa dışı bir şekilde Rusya Demiryolları'nın kullanımına verdi. Sonuç olarak, gerçek mülk sahibi olan Azerbaycan bu sürecin dışında kaldı, Ermenistan ile Rusya Demiryolları arasında ise ilgili anlaşma imzalandı. Bu demiryolu TRIPP projesinin bir unsuru olarak kullanılabilir. Mülkiyet meselesi de günceldir. Çünkü Rusya, TRIPP projesine katılımını sağlamak için hem sınır muhafızlarının orada olmasını hem de mülkiyet haklarının kullanılmasını öngörüyor. Gerçek mülk sahibi olan Azerbaycan'ın bu konudaki pozisyonu da gündeme getirilmelidir."