ABD Başkanı Donald Trump, İran için ABD ile karşılıklı mutabakat zaptı imzalamanın fiilen teslim olmak anlamına geldiğini düşünüyor.
Modern.az haber veriyor ki, bu fikri "Axios" portalına verdiği röportajda dile getirdi.
"Bu, aslında, muhtemelen kayıtsız şartsız bir teslimiyettir. Ben böyle düşünüyorum" diyen ABD lideri, gazetecinin Trump'ın daha önce Tahran'dan "kayıtsız şartsız teslimiyet" talep etme niyetinde olduğunu, ancak taraflar arasında memorandumun imzalanmasının çatışmanın böyle sonuçlandığını göstermediğini hatırlatmasına cevaben bunu söyledi.
"Onlara tam anlamıyla askeri bir yenilgi yaşattık" diyen Washington yönetiminin başkanı, "Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerine sahibiz" diye vurguladı. "Böyle bir ablukayı başka kim kurabilirdi? Ben [İran'a karşı] deniz ablukası oluşturdum. Hiçbir gemi geçemiyordu" diyen Trump, çatışma sonucunda güç kullanma imkanlarının sınırlı olup olmadığı sorusuna ise Beyaz Saray başkanı "Hiçbir sınırlama yok" cevabını verdi.
Daha önce hem Demokrat Parti'den hem de iktidardaki Cumhuriyetçi Parti'den birkaç Amerikalı yasa koyucu, Trump yönetimini İran'a karşı askeri operasyon ve Tahran ile varılan anlaşmaların şartları nedeniyle eleştirmişti. Özellikle Senatör Richard Blumenthal (Demokrat, Connecticut eyaletinden) memorandumun imzalanmasını ABD tarafı için "utanç verici bir anlaşma" olarak nitelendirdi. Ona göre bu, "kayıtsız şartsız teslimiyete benziyor, ama İran'ın değil, ABD'nin".
The New York Times gazetesi de ABD ve İran arasındaki çatışmanın düzenlenmesiyle ilgili anlaşmanın Trump'ın daha önce bahsettiği Tahran'ın "kayıtsız şartsız teslimiyeti" hakkında bir belgeye benzemediğini kaydetti. Yayın organının değerlendirmesine göre, İran ABD ile çatışmadan sadece sağlamlığını koruyarak çıkmakla kalmamış, aynı zamanda kendine avantajlı şartlar da elde etmiştir. Bunlara petrol satışından yeniden milyarlarca dolar gelir elde etme imkanının yeniden sağlanması da dahildir.