"Haydar Aliyev Azerbaycan'ı dünya siyasetinde bağımsız bir oyuncuya dönüştürdü"
10 Mayıs, Azerbaycan halkının Umummilli lideri Haydar Aliyev'in doğumunun 103. yıl dönümüdür. Azerbaycan devletçiliğinin korunmasında, ülkenin siyasi istikrarının sağlanmasında ve modern devletçilik modelinin oluşmasında müstesna rol oynayan Haydar Aliyev, bugün de dünyanın çeşitli ülkelerinde nüfuzlu siyasi şahsiyet ve ileri görüşlü lider olarak anılmaktadır.
Çeşitli ülkeleri temsil eden siyaset bilimciler Modern.az'a yaptıkları açıklamalarda Haydar Aliyev ile ilgili düşüncelerini paylaştılar.
Pakistanlı siyaset bilimci Halid Taymur Ekrem: "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ilk ve kurucu Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in doğumunun 103. yıl dönümüdür. Ülke sınırları dışında yaşayan insanlar onu Azerbaycan'ın modern tarihinin en nüfuzlu ve saygı duyulan liderlerinden biri olarak hatırlıyorlar.
Ben Haydar Aliyev hakkında düşündüğümde ilk olarak fedakar ve güçlü liderlik, devlet kuruculuğu becerisi ve insanlarda milli birlik hissini oluşturma yeteneği akla geliyor. Benim için o, modern Azerbaycan'ın mimarı ve halkını karmaşık siyasi ve ekonomik dönemlerden başarıyla çıkaran liderdir. Haydar Aliyev'in hizmetleri, bağımsızlık sonrası zorlu yıllarda Azerbaycan'a istikrar ve güven kazandırdığı için yüksek takdir görmektedir.
Onun siyasi tecrübesi, stratejik düşünme yeteneği ve temkinli karakteri, devlet kurumlarının güçlenmesine ve ülkenin uluslararası konumunun pekişmesine önemli katkı sağlamıştır. Birçok taraftarı, Azerbaycan'ın ekonomik gelişiminin ve küresel ortaklıklarının temelinin onun ileri görüşlü politikalarıyla atıldığına inanmaktadır.
Benim ülkemde Haydar Aliyev daha çok "Azerbaycan'ın Umummilli lideri" olarak tanınır. Bu unvan, Azerbaycan halkının ona duyduğu derin saygı ve ihtiramın ifadesidir. Onun konuşmaları, politikaları ve yönetim tarzı bugün de siyasetçiler, öğrenciler ve araştırmacılar tarafından incelenmekte ve hatırlanmaktadır.
Onun mirasının en önemli yönlerinden biri vatanseverlik ve milli kimlik meselelerine özel önem vermesiydi. O, Azerbaycan kültürü, tarihi ve bağımsızlığı ile gurur duymayı teşvik ediyordu. Birçok insan için Haydar Aliyev bilgelik, disiplin ve devlete hizmet örneği olarak kabul edilir.
Haydar Aliyev'in vefatından yıllar geçmesine rağmen, onun etkisi bugün de Azerbaycan'ın siyasi ve toplumsal gelişiminde hissedilmektedir. Bu anlamlı günde insanlar onun hatırasını minnettarlık ve büyük ihtiramla anmakta, onu sadece bir siyasetçi olarak değil, aynı zamanda mirası halkın hafızasında yaşayan büyük bir devlet adamı olarak hatırlamaktadırlar".
Büyük Britanya'dan siyaset bilimci Neil Watson: "Ben Haydar Aliyev'i Sovyet Siyasi Bürosu'nun en yüksek seviyelerinden yükselmiş, hayatını riske atarak modern bağımsız Azerbaycan'ın mimarına dönüşmüş ileri görüşlü ve pragmatik bir siyasetçi olarak değerlendiriyorum. Onun zekası, sağlamlığı ve iradesi ülkeye gerçek bağımsızlığın kazandırılmasına ve Azerbaycan'ın petrol servetlerinin korunmasına imkan verdi.
Bugün Azerbaycan eski Sovyet cumhuriyetleri arasında kendini idame ettiren bir devlet olarak öne çıkmakta, pragmatik bir dış politika yürütmekte ve Güney Kafkasya'nın önde gelen ekonomisine sahiptir. Haydar Aliyev'in oluşturduğu stratejik vizyon, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasıyla devam ettirilmiştir ve ülkeniz mevcut karmaşık uluslararası koşullarda oğlu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde gelişmektedir".
Ukraynalı siyaset bilimci Stanislav Jelikhovski: "Evet, sizi ve Azerbaycan'ın tüm halkını tebrik ederim!
Haydar Aliyev, genel olarak bağımsız Azerbaycan'ın oluşumunda ve devlet kurumlarının güçlendirilmesinde önemli rol oynamış güçlü ve pragmatik bir devlet adamı olarak hatırlanır. Birçok ülkede, Ukrayna dahil, o, siyasi istikrar, devlet kuruculuğu ve Azerbaycan'ın uluslararası arenadaki artan nüfuzu ile ilişkilendirilir".
Gürcistanlı siyaset bilimci Giorgi Gogua: "Haydar Aliyev'i hatırladığımızda ilk olarak güçlü liderlik, siyasi bilgelik, stratejik düşünce ve milli birlik fikirleri ön plana çıkar. O, Azerbaycan'ın hem iç hem de dış ciddi zorluklarla karşılaştığı bir dönemde ülkeye liderlik etmiş, siyasi istikrarın yeniden sağlanmasına, devlet kurumlarının güçlendirilmesine ve uzun vadeli gelişimin temellerinin atılmasına nail olmuştur. Birçok uzman onu modern Azerbaycan'ın mimarı olarak değerlendirir ve onun politikalarının ülkeyi istikrarlı ve nüfuzlu bir bölgesel aktöre dönüştürdüğünü belirtirler.
Onun mirasının en önemli yönlerinden biri geleceğe stratejik bakış yeteneğiydi. Haydar Aliyev'in liderliği döneminde Azerbaycan uluslararası konumunu güçlendirmiş, büyük enerji projelerini geliştirmiş ve küresel güç merkezleriyle önemli ortaklıklar kurmuştur. Siyasi tecrübesi, diplomatik becerisi ve karmaşık jeopolitik ortamda dengeyi koruma yeteneği ona Azerbaycan sınırları dışında da büyük saygı kazandırmıştır.
Post-Sovyet coğrafyasının birçok ülkesinde Haydar Aliyev güçlü ve karizmatik bir devlet adamı, yüksek siyasi nüfuza sahip bir lider olarak kabul edilir. O, sık sık istikrar, disiplin ve devletçilik geleneklerinin sürekliliği ile ilişkilendirilir. Azerbaycan'da ise o, halk tarafından ihtiramla "Umummilli lider" olarak anılır ve bu unvan onun ülkenin tarihindeki rolüne verilen derin saygıyı ifade eder.
Genel olarak, Haydar Aliyev'in mirası devlete sadakat, milli ilerleme ve siyasi dayanıklılık örneği olarak akıllarda kalır. Onun adı Azerbaycan'ın bağımsızlığının pekişmesi ve modern Azerbaycan kimliğinin oluşumu ile sıkı sıkıya bağlı kalır".
İtalyan siyaset bilimci Carlo Marino: "Haydar Aliyev, post-Sovyet coğrafyasında pragmatik liderlik ve milli devlet kuruculuğunun klasik modelini temsil etmektedir. Onun faaliyetleriyle ilgili birkaç temel nokta özellikle dikkat çekmektedir.
Haydar Aliyev, Sovyet cumhuriyetinden bağımsız devletçiliğe kontrollü geçişi sağladı. O, hızlı Batı tipi reformlardan ziyade istikrara, siyasi elitin birleştirilmesine ve devlet kurumlarının aşamalı olarak merkezileştirilmesine öncelik verdi.
O, Azerbaycan'ın Rusya, Türkiye, İran ve Batı arasındaki konumunu korumaya yönelik çok vektörlü bir dış politika izliyordu. "Asrın Anlaşması"nın (1994) imzalanması ve Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının (2006) hayata geçirilmesi, enerji kaynaklarının devlet egemenliğinin güçlendirilmesi için stratejik olarak kullanılmasının bir örneğiydi.
Haydar Aliyev, devlet kuruculuğuna yaptığı katkılar ve Azerbaycan'ın kaosa sürüklenmesini engellediği için yüksek takdir görmektedir. Özellikle, ülkenin 1990'lı yıllarda Gürcistan veya Ermenistan'ın yaşadığı iç çatışma veya toprak parçalanması gibi süreçlerden uzak kalması onun adıyla ilişkilendirilir".
İsrailli siyaset bilimci İgor Roytapel: "10 Mayıs'ta adı Azerbaycan tarihine ebediyen kazınmış şahsiyetin – Haydar Aliyev'in doğumunun 103. yılı tamamlanıyor. Bazıları için Haydar Aliyev devlet istikrarının sembolü haline geldi. Diğerleri için ise o, modern Azerbaycan jeopolitiğinin mimarıdır. Ancak eleştirmenleri bile itiraf ediyor ki, kaos, dağılma ve savaş yaşamış bir ülkeyi dünya siyasetinin bağımsız bir oyuncusuna dönüştürmeyi başaran oydu.
Ben onun büyük siyasete dönüşünün tanıklarından oldum. O dönemde diplomasi tarihine dair ders kitabı üzerinde çalışırken Baş Arşiv İdaresi'nde faaliyet gösteriyordum. İşte o zaman hissediliyordu ki, Kafkasya'da yeni bir dönem başlıyor. Aliyev'in iktidara dönüşü sadece bir iktidar değişikliği olarak algılanmıyordu. Bu, devletin en ağır kriz eşiğinde olduğu bir zamanda siyasi iradenin, tecrübenin ve stratejik düşüncenin geri dönüşüydü.
1990'lı yılların başlarında bölge derin bir istikrarsızlığa sürükleniyordu. Ekonomik kriz, askeri yenilgiler, elitler arasındaki mücadele ve dış baskılar ülkenin varlığını bile sorgulatmıştı. Haydar Aliyev'in 1993'te iktidara dönüşü bir dönüm noktası haline geldi. O, yeni dönemin romantiki olarak değil, zayıf devletlerin jeopolitikada yaşayamayacağını anlayan pragmatik bir stratejist olarak geri döndü.
Onun yaklaşımı soğukkanlı, hesaplanmış ve ileri görüşlüydü. Aliyev iyi anlıyordu ki, ülkenin temel kaynağı enerjidir. Ancak devlet bu kaynakları siyasi etki gücüne dönüştüremiyorsa, petrol ve gaz hiçbir şey ifade etmez. İşte bu yüzden o, çok vektörlü diplomasi ve enerji bağımsızlığı politikasına öncelik verdi.
1994'te imzalanan "Asrın Anlaşması" sadece ekonomik bir anlaşma değildi. Bu, tüm dünyaya verilmiş jeopolitik bir mesajdı: Azerbaycan post-Sovyet gölgesinden çıkıyor ve küresel sistemin bir parçası haline geliyor. Enerji projeleri aracılığıyla Bakü, Türkiye, Avrupa, ABD ve İsrail ile ilişkiler kurmaya başladı.
İsrail, Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk devletlerden biri olmuştur. İsrail, Azerbaycan'ın bağımsızlığını 25 Aralık 1991'de tanımış, iki ülke arasında diplomatik ilişkiler ise zaten 1992'de kurulmuştur.
Haydar Aliyev'in stratejisinde İsrail ile ilişkiler özel bir yer tutuyordu. Karmaşık Orta Doğu gerçekliğinde Müslüman Azerbaycan ile İsrail arasındaki işbirliği eşsiz bir olay gibi görünüyordu. Ancak Haydar Aliyev için devlet çıkarları her zaman ideolojik sloganlardan üstün olmuştur.
1997'de Haydar Aliyev, Benyamin Netanyahu ile görüşmüştü. Bu temaslar, iki devlet arasında stratejik ortaklığın oluşumunun önemli bir parçası haline geldi. İşte o dönemde, on yıllar sonra İsrail'in Müslüman dünyasındaki en istikrarlı ortaklarından birine dönüşecek ilişkilerin temeli atılıyordu.
Haydar Aliyev, İsrail'de sadece teknoloji ve güvenlik alanında güçlü bir müttefik değil, aynı zamanda enerji, savunma ve uluslararası destek konularında stratejik bir ortak görüyordu.
Bugün Azerbaycan-İsrail işbirliği enerji, tarım, tıp, yüksek teknolojiler ve savunma sanayini kapsamaktadır. İsrail'e ihraç edilen petrolün önemli bir kısmı Azerbaycan menşelidir. Kendi adına İsrail, Bakü'nün temel teknolojik ve askeri ortaklarından biri haline gelmiştir.
Ancak Haydar Aliyev'in temel mirası sadece anlaşmalar, boru hatları ve diplomatik belgelerle sınırlı değildir. Onun en büyük katkısı, dünya güç merkezleri arasında denge kurabilen ve kendi siyasi öznelliğini kaybetmeyen bir devlet modeli kurmasıdır.
O, Kafkasya'yı karmaşık bir satranç partisi gibi görüyordu; burada bir hata devletin geleceğine mal olabilirdi. Rusya, Türkiye, İran ve Batı'nın bölgede kendi çıkarları vardı. Aliyev öyle bir sistem kurdu ki, Azerbaycan herhangi bir gücün uydusu haline gelmedi, aksine kendi stratejik oyununu oynamaya başladı.
On yıllar sonra açıkça görülüyor ki, 1990'lı yıllarda tartışmalı görünen birçok karar bugünkü Azerbaycan'ın konumunun temelini oluşturmuştur. Azerbaycan, Avrasya'nın en önemli enerji ve ulaşım kavşaklarından birine dönüşmüş, Güney Kafkasya'daki etkisi ise önemli ölçüde artmıştır.
Tarih, siyasetçilere nadiren bir dönemin mimarı olarak adlandırılma hakkı verir. Haydar Aliyev bu hakkı kazandı. Onun siyasi mirası bugün de sadece Azerbaycan'ın rotasını değil, bütün olarak bölgenin siyasi mimarisini belirlemektedir.
Onun doğumunun 103. yıl dönümü sadece bir anma tarihi değildir. Bu, bir insanın devletin kaderini nasıl değiştirdiğini ve Azerbaycan'ı Kafkasya'dan çok uzaklarda bile hesaba katılan bir ülkeye nasıl dönüştürdüğünü yeniden anlamak için bir fırsattır".